<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296</id><updated>2012-02-15T15:28:19.188+02:00</updated><category term='fighter'/><category term='pipi sağlığı'/><category term='çizim'/><category term='emre kongar&apos;ın cyborg olma ihtimali'/><category term='elf'/><category term='dodo'/><category term='sketch'/><category term='doğan'/><category term='savaşçı'/><category term='topla yapılan jimnastik hareketleri'/><category term='elmalı kurabiye'/><category term='resim'/><category term='japonlar'/><title type='text'>Aktarımsal Bölge</title><subtitle type='html'>Yazmak istedik...</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><link rel='next' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default?start-index=101&amp;max-results=100'/><author><name>Olcay Bayram</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12314886734351727517</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>185</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-1762331750435595780</id><published>2007-12-26T20:06:00.000+02:00</published><updated>2007-12-26T20:30:55.594+02:00</updated><title type='text'>Alaka-ül Words 8</title><content type='html'>"Yazmak güzel şey de martılar var bir de..." dizelerini okumamla bu yazıya başlamam arasındaki ilişkiyi çözebilecek kadar zeki okuyucularım benim, merhabalar size.&lt;br /&gt;Bu kadar da ayrı gayrı olmasın canım dedim ve söze hemen başlıyorum.&lt;br /&gt;Geçen gün yolda yürürken bir anda ağlamaya başladım. Sonra beni öyle görüp de deli düşüneceklerini düşünüp ağladım(Orhan abi büyüksün). Ağlama nedenimse mahallede top oynayan çocuklardan birinin "o hareket"i yapmasıydı. Oysa yıllar olmuştu bu hareketi görmeyeli ve acısını unutmuştum. Evet efendim, bahsettiğim hareket tamamen "ensede top tutma hareketi"dir. Önce ayağınla topu havaya atıyorsun, sonra topla göz temasını serbest düşüşün kafanla sonlanacağı vakit kesiyorsun ve ani bir hareketle başını yere paralel olacak şekilde uzatıyorsun ve topu ensende tutuyorsun. Tabii işin püf noktası, top ensene geldiği vakit iki kolunu da "kartal duruşu" pozisyonuna getirip, ensede yarattığın çukurlukta topun durmasını sağlamaktır. Yapmayı en çok istediğim hareketti bu, hâlâ da yapabilmiş değilim. İçimde bir uktedir kaldı ama bir şekilde yapacağım. Yarın ilk işim top almak olacak ve onu yapmaya çalışacağım. Tabi önce bugünkü yapmaya çalıştığım şeyi bitirmem gerekiyor. Böyle dili arkaya atıyorsun, parmaklarını da dille damağın birleştiği yere koyup, üflüyorsun. Olmuyor lan, olmuyor işte!&lt;br /&gt;"Anaconda ayna var" isimli yeni singılımın kayıtlarını bitirdiğim vakit bir şarkının kaydını daha tamamlayacağım. Sözleri şöyle başlıyor: Nilgün Belgün hayattan(hey hey hey ya), geçmişteki günlerden(hey hey hey ya), bir teselli ararsan(hey hey hey ya), bak o zaman resmime...&lt;br /&gt;Aa bir saniye "parmak ağızda" isimli ıslıkta ilerleme kaydettim lan! Ahaha oluyor, vallahi oluyor. Eee sonuçta ne demişler?:&lt;br /&gt;"Azimle sıçan şaşı kalkar"&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-1762331750435595780?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/1762331750435595780/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=1762331750435595780&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/1762331750435595780'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/1762331750435595780'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/12/alaka-l-words-8.html' title='Alaka-ül Words 8'/><author><name>Polente</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14554357442839159501</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/_dLwcTVrGrKo/Sbleihf62PI/AAAAAAAAABA/EX_WbzrGY8M/S220/2152338163_a5d674eb11_b.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-4793216732720095900</id><published>2007-12-19T01:46:00.000+02:00</published><updated>2008-12-10T08:46:28.707+02:00</updated><title type='text'>çok sert bir yazı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_AJ7TsBS9wu0/R2hg2ipUt8I/AAAAAAAAAAk/RVYrsCiJWqM/s1600-h/Picture_4-19.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_AJ7TsBS9wu0/R2hg2ipUt8I/AAAAAAAAAAk/RVYrsCiJWqM/s320/Picture_4-19.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5145469064400123842" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Part -  I -&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Hiçbir edebi hata,imla hatası veyahut ahlak kuralları çerçevesi sınırlarıyla çeperlenmemiş ve gerçekten içimi dökme amaçlı bir yazı olacaktır. Sırf bu yazıyı yazmak için blog açacaktım hatta bu ve bunun gibi yazılar olur da yazarım diye. "e açsaydın ibiş neden açmadınız" diyorsunuz. isim bulamadım mnskym.böyle birçok söylemek istediğim fakat söylemenin yemediği evet yemediği hususların bulunduğu yazımda sadece bir yere yazmak istedim. muhtemelen şahsına yazılan kişi okumayacaktır.okumasındır da fakat yazmam lazım çok feci. "illa yazacaksan pc ne yaz lan nıwhdıqwhduı" dediğini duydum ibne dodo. yok oglum sana ne mnskym böyle bu bir nevi ruhsal masturbasyon. yüzüne karşı diyemiyorum ama dünyaya haykırıyorum lan demek kendimce.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Part - II -&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; Yok ya valla ne gıcık birşey bu. o ya da bu sebepten dolayı belli bir dönem boyunca minimun ilgi aldığım bir ilişkiyi devam ettirmek ne pis birşey Allah kahretsin. mutluluğun tanımsız olacağı kişinin herşeyini anlayışla karşılayan sevgilisi olan ben yaklaşık 1 aydır azalan ilgiyi 3 hafta sonunda da "0" a çekecem herhalde. ya hak veriyorum yemin ediyorum hak veriyorum çok zor onun için sınavları dersleri var eşşek kadar kitaplar falan 3 aylık yerlerden sorumlu hep. ama istediğim benim biraz sıcak kanlı olmaya çalışması. ya soğuk değil aslında çok yoruluyor ama ne bileyim ya bazen yok muşum gibi davranması ya da varım ama hıh şurada da sevgilim var gibi davranıyor geliyor. ya da gelmiyor ya da hay ak. bir yandan böyle saldırıp bitirmek istiyorum ama oturup düşününce hiçbirşey diyemiyorum. haklı sebepleri var. fedakarlıklar falan yapmadı demiyorum. en büyük fedakarlıkları kaç bin kere yorulmaları falan da yaptı. ama ne bileyim ya.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Part - III -&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sorun ne biliyor musun? Aslında sorun benim. Hatta bu " sorun benim" den öte sorun alışmışlıklarım. neye mi alıştım? bundan önce hiç ilgisiz bırakılmadım ben. aksine ilgi manyağı olduğum bir sürü ilişki yaşadım. şimdi bunları gecici olarakta yaşamak afallatıyor. yok ulan kuul falan değilim ezik herifin tekiyim işte.. bak bunları yüzüne söyleyemeyecek kadar ezik. karşında "peki tamam" "yok canım önemli değil" diyebilecek gibi umursamaz davranmaya çalışıyorum. hoş umursar sözlerimde daha doğrusu ilgi gösterme cabalarım da sanki bir süngermişsin gibi sana çarpıp emilip bitiyor.duvar hatta çukur ayna olup bana daha fazlasını vermeni dilerken.(odak nokta muhabbeti vardı hatırlasam harika birşey buldum da toparlayamam)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bitti. evet okumayacaksın bunları ancak şu dönem geçince söyleyecem belki. ya da yazıyı okuturum. ondan sonra da söyler misin acaba yine " seni seviyorum " diye.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;toplumsal bir mesaj kaygısı taşımadan ve tamamen bencillikten öte bir dışa vurum içeren bu yazıma "ashram dinleyin lan ama moduna girmek lazım" diyerek bitiriyorum.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-4793216732720095900?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/4793216732720095900/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=4793216732720095900&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/4793216732720095900'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/4793216732720095900'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/12/ok-sert-bir-yaz.html' title='çok sert bir yazı'/><author><name>TrexxxXx</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_AJ7TsBS9wu0/StTUz_IePqI/AAAAAAAAAbg/ysTOn-pERpw/S220/6a01127947e86628a401156f449726970c-800wi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_AJ7TsBS9wu0/R2hg2ipUt8I/AAAAAAAAAAk/RVYrsCiJWqM/s72-c/Picture_4-19.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-3833542363633562054</id><published>2007-12-15T18:06:00.000+02:00</published><updated>2007-12-15T18:20:04.723+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='japonlar'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='pipi sağlığı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='topla yapılan jimnastik hareketleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='emre kongar&apos;ın cyborg olma ihtimali'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='elmalı kurabiye'/><title type='text'>gubbirigukguk</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;deli sıkıldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"ne kadar oldu acep buraya yazmayalı?" deyu dü$ünürken, "lan bana yasak mı koyuldu, adminiyim lan bu sitenin (olcay'ı yalarım)!" dedim kendi kendime. yazıyorum ulan! kendi blog'umu kirletmiyorum, gündelik kaygıların sikindirik pörtleklerini aktarımsala sıçıyorum, hepiniz de oturup okuyacaksınız o kadar!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;(sinirli versiyonum yeni çıktı. bu aralar yazı dilim üzerinde kararsızları oynuyorum (kararsızları oynamak); velhasıl yeni yeni olaylara giriyor, heyecan dolu maceralara atılıyorum. kendimden fena halde sıkıldım, dadmin olmag adına atraksiyon pe$indeyim, oh bebek pe$in fiyatına taksitteyim, çeyiz düzüyorum!)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;asosyalliğin dibine vurmak&lt;/span&gt; adlı bir kitap yazabilecek derecede &lt;span style="font-weight: bold;"&gt;ya$anmamı$lık&lt;/span&gt; biriktirmi$ durumdayım bünyede. bilmiyorum, bu da böyle bir dönem herhalde, geçer gider, ardından "ehuehue o ara öyleydi yeeaa..." deyu yorum dahi yaparım bakarsın, ibnemsi gibi pu$tumsu gibi, fantastique!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;bitsin bu yazı. sıkıntım da geçmedi zaten, içim bayıldığ! yanaklardan öpmüyorum; zira sinirliyim biliyorsunuz, sinirliyken yanaklardan öpmek asla adetim olmamı$tır. bit.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-3833542363633562054?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/3833542363633562054/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=3833542363633562054&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/3833542363633562054'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/3833542363633562054'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/12/gubbirigukguk.html' title='gubbirigukguk'/><author><name>Müslüm Gürseks</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PaUW-2rqDII/Sx0TQTkLtMI/AAAAAAAABVI/ewBNm1T-PoA/S220/123.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-5228221745912520701</id><published>2007-12-08T21:12:00.000+02:00</published><updated>2008-12-10T08:46:29.039+02:00</updated><title type='text'>Yumrukları Yiyen Rock Tribi</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_vDtmlGPgy5U/R1rtM5_CVLI/AAAAAAAAAIE/b957LTdPvuk/s1600-h/rocky.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5141682730576270514" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_vDtmlGPgy5U/R1rtM5_CVLI/AAAAAAAAAIE/b957LTdPvuk/s200/rocky.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Heyt Ulan !&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Kırbacımı savura savura ilerliyorum dandik ekmek kuyruğunda.. İnsanların kırbaçlara alerjisi olması kötü tabi.. Olmak ya da olmamak, senle benim aramdaki tek fark bu işte.. Ben varım sen yoksun, senin dünyanda ben yokum elbette ama.. evet evet doğru bildin sen varsın.. Arkadaşın madalyasını getirin.. Orada bak.. Dolabın üstüne koyduydum.. Lan cezvelerin yanında.. Cezve dedim de bir kahve yap içelim lan hadi..&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Gardiyan olarak zaman var beni gözetleyen.. O büyüdükçe ben küçülüyorum hayata karşı.. Daha bir kambur oluyorum, daha bir eziliyorum insanlara.. Korkularım, cesaretimi daha fazla yenmeye başlıyor.. Şah ve mat.. Et ve tırnak.. Tırnaklarım uzuyor bir de.. Etimden ayrılıyor uzadıkça.. E hani et ve tırnak ayrılmazdı.. Zaman işte gördün mü? Zaman diye gazete de var ki tiksinirim.. Neyse..&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Soytarı geçmişime eğlendir beni diyorum.. Palyaço misali korkutuyor beni.. Hani küçüklerde palyaçodan korkarmış ya o hesap işte.. Soytarım taklalar attıkça cebinden dökülen bayat anı kırıntıları beni daha bir bunalıma sokuyor.. Ulan daha yeni süpürdüm geleceğimi.. Mahvettin lan..&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Ampüller de patlar.. Evet.. Siyasi mesaj da var burda.. Hatta siyasi masaj da var.. Tayvanlı kızlar yapıyor.. Bak canım nasıl da çekti.. Heh nerde kalmıştık.. Evet ampüllerde patlar.. Mesela Pamela Anderson'un ampülleri patlasa çok hoş bir ışık gösterisi olmaz mı? Olur valla.. Konuya dönersek; Işık ne demekti ? Gelecek.. Patlamış ampüllerden yayılan ışık benim geleceğimi belirler mi acaba? Belirlesin noooluuuuur.. Yoksa "gaz" lambamı kullanmak zorunda kalacağım ki hiç hijyenik bir geleceğim olmaz o zaman..&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Titanic bile batmış lan ko(knock out) dibine diyen arkadaşlarım var.. Batan geminin malları diyorlar Jack ile Rose'a.. Jack'i zaten hiç sevmem.. Tam bir orospu çocuğu.. Annesiyle alakası yok olayın.. Rose desen.. O da bencil göt.. Kıçı üşümesin diye tek başına durmuş kapının üstünde.. Neden yaptın bunu lan? Tüm dünya'nın bunu bilmeye hakkı vardı.. Hakkı Bulut var bi de.. Çok kral adam.. Çok ama.. 3-4 kral gücünde taşşakları var.. mış.. Öyle diyorlar işte.. Benim pek haberim yok.. Erkeklerle ilgilenmiyorum ulan..&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Comfortably Numb'ın, Pulse kaydındaki o 4 – 4.5 dakkalık solosu gibi acılarım.. Sonuna kadar kusursuz ve bol yaş düşürtenden.. Şimdi mantık olarak şöyle bir soru doğuyor beyinlerde.. David Gilmour tanrı mı? Değildir ama lan.. Yok yok değildir.. Ama inancınız aniden sarsıldı di mi? Ehehe.. Bilerek yaptım lan.. Hayatla taşak geçmek çok zevkli.. Yumrukları yiyen Rocky tribindeyim bu aralar.. En güçlü darben bu mu diyorum kaderime.. Nakavt olmaya beş kala, sol kroşemi tam uçkuruna vurucam bu kaderin.. Ama çaktırmayın siz.. Haberi yok ibnenin.. Bak kafiye de oldu bu arada..&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Ocağın altında mutluluğumu unuttum.. Ben gideyim de bir bakayım.. Dibi tutmasın.. Bir yazımın daha itinayla sonuna geldim bu arada.. Bak şuradaki arada.. İki lobun arası.. Evet evet.. Tahminin doğru..&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;Hadi eyvallah..&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-5228221745912520701?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/5228221745912520701/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=5228221745912520701&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/5228221745912520701'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/5228221745912520701'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/12/yumruklar-yiyen-rock-tribi.html' title='Yumrukları Yiyen Rock Tribi'/><author><name>tatito</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vDtmlGPgy5U/SnR6giOaTLI/AAAAAAAAAYY/pMNdHtXidic/S220/1234.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_vDtmlGPgy5U/R1rtM5_CVLI/AAAAAAAAAIE/b957LTdPvuk/s72-c/rocky.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-9458056172934470</id><published>2007-12-05T19:05:00.000+02:00</published><updated>2008-12-10T08:46:29.484+02:00</updated><title type='text'>Hayatımın Otopsisine Girdim</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_vDtmlGPgy5U/R1bbUZ_CVJI/AAAAAAAAAH0/xy2VQPWDxs4/s1600-h/Open_heart_surgery_by_lexidh.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5140537168309146770" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_vDtmlGPgy5U/R1bbUZ_CVJI/AAAAAAAAAH0/xy2VQPWDxs4/s200/Open_heart_surgery_by_lexidh.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Öyle böyle değil..&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hani derler ya bursa'ya bir girişim vardı diye.. Öyle işte.. Ellerim ayaklarım ayakta parmaklarım diye sordum doktorlara.. Kendileri benden daha zeki olmalılar ki cevap vermediler.. Susma sustukça sıra götüne girecek diye bir ses duydum hemşirenin tekinden.. O sırada bayıldım işte..&lt;br /&gt;Rüya gördüm bir tane.. &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Elinde neşteri ile geldi bir adam.. Bir parça aldı kalbimden.. Aaaah diye osurdum.. Haykıracak mecalim yok lan napayım.. Hem rahatlamak hem de biraz olsun adamın dikkatini dağıtmak istedim.. Leş kokan bir hayata, biraz olsun katkım olsun istedim.. Duygularımı sıça sıça içimde biriken gazı çıkarmak doktorların işi değildi tabi.. Bu tamamen ben ile bağırsaklarım arasında olan bir duelloydu.. Silahlarımız belli.. Buffy'den kalma bir kazık ve benim yıpranmış dübürüm.. Emanete ihanet etmemek için dübürü ben aldım.. Bağırsak zaten kazığı seçmişti.. Oyuncak vefalarım var ya.. İşte en çok onlar beni sikti hayatta.. Neyse annem başladık duelloya;&lt;br /&gt;Ender gelişen bağırsak atakları vardı kalbimin sol üst kapakçığından başlayan.. Ben ancak osurabiliyordum elimdeki altıpatlarla.... &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Duello sonucunu en son yazarım.. &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hayat diyelim.. Dediğimiz yerde kalalım.. Hani esrar çekerken döndürürsün ya tamamen doğal maddelerden üretilmiş dalgayı.. İşte o hesap döndürdüm hayatı sevdiklerimle.. Sevdiklerim, sevmediklerim.. En önemlisi platonik aşklarım.. Hayatta hiç bir acı, platonikle yalaşan yakın dostun osuruğu kadar etkili değildir.. Ben uzaktan bakarken siktiklerime, onların dudakları bir ileri bir geri düşlerime.. &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Hayallerim vardı lan.. Masumdum bende.. Suyla kafa bulduğum yıllardı.. Ah be.. Aşk lan.. Git artık kendini daha çok sevdirmeden.. Sevgi var ya.. Öldüm işte ben severken.. Ruhum devam etti severken.. Her kalbime giren bir duygu attı cebine.. Kiralık düşler, sahibinden satılık namuslar vs.. bunları gördüm ben hayatı yaşarken.. Yaşamak dedimde.. Bir fincan mutluluk isteyebilir miyim acaba ?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Peluş ayılara sarılıp uyuyan şanslı ibnelere inat, içtiğim şişelere sarılıyorum.. Dudaklarımın değdiği noktalara sevdalı gözlerle bakıyorum.. Körüm sanırım.. Göremiyorum akan zamanı.. Trafik ışıkları hep yeşil zamana.. Ben içip sıçarken zaman geçiyor.. Zaman geçtikçe ömür bitiyor, ömür bittikçe annem kaderimle sevişiyor.. &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Toprağa girmek ile cenaze namazında crowd surfing yapmak arasında olan dakikalarımı masturbasyon yaparak geçiriyorum.. Dünyevi zevklere alışmak kötü tabi.. Soğuk toprak götüme değmeğe başladı lan.. Bir titreme geldi hissettim.. Hissettiklerim büyüdü içimde ve şu an boğazıma kadar yarrağa batmış durumdayım.. Titanic misali yolcularımı kurtarmak için yeterli filikam yok.. Jack ve Rose.. Sağ ve sol taşşağım.. İkisi fazla bu dünyaya.. Biriniz donarak öleceksiniz.. Ama dua edin senaryoyu size ben yazıyorum.. İkinize de gelecek nesiller adına kıyamadım. &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Nerde kalmıştık.. Heh.. girdiğim otopside ölüm nedeni olarak, mutluluk yetmezliğine bağlı kalp sikişi çıktı.. Tıpkı falımda çıkan gibi.. Falım fal götüm çuval olmuş.. Götüme soktuğum sevgiler, yarım kalmış düşler ve hor kullanılmış hayallerimle birlikte ölümün o soğuk koynuna girmişim.. Evleneceğiz değil mi diye sorduğum azrail'den tabii ki cevabını aldığımdan beri gözyaşlarım daha bir kuru.. Mıcır gibi akıyor feri sikilmiş gözlerimden..&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;- Doktor bey öldüm değil mi ?&lt;br /&gt;- Afedersiniz anneniz bile sikilmiş..&lt;br /&gt;- Oh şükürler tengriye.. &lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;Duelloyu kazanan taşşaklarım oldu bu arada.. Hala padişahlar gibi..&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;a href="http://azkullanilmisduygular.blogspot.com/"&gt;sahibinden satılık az kullanılmış duygular&lt;/a&gt;'dan alıntıdır..&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-9458056172934470?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/9458056172934470/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=9458056172934470&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/9458056172934470'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/9458056172934470'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/12/hayatmn-otopsisine-girdim.html' title='Hayatımın Otopsisine Girdim'/><author><name>tatito</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vDtmlGPgy5U/SnR6giOaTLI/AAAAAAAAAYY/pMNdHtXidic/S220/1234.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_vDtmlGPgy5U/R1bbUZ_CVJI/AAAAAAAAAH0/xy2VQPWDxs4/s72-c/Open_heart_surgery_by_lexidh.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-5770578268125880802</id><published>2007-11-02T21:06:00.000+02:00</published><updated>2008-12-10T08:46:29.705+02:00</updated><title type='text'>Bir Osurdum Hayatım Karıştı</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_vDtmlGPgy5U/Ryt2ui9WWSI/AAAAAAAAAGg/qB-3obal6gg/s1600-h/Mixer_by_horai.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5128323142721624354" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_vDtmlGPgy5U/Ryt2ui9WWSI/AAAAAAAAAGg/qB-3obal6gg/s320/Mixer_by_horai.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;strong&gt;Can sıkıntıma çare arıyorum a dostlar.. b arkadaşlar c can düşmanlarım derdim ama ne bilim sanki pek bir bayat espri olur diye demedim.. Yaa niye demedim ki sanki.. Ağlıyorum kahrımdan lan.. İbrahim tatlı tatlı söylerdi.. Ben ağlardım.. Ben ağlardım, İbrahim söylerdi.. İbrahim ağlardı, ben söylerdim.... Ben ağlarken İbrahim ağlamazdı.. Şimdi farkettim lan;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"İbrahim de ibnenin tekiydi.."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kiralık katil tuttum kendime.. Hayal dünyamda ölüm yok çünkü.. Parasıyla değil mi lan, kıroyum ama para bende, para dibin kara benim götüm senden kara vb.. bir sürü ata, büyük, hürmetli sözler dinledim.. Para hep bir çıkış yolu olmuş lan.. Harbi bak.. Bunu öğrendim ben bu yaşta.. Bak işte arkandaki yaşta.. Gözyaşında bunu öğrendim ben.. Öğrenmenin yaşı varmış.. Yaşarırmış gözler öğrenirken hayatı..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Garsonlara bahşiş yerine banknot halinde hüzünlerimi bıraktım geçenlerde gittiğim o balık lokantasında.. Mor ışığa tuttular, hakiki olduğuna inandılar.. Abi sahte bir adam mıyım ki kontrol ettiler lan? Yoksa bu devirde babama bile güvenmeyeyim mi gerçekten? Evimizin direği, boyası yavaş yavaş kalkan demir parçası mı sadece? Hüzünlendim gene.. Oğlum şu gözyaşlarımı bir bozdur bakayım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Satılık kalpler şehrindeeeeeeeee diye buyurmuş Sertab abla.. Ay yirim yirim.. Benim de duygularım satılık lan.. Harbi bak.. Az kullanılmış, sahibinden üstelik.. Doktordan satılık diyemiyorum.. İnsanları kandırmaya kıyamıyorum.. Halbuki beleş kontör kazanabilirdim bu yolla.. Dedim ya.. Ah şu bencillik.. Yapamıyorum lan.. Elimden gelmiyor.. Bilmiyorum.. Siktir çekmek var ya hani.. Yok lan tutup çekmiyorsun.. Lan Tansu her boku yanlış anlıyorsun mnskym.. Neyse siktir çekmek var ya hani düşlerine.. Yapamıyorum lan bunu.. Çok aciz ve bir o kadar da zavallıyım masallarıma karşı.. Prenses yok üstelik masallarımda.. Gözüm hiç yükseklerde değil.. Ne bir prensim ben, ne de öpünce uyanacak bir prenses var hikayemde.. Bunu bilip bunu söyledim lan yıllarca.. Ama kimseye anlatamadım ki üzülüyorum yani.. İçiyorum tüm gece.. Annem gelip bağırıyor.. Annem bağırdıkça daha çok üzülüyorum.. Ağlıyorum.. Göz yasları tutuyorum.. Yaşlarımdan çelenkler yapıp yaktığım masallarımın üstüne koyuyorum.. Ne lanettir ki masallarım bitmiyor.. Bitemiyor.. Amma uzun paragraf oldu lan.. Yeni bir başlangıç yapayım..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir kedim bile yok anlıyor musun hadi ağzıma sıç şimdi.. Cayır cayır yansın götün.. En acı sosunu, en acı sonuma sakla ama.. Sonlarım, soslarınla harmanlanacak bu elin sonunda.. Normal biri değilim.. Farkındayım.. Ama normal sonları isteyen kim.. Hayatın tekdüzeliğini(sabah kalkmak, kahvaltı, öğlen yemeği, tv izlemek, internette dolaşma, akşam yemeği ve osurarak uyumak), bitişin farklılığıyla kapatmak istiyorum.. Elde bir şey kalmasın bu bölme işleminden sonra.. Küsüratlı sevgilerime, küsüratlı sonlarımı eklemeyeyim.. Hesabı yuvarlak alalım doktor bey.. Doktor bey!!!??? Doktor bey içinizdeki ibneliği bana göstermeyin lüften.. İyi ki bir yuvarlak dedik..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Pek kıymetli misafirlerim.. Kıymetinizi ikinci sınıf dükkanlardan alıp getirdiğiniz mutluluklarınızla gösterdiniz bana da.. İkinci sınıfta okumayı öğrenemeyen arkadaşlarım vardı benim.. Hepsi şimdi bana gülüyorlar.. Niye gülüyorsunuz lan? Yani ne var bunda? Onda bunda şundadır, şunda bunda ondadır, mavi boncuk kimdeyse onun bokunda keramet vardır.. Vardır lan.. Hiç yalan söylemem ben.. En son yalanı daha dün söyledim kendime.. Çok mutluyum mnskym dedim naber diyenlere.. Lan bir dakika.. Harbi ibnelik yapmışım be.. Canım yandı, hayallerim düz.. Hayallerim düzdü beni zaten hep.. Bak yine aynı konu açıldı.. Bıktım lan..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kelimenin tam anlamını yarım yarım yaşayarak bir hayalin sonuna daha geliyorum.. Yapımda ve yayında emeği geçen; beynim, kalbim ve ellerime teşekkürlerimi sunar, bir sonra ki "hayal meyal yaşıyorum mnskym" programında daha görüşmek üzere diyerek bana ayrılan sürenin en sonuna gelirim.. Bakınız gelmek.. Ünlemler de var.. Dur koyayım(?).. !!!!!!.. Bu kadar yeter..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Esen kalın.. Ama çok eserse hasta olursunuz.. Ben diyeyim de..&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://azkullanilmisduygular.blogspot.com/"&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;Sahibinden Satılık Az Kullanılmış Duygular&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/a&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:78%;"&gt;'dan alıntıdır..&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-5770578268125880802?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/5770578268125880802/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=5770578268125880802&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/5770578268125880802'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/5770578268125880802'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/11/bir-osurdum-hayatm-kart.html' title='Bir Osurdum Hayatım Karıştı'/><author><name>tatito</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='32' src='http://3.bp.blogspot.com/_vDtmlGPgy5U/SnR6giOaTLI/AAAAAAAAAYY/pMNdHtXidic/S220/1234.JPG'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_vDtmlGPgy5U/Ryt2ui9WWSI/AAAAAAAAAGg/qB-3obal6gg/s72-c/Mixer_by_horai.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-5341275575148658036</id><published>2007-10-29T23:40:00.000+02:00</published><updated>2008-12-10T08:46:29.914+02:00</updated><title type='text'>Başlık:Başlık:Başlık:Başlık:Başlık:Başlık:</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_teJ29STpO1Q/RyZUx4cmZVI/AAAAAAAAAAM/XxsGg9zMC6M/s1600-h/yz_5_7_1.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5126878441750553938" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_teJ29STpO1Q/RyZUx4cmZVI/AAAAAAAAAAM/XxsGg9zMC6M/s320/yz_5_7_1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Neden insan sıkıldığını hissettiğinde daha çok sıkılmak için elinden geleni yapar? Misal ; yarım bıraktığı bir kitabı bitirmek,sınavına çalışmak,kişisel bir şeyler yapmak,sevdiği yada severmiş gibi gözüküp hiç hazetmediği-ki zaten bunlarla konuşmanın yegane amacı inceden laf koyaraktan bünyeyi rahatlatmaktır!- arkadaşlarıyla konuşmak,manitasına sataşmak kavga çıkarmak en keyiflisinden yada ne bileyim yahu en basiti uyumak gibi sürüyle sıkıntı giderici eylem varken hayatta, neden neden insan sıkıldığında daha çok sıkılmak için boş boş oturur...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-5341275575148658036?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/5341275575148658036/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=5341275575148658036&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/5341275575148658036'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/5341275575148658036'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/10/balk.html' title='Başlık:Başlık:Başlık:Başlık:Başlık:Başlık:'/><author><name>~DeSpErAtE~</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00531717487457627382</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_teJ29STpO1Q/RyZUx4cmZVI/AAAAAAAAAAM/XxsGg9zMC6M/s72-c/yz_5_7_1.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-4177077836125331510</id><published>2007-10-25T09:33:00.000+03:00</published><updated>2008-12-10T08:46:30.146+02:00</updated><title type='text'>mucize</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_AJ7TsBS9wu0/RyA-Un-fZqI/AAAAAAAAAAc/lxyC-c7Y7O0/s1600-h/6d2809444805c8f4.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5125164899997017762" style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_AJ7TsBS9wu0/RyA-Un-fZqI/AAAAAAAAAAc/lxyC-c7Y7O0/s320/6d2809444805c8f4.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Bitmez sandığım şey mucizemdi.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Gitmez sandım herkes&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Üst üste eşyalar... kalır anılar...&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Niye?&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Nedenini bilsen bile konuşma&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İstersen acı ama dur yanımda&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Sonumuzu görsen bile aldırma&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;İstersen üzül ama çok ağlama&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Beni mi buldu herşey.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Beni mi buldu herşey.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Beni mi buldu herşey.&lt;/div&gt;&lt;div&gt; &lt;/div&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div&gt;( iki isimli grubum bir şarkısı)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-4177077836125331510?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/4177077836125331510/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=4177077836125331510&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/4177077836125331510'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/4177077836125331510'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/10/mucize.html' title='mucize'/><author><name>TrexxxXx</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_AJ7TsBS9wu0/StTUz_IePqI/AAAAAAAAAbg/ysTOn-pERpw/S220/6a01127947e86628a401156f449726970c-800wi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_AJ7TsBS9wu0/RyA-Un-fZqI/AAAAAAAAAAc/lxyC-c7Y7O0/s72-c/6d2809444805c8f4.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-4526684791565609375</id><published>2007-10-24T16:46:00.001+03:00</published><updated>2008-12-10T08:46:30.490+02:00</updated><title type='text'>İçe Dönüş</title><content type='html'>&lt;embed type="application/x-shockwave-flash" src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowScriptAccess="always" width="100%" height="23" bgcolor="#000000" id="radioblog_player_-1" FlashVars="id=-1&amp;filepath=http://www.radioblogclub.com/listen?u=.8yck5WdvN3Ln9Gbi5ybpRWYy9icm5SZlJnZuUGbslmbhZ3brlWb/Amelie%2520Poulain%2520-%2520Pas%2520si%2520simple.rbs&amp;colors=body:#000000;border:#000000;button:#999999;player_text:#FBFBFB;playlist_text:#999999;" &gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_TcURE-O9CRc/Rx948BodvOI/AAAAAAAAAQo/MUrWB4biHBc/s1600-h/ucar.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 300px; height: 225px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_TcURE-O9CRc/Rx948BodvOI/AAAAAAAAAQo/MUrWB4biHBc/s400/ucar.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5124947873596554466" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Garip bir haldeyim.. Kimliğimin bana uzak uçurumuna sürüklenir gibiyim.. Sesler ve renkler büyük bir karmaşa, beynimin ufka açılan ara sokaklarında.. Mavi desem değilim artık, kırmızı çocuksu bir hevesti belki.. Kuş sesi insan sesinden daha yakın hatıralarıma.. Siliniyor muyum yoksa silinmeyi mi seçiyorum hava boşluğunda..&lt;br /&gt;Kaçıyorum eski benden ve yalnızlığın doğuşunu izliyorum gölgeli evrenimde.. Yorgunum belki,belki kırgınım paletime.. Fırçasız dolaşmak istiyorum, ellerim cebimde.. Kimse dokunmasın bana bu ara.. Elinizi dahi uzatmayın kurtulmak da istemiyorum, siyahın rüzgarında savrulasım var.. Belki günlerce belki aylarca.. Ne zaman sıkılırsa bıraksın beni..&lt;br /&gt;Tuhaf olansa iki uç noktada gidip geliyorum.. İçimde iki ayrı insan, biri benim yıllardır, diğeri yalnız ve karanlık.. Beni bir tek o biliyor, beni bir tek o yaşıyor ve belki de bana fazlasıyla yetiyor.. Aşkla gelen bir yalnızlık devrimi bu..&lt;br /&gt;Dışa karşı içe dönüş…&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-4526684791565609375?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/4526684791565609375/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=4526684791565609375&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/4526684791565609375'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/4526684791565609375'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/10/ie-dn.html' title='İçe Dönüş'/><author><name>çağla</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07299041114978516664</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_TcURE-O9CRc/Rx948BodvOI/AAAAAAAAAQo/MUrWB4biHBc/s72-c/ucar.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-1016858220668447641</id><published>2007-10-17T11:56:00.000+03:00</published><updated>2008-12-10T08:46:30.579+02:00</updated><title type='text'>i could have done more</title><content type='html'>&lt;a href="http://2.bp.blogspot.com/_sJ8n5cPy6Wc/RxXaxzlrJxI/AAAAAAAAAA4/ytjjRoQLNac/s1600-h/smile.jpg"&gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5122240700400477970" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://2.bp.blogspot.com/_sJ8n5cPy6Wc/RxXaxzlrJxI/AAAAAAAAAA4/ytjjRoQLNac/s320/smile.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Neden biz öğrenciler her şeyi son ana bırakmayı severiz.Dün akşam 10 sularında eve yorgun argın geldim,kafam kazan gibi,sabahtan akşama kadar ders görmüşüm o da yetmezmiş gibi akşamları ingilizce.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Asansörsüz apartmanımızın son katında oturmamızın verdiği mecburiyetle çıktığım merdivenlerin yorgunluğunu atmak için şöyle bi attım kendimi yatağa.Bir kaç dakika uyuştuktan sonra farkettim ki bulaşık sırası bendeydi ki bunu unuttuğum için bulaşıklar mutfakta dağ gibi olmuşlardı,dağın tepesini görmek imkansızdı.Picamalarımı giyip bir güç toplaması yaptıktan sonra suyu ısıttım,açtım müziği,daldım kirli tabak çanakların arasına.Her şey yinede güzeldi,ne de olsa yapmak zorundaydım söylenmenin bir mantığı yoktu.Bir güzel yıkadım yıkadım yıkadım.Sıra tencerelere geldiğinde malesef aklıma yine unuttğum bir şey geldi.Çarşamba günü sabahtan ingilizce tercüme sunumum vardı.Tam o anda s.çtığımı anladım.Artık söylenmeye de başlasam iyi olurdu yoksa sinirden düşüp bayılabilirdim.Koskoca bir metin,önce kelimeleri çıkacak,tepe göz için asiltatlara(sanırım böyle yazılıo) geçirilecek,sonra tercümesi yapılacak,sonra ben parçayı yorumlicam,daha sonra alıştırmalar çözülecek.Yani çarşamba sabah saat 9.45 ingilizce dersini ben işlicem.Ben bunu ne zaman hatırlıyorum tabiki sali günü gece saat 12 de.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Öğrenci milleti böyledir işte ben bütün bayram evde oturdum,evet derste çalıştım ama aklıma ödevimi yapmak gelmedi hemde hiç.Artık resmen bir fare gibi kapana kısılmıştım.Sabaha kadar bukadar şeyi yetiştirmem imkansızdı hatta kelimeleri asiltata sabah sabah nerede geçirtecektim bilemiyordum.Bu ödevin sonu dipsiz bir kuyu gibiydi.Acaba hocaya ne yalan atsam diye düşünmeye başaladım.Düşünsenize koskoca dersi sunum yapmak için ben alıyorum sonrada hiç bir şey olmamış gibi,hazırlık yapmadan sabah sabah derse gidip yapamadım dicem imkansız.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Her neyse bir yerden başlamalıydım ve elimi çabuk tutmalıydım.Önce kelimelerin ingilizce anlamalrını çıkardım listeledim.Daha sonra parçadan bilmediğim kelimeleri çıkardım.Parçadaki cümleleri tek tek inceledim,çevirmeye çalıştım.Ancak mesleki terimler olduğu için biraz dumur oldum.Resmen ağlamak üzereyken aklıma abim ve ümit geldi.İngilizceleri bildiğim kadarıyla iyiydi özellikle terim ağırlıklı olduğu için ümite güveniyordum.Her ikisinide msn e davet ederek birazcık tercüme yaptırdım.Abime nerdeyse parçanın yarısını yolladım çünkü hem bana katlanabiliyor hem de sözlük gibi anında yanıt veriyordu.Ümitede çözmekte zorlandığım emin olamadığım cümleleri yolladım.Her ikiside cümlelerin tercümesini süper bir şekilde yapıp yolladılar.Bazen ne kadar zeki olduğuma bende şaşırıyorum:PTabi bu işin şakası.Sunumum bir harikaydı normalde her lafa karışan gıcık hoca hiç bir şeye karışmadan dinledi ve beğendi.Ders çıkışında telefonu elime alıp abimle ümite teşekkür mesajı attım eh nede olsa yardımları çok işe yaradı hem de gerçekten çok.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;Hayatınızda varlığını hissettiğiniz birilerinin olması gerçekten çok güzel.Düştüğünüz zaman size elini uzatacak birilerinin olmasını bilmekse hayatı daha da anlamlı kılıyor.&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;&lt;/div&gt;&lt;br /&gt;&lt;div&gt;SCHINDLER'S LİST çok güzel bir film söylemeden edemicem.İzlerken resmen bilgisayara yapıştım hatta neden bu filmi bukadar geç izledim diye de çok üzüldüm.Yazımdaki başlıkta bu filmin sonunda geçen bir dialogtan.Buraya da yakışacağını düşündüm.Mutlaka izlenmesi gereken bir film diye düşünüyorum bilemiceeeeem artık???Resmide çok beğendiğim için koydum öyle yani saygılar...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-1016858220668447641?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/1016858220668447641/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=1016858220668447641&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/1016858220668447641'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/1016858220668447641'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/10/i-could-have-done-more.html' title='i could have done more'/><author><name>fulyy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01604989794479865553</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://2.bp.blogspot.com/_sJ8n5cPy6Wc/RxXaxzlrJxI/AAAAAAAAAA4/ytjjRoQLNac/s72-c/smile.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-237034730891570586</id><published>2007-10-15T02:52:00.001+03:00</published><updated>2007-10-15T02:52:45.030+03:00</updated><title type='text'>high hopes</title><content type='html'>&lt;h4&gt;&lt;p&gt;"beyond the horizon of the place we lived when we were young&lt;br /&gt;in a world of magnets and miracles&lt;br /&gt;our troughts strayed constandly and without boundary&lt;br /&gt;the ringing of the division bell had begin"&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;böyle başlayan bir şarkı.süper degil mi sözler? süpersel bir vokal..&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;insana huzur veren gitar nagmeleri -inleyen nagmeler-&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;"along the long road and on down the causeway&lt;br /&gt;do they still meet there by the cut&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;there was a ragged band that followed in our footsteps&lt;br /&gt;running before time took our dreams away&lt;br /&gt;leaving the myriad small creatures trying to tie us to the ground&lt;br /&gt;to a life consumed by slow decay"&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;sonra da böyle devam ediyor büyü aynen böyle nakarat a kadar.zirveye tırmanıyor.ve nakarat aynen şöyle&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;"the grass was greener&lt;br /&gt;the light was brighter&lt;br /&gt;with friends surrounded&lt;br /&gt;the night of wonder"&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;off off dedirtiyor orgazmdan zevkli anlarda ilk 3 e girecek bir atraksiyondur herhalde..&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;bundan sonra ki sözler&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;"looking beyond the embers of bridges glowing behind us&lt;br /&gt;to a glimpse of how green it was on the other side&lt;br /&gt;steps taken forwards but sleepwalking back again&lt;br /&gt;dragged by the force of some inner tide&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;at a higher altitude with flag unfuried&lt;br /&gt;we reached the dizzy heights of that dreamed of world&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;eneumbered forever by desire and ambition&lt;br /&gt;there's a hunger still unsatisfied&lt;br /&gt;our weary eyes still stray to the horizon&lt;br /&gt;though down this road we've been so many time"&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;ohannes dedirtmiyor mu size de? ben her dinledigimde tüylerim diken diken oluyor valla lan.&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;"the grass was greener&lt;br /&gt;the light was brighter&lt;br /&gt;the taste was sweeter&lt;br /&gt;the nights of wonder&lt;br /&gt;with friends surrounded&lt;br /&gt;the dawn mist glowing&lt;br /&gt;the water flowing&lt;br /&gt;the endless river&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;forever and ever"&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;yine zirvedeyken 5 dk 20 sn de başlayan gilmour un gitar solosu ise tüyleri diken diken etmekle birakmayip oldugunuz yerde yıgılmaya sebebiyet verdiriyor.&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;roger waters'dan sonra ki pink floyd un tek adam gibi şarkısı desem yeridir belki.&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;en baştan en sona bir dinlenti bir huzur veriyor.&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;neyse 7. dinlemeden sonra yazılmış bir yazıydı.bakalım kaç kere daha dinleyecez..&lt;/p&gt;&lt;/h4&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-237034730891570586?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/237034730891570586/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=237034730891570586&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/237034730891570586'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/237034730891570586'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/10/high-hopes.html' title='high hopes'/><author><name>TrexxxXx</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_AJ7TsBS9wu0/StTUz_IePqI/AAAAAAAAAbg/ysTOn-pERpw/S220/6a01127947e86628a401156f449726970c-800wi.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-8712349194638008561</id><published>2007-10-15T02:45:00.000+03:00</published><updated>2007-10-15T02:48:43.500+03:00</updated><title type='text'>sick in the (sıkıntı)</title><content type='html'>&lt;h4&gt;&lt;br /&gt;&lt;p&gt;Dodo'nun başlığı görüp "başlığını s.keyim" dediğini duyar gibi oldum lan bir an.&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;O değilde delirecem galiba uyuyamiyorum.Ben biliyorum uyucam şimdi kalkacam 4 saat en en ama en fazla 5 saat sonra. Zaten ortalama 6 saat uyuyordum bu 5 e doğru yol aliyor.&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;Neyse bi de (doğru mu bi de yazılışı) şu duman dan ne zaman sıkılacam meraklar içinde bekliyorum.Yok sıkmıyorlar hala. "sen hiç üzülme hiç ağlama bak hala burdayız" oha be ne güzelmiş.&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;Sıkılınca em pe üç pileyırımla geziyorum ben bazen böyle gece falan çıkıyorum deli gibi dolaşıyorum.Ta ki peşime bir köpek takılana kadar.O zaman bunun bir işaret olduğunu anlıyorum ve koşar adımlarla(koşarak) eve gidiyorum.&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;Şöyle bazen diyorum ki alayım böyle bir iki kişiyi hep benle kalsın hiç bir yere gitmesin falan keşke olsa öyle birşey.Belki de olur ya ne demişler olmaz demeyin şa.... pff siyasi espri yapacaktım sıçtım.&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;Neyse kendinize iyi bakın efendim.nice bayramlar.iyi yıllar...&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;o değilde 1 li yaşlar bitti 2 liler başladı ona alışamazken 3 lüler başlayacak ona alışamazken 4 lüler gelecek ve devam edecek daha sonra hani büyükler der ya " zaman çok hızlı akıp geçiyor." işte biz de o büyüklerden olup gençlere diyecez onlar da bizi iplemeyecek tabi ki..&lt;br /&gt;işte şu 2-3-4.'lerde.. (devamını yazmadım ben 50 ye kalmam ölürüm herhalde) hep benle olacak birisi olsa hiç korkmasam hiç hiç ne güzel olurdu...&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;ben oyun oynayayim bari lan.Saçmaladım galiba yorgunlukla&lt;/p&gt;&lt;/h4&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-8712349194638008561?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/8712349194638008561/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=8712349194638008561&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/8712349194638008561'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/8712349194638008561'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/10/sick-in-sknt.html' title='sick in the (sıkıntı)'/><author><name>TrexxxXx</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_AJ7TsBS9wu0/StTUz_IePqI/AAAAAAAAAbg/ysTOn-pERpw/S220/6a01127947e86628a401156f449726970c-800wi.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-7769480576322535133</id><published>2007-10-11T12:02:00.000+03:00</published><updated>2008-12-10T08:46:30.862+02:00</updated><title type='text'>Kaybolan bir nesne olarak silgi</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_AJ7TsBS9wu0/Rw3oIoNbk7I/AAAAAAAAAAU/K6iYepQ1l5g/s1600-h/200px-Pelikan_Radiergummi.jpg"&gt;&lt;span &gt;&lt;img id="BLOGGER_PHOTO_ID_5120003586320470962" style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://1.bp.blogspot.com/_AJ7TsBS9wu0/Rw3oIoNbk7I/AAAAAAAAAAU/K6iYepQ1l5g/s320/200px-Pelikan_Radiergummi.jpg" border="0" /&gt;&lt;/span&gt;&lt;/a&gt;&lt;span &gt; Yine oldu.Yine yine... Ofiste oturuyordum silgiyle birşey sildim klavyenin yanına koydum.Kahve alıp geldim yok.Yahu tam da artık komplo kurmayı birakmıştım silgiler hakkında.Aslında bu silgilerin kaybolması olayıyla ilk olarak ilkokul 2. sınıfta karşılaşmıştım.1 sınıfta hadi cocuktum salaktım diye iplemiyordum kaybolmalarını o zaman ne oldugumu bildiğim için asıl ilgi alanım kızlar tuvaletine erkek sokmaktı.(erkek sokmak)&lt;br /&gt;Neyse efendim birgün annecim "yeter oglum al şu silgiyi kolye gibin bagla boynuna" diyerekten silgi parası vermek canına takettigini belirtmişti.Sopa adı verdigimiz objeyle...Boynumda olan silgi kaybolabilir mi? Evet! Koşmaca yaparken kayboluyordu.Bu da sarmayınca artık akıllandım ve kaybetmemeye başlamıştım.Ama nerede 5 sınıfa kadar herhalde bir koli silgim kaybolmuştu ama sanki birileri kacırıyordu.Sırf bu yüzden silgi almayı bıraktım. Geceleri düsündüm o silgiler nereye gidiyordu.düşünsenize acaba silgileri biri topluyor sonra bize satıyorsa oh kebab mınamonte ben aynı silgiye 1000 kere para veriyordum.Uyuyamiyordum bu gerçek aklıma geldikçe o yüzden de silgi almıyordum.&lt;br /&gt;Hayatımdan cıkardım silgiyi sınavlarda yanlış yapınca milletin silgisine dadanır o da yoksa yanlış bırakır ya da ne bileyim üzerini kararlardım.Öss ye bile silgisiz girdim.Sırf bu yüzden Bogaziçine giremedim yaf.ama inat etmiştim hayatımdan cıkartıp silgicilere bedava kazanç saglamayacaktım. Hem sorarım size kaç tane silgi fabrikası var ki? bu komplo hayatımı ele almıştı.Tam unutuyorum derken işte bugün yine kayboldu.Ben sadece okullarda vardı sanıyordum bu olayı şirketlerde bile varmış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;p&gt;&lt;span &gt;Silgiler birgün toplanıp götümüze girecek ben size söyleyeyim...&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-7769480576322535133?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/7769480576322535133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=7769480576322535133&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/7769480576322535133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/7769480576322535133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/10/kaybolan-bir-nesne-olarak-silgi.html' title='Kaybolan bir nesne olarak silgi'/><author><name>TrexxxXx</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_AJ7TsBS9wu0/StTUz_IePqI/AAAAAAAAAbg/ysTOn-pERpw/S220/6a01127947e86628a401156f449726970c-800wi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_AJ7TsBS9wu0/Rw3oIoNbk7I/AAAAAAAAAAU/K6iYepQ1l5g/s72-c/200px-Pelikan_Radiergummi.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-5712304787147675789</id><published>2007-10-07T11:32:00.001+03:00</published><updated>2010-04-08T18:22:17.063+03:00</updated><title type='text'>Hafif Yazı Örneği</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a class="abp-objtab-09102745401635285 visible" href="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" style="left: 0px ! important; top: 15px ! important;" title="Bu nesneyi Adblock Plus ile engellemek için buraya tıklayın."&gt;&lt;/a&gt;&lt;embed allowscriptaccess="always" bgcolor="#000000" flashvars="id=0&amp;amp;filepath=http://www.radioblogclub.com/listen?u=.8yck5WdvN3Ln9Gbi5ybpRWYy9icm5SZlJnZuEmcphGduV2a/The%2520Cranberries%2520-%2520Ode%2520To%2520My%2520Family.rbs&amp;amp;colors=body:#000000;border:#000000;button:#999999;player_text:#FFFFFF;playlist_text:#999999;" height="23" id="radioblog_player_0" src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" type="application/x-shockwave-flash" width="100%"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_TcURE-O9CRc/RwidV6V7YvI/AAAAAAAAAQE/3ASbN0duauM/s1600-h/11.jpg" onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}"&gt;&lt;img alt="" border="0" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5118513976270611186" src="http://1.bp.blogspot.com/_TcURE-O9CRc/RwidV6V7YvI/AAAAAAAAAQE/3ASbN0duauM/s320/11.jpg" style="cursor: pointer; float: left; margin: 0pt 10px 10px 0pt;" /&gt;&lt;/a&gt;Yüzmek istiyorum. Bir kaç kişinin derisini yüzmek. Komik olmamakla birlikte dehşet verici bir istek. Uzun zamandır yazı yazmıyorum çünkü değişik rüzgarları aldım arkama gidiyorum. Hep aynı koltuğumdayım, aynı masanın önünde ama elim dünyaları dolaşıyor. Birikim yapmaya çalışıyorum; Bilgi birikimi ve eğer satabilirsem para birikimi. Oy kınası hala tırnağımda demekki uzamıyorlar. Savaşı reddediyorum. Irak diyalarda savaş olduğunu gözlerimle görmeden inanmam. Tv karşısında her görüntü film gibi. Savaş konusunda konuşan ben değilim sadece genel kanıya kandım. O aptal kutusunda ya da bu aptallar ağında istediğinizi yapın inandıramazsınız bizi. Biz derken "Bireyciliği İzlemeyen Zihniyet" üyelerinden bahis geçiyorum. İşbankasının sanal bankacılığında bilyonere havale seçeneği ulaşılabilir duruyor. Devlet BİZ'i yiyor. İddaa ediyorum, ben bu kelimeyi yanlış yazdım. ÖSYM ile İş Bankasının tasarımları aynıydı. Bizi uyuturken ne kadar uyanık olduklarını da gösteriyorlar. Google Calendar ya da Birthdayalarm.com Ramazan'ın bitişine dair farklı bakış açıları var yani gavurun Ramazan bayramını, bayanların ofsaytı anlamaması. Sadece ofsayttan anlayan erkeklerin gece yarısını 12 santim geçe rahatlamaları. Kafam karışmış sanki ama değil. Sadece laf salatası, midemize oturan insan davranışları yanında.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-5712304787147675789?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/5712304787147675789/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=5712304787147675789&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/5712304787147675789'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/5712304787147675789'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/10/hafif-yaz-rnei.html' title='Hafif Yazı Örneği'/><author><name>Olcay Bayram</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12314886734351727517</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_TcURE-O9CRc/RwidV6V7YvI/AAAAAAAAAQE/3ASbN0duauM/s72-c/11.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-2629501385123783758</id><published>2007-10-05T01:21:00.000+03:00</published><updated>2008-12-10T08:46:31.526+02:00</updated><title type='text'>Me Pe Üç</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://1.bp.blogspot.com/_AJ7TsBS9wu0/RwVoPA4Jf2I/AAAAAAAAAAM/z3GLvyoJKkc/s1600-h/CreativeZenNeeonOLED.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://1.bp.blogspot.com/_AJ7TsBS9wu0/RwVoPA4Jf2I/AAAAAAAAAAM/z3GLvyoJKkc/s320/CreativeZenNeeonOLED.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5117611158719266658" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bugün farkettim de mp3 pileyırım beni çok seviyormuş.Ben de onu severim iyi çocuktur kereta(kerata miydi).Neyse efendime söyleyeyim o beni cidden çok seviyor.Şimdi diyeceksiniz "ne alaka oglum alet insanı sever mi hiç yakışı kalır mı?"(yakışıkı şıkı şıkı baba) size cevap bile vermiyorum o zaman.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nereden geldim bu kanıya peki?Aslında belli ediyordu böyle müzik falan çalıyor ben severim müziği çok severim hem de mp3 pileyırım da müzikler falan çalıp beni mutlu etme çabalarındaydı.İlk başlarda görevi lan tabi çalacak diyerek pek iplemiyordum.Amma velakin(cümbür cemaatin pek hoşuna gittin sen) shuffle özelliğini devreye soktuğumda kerate(bu seferde böyle yazalım) böyle karışık çalıyor ya hani işte hep böyle içimden ne geçerse onu çalıyor.(içimden geçmek de ne pis bir deyimmiş) he şimdi nasıl mı oluyor böyle mesela thom yorke'un the clock isimli güzide parçasını çalıyor ya böyle şarkı işte başlıyor "taaaaaym is ranniiin aaauttt for asss" diyor ya böyle ulan diyorum bitse de bi muse çalsa arkasından time is running out çalsa diyorum kendimce sonra kereta bir bakmışım onu açmış.. ya da ne bileyim petrucci den &lt;a href="http://www.sosyomat.com/etiket/lost-without-you" class="etiket-linki" rel="tag"&gt;lost without you&lt;/a&gt; ile ensturmental sololarla melodisiyle bunalımın dibini cıkartırken lan bir de &lt;a href="http://www.sosyomat.com/etiket/riverside" class="etiket-linki" rel="tag"&gt;riverside&lt;/a&gt;dan &lt;a href="http://www.sosyomat.com/etiket/rainbow-box" class="etiket-linki" rel="tag"&gt;rainbow box&lt;/a&gt; çalsan süper olacak diyorum bi bakiyorum arkasından o geliyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra anladım ki beni seviyormuş çok mutlu ediyor beni kereta.pili falan da uzun gidiyor böyle 15-20 saat dinliyorum bana mısın demiyor.Naber falan diyor bazen..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse güzel birşey hoş arada uyuz şarkılarda çalıyor sırf ilgileniyim onla diye hadi bakalım diyorum ben de.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-2629501385123783758?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/2629501385123783758/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=2629501385123783758&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/2629501385123783758'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/2629501385123783758'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/10/me-pe.html' title='Me Pe Üç'/><author><name>TrexxxXx</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_AJ7TsBS9wu0/StTUz_IePqI/AAAAAAAAAbg/ysTOn-pERpw/S220/6a01127947e86628a401156f449726970c-800wi.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_AJ7TsBS9wu0/RwVoPA4Jf2I/AAAAAAAAAAM/z3GLvyoJKkc/s72-c/CreativeZenNeeonOLED.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-195970387422584403</id><published>2007-09-30T04:22:00.000+03:00</published><updated>2007-09-30T04:36:09.495+03:00</updated><title type='text'>Yol, uçurum, orman</title><content type='html'>Yolun sonuna geldi artık. Önü uçurum. Arkası pişmanlıklar, hayal kırıklıkları, keşkelerle tıka basa dolu. Tek bir adım dahi atacak yer yok. Sağı solu sık ormanlarla kaplı. Ormanın içine dalıp kendine yeni bir yol açmaya ise gücü yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte burada, yolun sonunda. 3 seçenek var: uçurum, orman, yol. Yoldan geriye dönebilme gibi bir ihtimal yok. Olmasını çok isterdi ama yok. Kaldı 2 seçenek. Bazen uçurum en doğru seçim diyor, bazense orman. Kendisini yokluyor, tartıyor iyice. Ormanla mücadele edecek gücü var mı?  Emin olamıyor. Uçurum sinsice bekliyor hala orada. En kolayı benim diyor, aklını çelmeye çalışıyor sürekli. Bazen kapılıyor söylediklerine, haklı diyor kendi kendine: " benim hakkım uçurum. "&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir el uzansın, onu bu zor durumdan kurtarsın diye bekliyor ümitsizce. Hiç ümidi yok, ama yine de bekliyor nedenini bilmez bir şekilde. Bir mucize bekliyor, gerçekleşmeyeceğini bile bile. Ama yine de bekliyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yolun sonuna geldi artık. Önü uçurum. Arkası pişmanlıklar, hayal kırıklıkları, keşkelerle tıka basa dolu. Tek bir adım dahi atacak yer yok. Sağı solu sık ormanlarla kaplı. Ve bekliyor hala. Beklemeye devam ediyor. Ancak bu durumda daha ne kadar dayanabilir kendisi de bilmiyor. Uçurumun kenarına iyice yaklaşıyor, seyretmeye başlıyor...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-195970387422584403?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/195970387422584403/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=195970387422584403&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/195970387422584403'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/195970387422584403'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/09/yol-uurum-orman.html' title='Yol, uçurum, orman'/><author><name>ibjub</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12492387701438533662</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='32' src='http://2.bp.blogspot.com/_-uC4t3SKqMw/SiRdATtuByI/AAAAAAAAAAM/eRqaZ17wr0s/S220/stationary.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-6126730923106345652</id><published>2007-09-23T02:13:00.000+03:00</published><updated>2007-09-23T02:16:07.593+03:00</updated><title type='text'>iyi bok yedin!!</title><content type='html'>&lt;h4 style="font-family: trebuchet ms;"&gt;&lt;p&gt;hmm..başlığa bakınca çok hardcore bir yazı falan sanmayın ya da sanın bana ne ama zamanlama hatalarımdan birini anlatacam sadece.(anlatacam nedir yaf)&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;istiklal de böyle garip bir alet ve bir kaç genç oturmuş çalıyor.böyle kanun desen değil ilk bakışta kanun sanıyorum ı ıh adı santurmuş.neyse 2-3 dk dinleyip gidiyorum.çok güzel çalıyorlar ama gidiyorum ya işim mi gücüm mü yok sokak çalgıcılarını dinleyecem diyorum.var mı ? yok lan tabi ne işim olacak aylak aylak gezmeye gitmişim ama işte..&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;bunlar bi galatasaray'ın önünde - bi oda kule'de(ada mıydı lan adı) - bi tünel de hep çalıyorlar.ama ben hep meşgul insanım ayagına dinlemiyorum.hiç ama salagım ben ya lan otur dinle bi yarım saat.. az birşeyler iç dinle şu herifleri yok ne dinleyecem lan diyorum kendimce..onlar hep çalıyor ama..&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;en sonunda biri bi kaç şarkısını yolluyor bana kendi çaplarında cd doldurmuşlar.almış.bana bi iki şarkısını yolluyor derken cd elime geçiyor.ve 4 saatten beri aynı cd'deyim neredeyse..canlı dinleme şansını 468484 kere yakalamışken kendimce -zamanlama- diye uydurdugum bir yalan yüzünden sadece cd den dinliyorum.buna da şükür ama az küfür etmedim kendime..&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;hoş aslında bu -zamanlama- adı altında bir çok hatamda oldu.erken davranmalar..erken konuşmalar..geç konuşmalar..konuşmamalar..ben hepsini zamanlama kalıbına uyduruyorum kendimce..eheeh pek bi "bütün suç benim ben birşey yapmadım"cıyım sanki.&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;o degil de kim mi bu grup.. siya siyabend hani şu crossign the bridge deki elemanlar..isim değiştirmişler kadrosu da değişmiş galiba öyle duydum kara güneş olmuş.size gidin cd sini alın derim ama onları bulmanız lazım.yoksa satılmıyor cd leri.netden bir kaç şarkısını indirirsiniz.&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;neyse öyle işte.. hep zamanlama yüzünden oluyor lan ben napayım.&lt;/p&gt;&lt;/h4&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-6126730923106345652?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/6126730923106345652/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=6126730923106345652&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/6126730923106345652'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/6126730923106345652'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/09/iyi-bok-yedin.html' title='iyi bok yedin!!'/><author><name>TrexxxXx</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='32' height='21' src='http://4.bp.blogspot.com/_AJ7TsBS9wu0/StTUz_IePqI/AAAAAAAAAbg/ysTOn-pERpw/S220/6a01127947e86628a401156f449726970c-800wi.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-6881949438788510442</id><published>2007-09-22T20:54:00.000+03:00</published><updated>2007-09-22T21:03:08.011+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;strong&gt;Düşlerimi arka sokaklarda terk etmiştim.Yormuştu karamsar asfaltlar beni.Yollar uzun ve karanlık,ellerim cebimde.Islak toprak yağmurun öyküsünü anlatıyordu göğe.Gök;gürültüsüz,yer;sessiz..suskunun orta yerinde aşkla çarpıştık.Aşk..Nefesinin değdiği o mavi tomurcuk.Çiçeklense kırmızı,solsa sarı eylül hazanı.Sen şaşkın,o karmaşık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşlerimi topladım bir bir arka sokaklardan.Tensel dokunun iksirli neşesi iz bıraktı yüreğin istasyonuna.İki çehre,tek gülüş..Uzun bir sarılış özlemin buluştuğu avuçlarda.İki dudak,tek öpüş..Yitip gitti hüzün…Kendimi unuttuğum gözlerde buldum tozlanmış umutları.Bir güvercin kanatlandı adı barış.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşlerimi kattım o esmer adamın çocuk yüreğine.Düşlerim ki camdan;düşerse kırılır toplanmaz parçaları.Unutulsa benden daha alıngan.Korkuyu attım,aşkın geniş göğsüne sardım üşüyen bu teni.Gözyaşına karıştım da orda kaldı duygular.Islanan parmak uçlarımda tanıdım sevmeyi.Sevmek..Bitimsiz ve ölümsüz bir öğe hayatın gerçeğinde.Oyalı bir yastık belki çeyiz dilinde.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Arka sokaklarda demmiş meğer şans..Sev diyorum artık,sev..Aşk sende değilse bak iki adım ötede..&lt;br /&gt;Ben buldum şimdi sıra sende!&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-6881949438788510442?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/6881949438788510442/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=6881949438788510442&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/6881949438788510442'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/6881949438788510442'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/09/dlerimi-arka-sokaklarda-terk-etmitim.html' title=''/><author><name>çağla</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07299041114978516664</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-3604346006375203386</id><published>2007-09-05T13:37:00.000+03:00</published><updated>2008-12-10T08:46:32.178+02:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='savaşçı'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='elf'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='resim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='doğan'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='sketch'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='çizim'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='fighter'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='dodo'/><title type='text'>Elf Savaşçı</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_TcURE-O9CRc/Rt6HA8ezZZI/AAAAAAAAAP8/ch71DWbhQsI/s1600-h/6.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://3.bp.blogspot.com/_TcURE-O9CRc/Rt6HA8ezZZI/AAAAAAAAAP8/ch71DWbhQsI/s400/6.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5106667477789795730" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Zamanında (2002) Doğan'ın yaptığı bir çizimi renklendirdim.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-3604346006375203386?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/3604346006375203386/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=3604346006375203386&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/3604346006375203386'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/3604346006375203386'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/09/elf-sava.html' title='Elf Savaşçı'/><author><name>Olcay Bayram</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12314886734351727517</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_TcURE-O9CRc/Rt6HA8ezZZI/AAAAAAAAAP8/ch71DWbhQsI/s72-c/6.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-1822585555802633137</id><published>2007-09-01T11:29:00.000+03:00</published><updated>2007-09-01T11:33:58.269+03:00</updated><title type='text'>adsız hikaye</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;“şrakkk…”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;genç adam, biraz önce ellerinden düşüp bin bir parçaya ayrılmadan önce sevgilisinin en sevdiği kupa olan şeye yılgın bir ifadeyle baktı. hiçbir zaman hareketli, heyecanlı biri olmamıştı zaten, öyle kolay kolay belli etmezdi hislerini –ki mevzu bahis coşkun hislere de kapıldığı nadir görülmüş şeydi. hafifçe sırıttı ve arkasını döndü, süpürge almak için az önce çıktığı mutfağa doğru ilerledi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;tam kapının eşiğinden içeri atmıştı ki adımlarını, içeriden, oturma odasından korkunç bir çığlık yükseldi. “sevda?” diye haykırdı sakinliğiyle bilinen genç adam. titreyen sesini kontrol etmeye çalışmadan bir daha haykırdı sevgilisinin adını; lakin cevap alamadı. birkaç saniye önceki çığlığın ardından meşum bir sessizliğin esiri olmuştu bekar evi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;korkuyla girdi hepi topu on beş dakika önce sevgilisini yalnız bıraktığı odaya, dizleri titriyor, alnından ter boşalıyordu. ilık mayıs gecesinde teni buz kesmişti; zira duyduğu çığlık bir insanın bu hayatta karşılaşabileceği her hangi normal bir şey karşısında atabileceği cinsten değildi. zihnin derinliklerindeki primitif korkuları alevlendirebilecek bir şey olmalıydı bu, kadim bir şey… ve fazlasıyla kötü…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ahmet –ki genç adamın kendisi gibi göze batmayan, sade adı buydu- içeri girdiğinde gözlerinin önünde bir dehşet panoraması gördü. üç aydır beraber olduğu kızın paramparça bedeni tüm odaya yayılmıştı. kollarından biri az önce genç adamla uzandığı koltukta, dirseğinden kopmuş bir şekilde duruyordu öylece, iç organları halının üzerine ve duvarlara saçılmıştı; bir romantik komedi filminin huzur dolu, genel geçer bir sahnesini andıran mekan şimdi deliliği içinde kaybolmuş üşütük bir ressamın kızıl fırça darbeleriyle şekillenmişti adeta. televizyonda şen şakrak bir vj yavşakça sırıtıyor, stüdyodaki dekorun ve vj’in rengarenk görüntüsü televizyona sıçramış iğrenç kızıllıkla ironik bir tablo oluşturuyordu. aptal kutusunun tepesinden sarkan et parçası da muhtemelen kızın bağırsaklarıydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;her yer ölüm kokuyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ahmet konuşamıyor, çığlık atamıyor, haykıramıyordu. sadece bakabiliyordu gözleri önündeki grotesk resme. bu eskizin sahibi kimdi, sorumlu kimdi, bu varoluş düzleminde kendisini yaşıyor addeden hangi varlık böyle bir katliam yaratabilirdi, genç adam bunu tahayyül dahi edemiyordu. bir süre böyle durduktan sonra dizleri, ağırlığını daha fazla taşıyamadı, yere çöktü ve birkaç saat önce yedikleri enfes döneri, sevdiği insanın hayat sıvısıyla yıkanmış halının üzerine boşaltmaya başladı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;“şrakkk…”&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ahmet başını sesin geldiği yöne, odanın camlarına yöneltti. bir tanesi parçalanmıştı şimdi ve biraz önce fark etmediği melun bir gölge, dışarıdaki yaşlı karanlığa karışmak üzere gerinip hızla camdan sokağa atıldığında sadece bakmakla yetindi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;~&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;şehr-i istanbul geceyle bir kez daha kucaklaştı, güneş yüzünü kendisinden her çektiğinde yaptığı gibi. gündüz yaşayanların görmedikleri, işitmedikleri ve fakat yalnızca, bazı geceler güvenli yataklarında, tatlı uykularına dalmadan bir an evvelinde yorganlarına sarınmış haldeyken “hissettikleri” “şeyler” aktı bitkin şehrin defalarca kanla yıkanmış sokaklarına.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;karanlık bir kez anlaşmasını yapmıştı şehirle. bedelini birileri elbet ödeyecekti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;~&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="color: rgb(192, 192, 192);"&gt;not&lt;/span&gt;: &lt;a href="http://alacakaranlikdusleri.blogspot.com/"&gt;alacakaranlık düşleri&lt;/a&gt;'mden bir aşırmacaydı bu. yep.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-1822585555802633137?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/1822585555802633137/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=1822585555802633137&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/1822585555802633137'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/1822585555802633137'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/09/adsz-hikaye.html' title='adsız hikaye'/><author><name>Müslüm Gürseks</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='26' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_PaUW-2rqDII/Sx0TQTkLtMI/AAAAAAAABVI/ewBNm1T-PoA/S220/123.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-2030089308600786133</id><published>2007-08-27T12:03:00.000+03:00</published><updated>2007-08-27T12:10:08.006+03:00</updated><title type='text'>eksik şiir</title><content type='html'>-Kırık kalıyorsa bütün başlangıçlar eksik kalsın bu şiir-&lt;br /&gt;Yüzüstü bırakılmış göğün bulut yorgunuyum&lt;br /&gt;Martılar bile unutmuş ufaladığım yıkıntılarımı&lt;br /&gt;Ve güvercin tanıklığı gözlerim/tarihsel&lt;br /&gt;Düşe açılan bir yelkenin tutarsızlığı oynandı&lt;br /&gt;Şaşırtmacalar aşka sunulmuş ilkokul hatırası&lt;br /&gt;Ve bezirganbaşı yakalanışı bütün başlangıçlar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çağla Dağ&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-2030089308600786133?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/2030089308600786133/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=2030089308600786133&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/2030089308600786133'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/2030089308600786133'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/08/eksik-iir.html' title='eksik şiir'/><author><name>çağla</name><uri>http://www.blogger.com/profile/07299041114978516664</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-4242558254909342000</id><published>2007-08-26T22:54:00.000+03:00</published><updated>2008-12-10T08:46:33.095+02:00</updated><title type='text'>Kızıl Bukalemun</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_TcURE-O9CRc/RtHbEMezZKI/AAAAAAAAANs/m5BQxzfM6AI/s1600-h/sketch6_t.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://3.bp.blogspot.com/_TcURE-O9CRc/RtHbEMezZKI/AAAAAAAAANs/m5BQxzfM6AI/s320/sketch6_t.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5103100717903864994" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Şuraya en son yazdığım yazının tarihine baktım da neredeyse 1 sene olmuş. Peki o zamandan beri ne yaptım? Macaristan'daydım o sıralar, yurda geri döndüm. Garip bir ikinci dönem geçirdim. Bilgisayar kursuna gideceğim diye planlar yaptım ve yalan oldu. Staj yaptım. Rubik küpü 5 dakika 30 saniyede çözebilecek dereceye geldim. Amerikan kültürünü daha çok öğrendim. Sevgilim oldu ki hala var. Sonra dedim dolaştığım siteleri bir yerde toplayayım, ben de faydalanayım insanlar da faydalansın. Türkçe kaynaklar olsun istedim. Kendimi kısıtladım. Sonuçta o işten de soğudum. Aktarımsal Bölge'yi bırakamadım. Bir kaç küçük değişiklik ile birlikte geri döndüm. Bu site böyle devam eder. &lt;a href="http://obakur.blogspot.com/"&gt;Obakur&lt;/a&gt;'a ekleyeceğim yazıları da buraya eklerim. Aktarımsal'ın ikinci doğum gününe daha çok var ama bugün de bir çeşit doğum günü sayılır. Nice mutlu yıllara...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;    Yazının başlığı "Kızıl Bukalemun" çünkü çok fena yandım ve kızıl bukalemun diye bir cins olsa hiç bir anlamı olmaz. "Sonuçta sen bukalemunsun canikom." derler. Resim ise bana bir yerlerde sıçtığımı hatırlatıyor. Artık temizlemeye başlamak gerek. Hadi kolay gelsin.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-4242558254909342000?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/4242558254909342000/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=4242558254909342000&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/4242558254909342000'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/4242558254909342000'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/08/kzl-bukalemun.html' title='Kızıl Bukalemun'/><author><name>Olcay Bayram</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12314886734351727517</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_TcURE-O9CRc/RtHbEMezZKI/AAAAAAAAANs/m5BQxzfM6AI/s72-c/sketch6_t.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-7636104808412170978</id><published>2007-05-20T23:23:00.000+03:00</published><updated>2008-12-10T08:46:33.223+02:00</updated><title type='text'>beyinsel bir karmaşa</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_TcURE-O9CRc/Rtar9MezZLI/AAAAAAAAAN0/WsdOvbsx6CY/s1600-h/the+perfectionist.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://4.bp.blogspot.com/_TcURE-O9CRc/Rtar9MezZLI/AAAAAAAAAN0/WsdOvbsx6CY/s320/the+perfectionist.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5104456295481828530" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Tamam tamam evet yeniden blog yazıyoruzzz hakkımızda hayırlısı bakalım.Uzun zaman önce arkadaşlarımın ısrarıyla bir psikoloğa gittim ve orada başımdan geçen bir olayı ve sonrasını sizinle paylaşmak istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;Öncelikle psikoloğun kapısında sıranın bana gelmesini beklerken yaşadıklarımdan başlıyayım. Bir psikoloğa, yani çok yüzeysel düşünürsek tanımadığım bir insana hakkımda neden en özel şeylerimi anlatayım ki diye düşündüm ilk önce ve psikoloğu kandırmayı, saçma sapan hikayaler uydurmayı düşündüm ama saçmalıyordum tabii, kuzu kuzu gidip neyim varmış (ki o nerden bilecek diyordum) bi öğreneyim en azından dedim. Hemen neleri anlatmalıyım neleri anlatmamalıyım bi özet yapmaya koyuldum. Bence o bilmesi gerekenden fazla bir şey bilmemeliydi. Eminim hazırladığım kalıplara uygun cevaplar bulucaktım. Her neyse ben bunları düşünürken çağırıldım. Kapıdan ilk gridiğimde odaya sıkılan parfüm kokusunu duydum. Ben gelmeden önce oda sterilize edilmişti, belliydi. Benim rahat olmam için kadın elinden geleni yapıyordu. Bunu hissettiğim an 'bu mu beni dinlicek bu dinliyor numarasını da iyi yapar' dedim. Sonra aradan bi kaç vakit geçince kadının karşısında kendimi deli gibi konuşuyor buldum. 'Oooo seni gidi kaçın kurası ne oldu hanii kapıdan girerken düşündüklerine bakim fulya hanım' dedim kendi kendime. Ben kendimi çoktan kadının kollarına bırakmıştım. O anda sustum. Gerçi daha fazla şey söylememe de gerek kalmamıştı zaten ama sustum... Kadın sustuğumu anlar anlamaz konuşmaya başladı ki artık benim konuşmama da imkan yoktu zaten. Beni bana anlatmaya başladı ve tek sorunumun çok fazla mükemmelliyetçi olduğumdan kaynaklandığını söyledi. Mükemmelliyetçi yapımdan dolayı aşırı düşünüyor, olayları didik didik ediyormuşum. Bazen hayatta fazla düşünmemeli, yüzeysel yaşamalıymışım. Hadi ordan dedim içimden kıs kıs gülerek 'ben mi mükemmelliyetçi?'. Her dediğine başımı sallayarak yanıt verdim. O da pek sallamadığımı fark edince 'sadece burdan çıktıktan sonra kendini bi dinle' dedi. Ben yine alaycı bi gülümsemeyle ayağa kalktım ve bidaha oraya dönmemek üzere kadınla vedalaştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Durakta otobüs beklerken bi de neyi farkettim dersiniz; içeride yapılan bütün konuşmaları baştan tekrar ediyor ve şöyle cevap versem daha iyi mi olurdu dediğimi. O anda bi panik oldum zaten ben ne yapıyorum yaaa diye. Kadının dediklerini sırasıyla harfiyen uyguluyordum ki o odadan içeri girmeden öncede aynı şeyi yapmıştım. Ben çok fazla gereksizce olayları düşünüp irdeliyorum. Tabiki ondan sonra seanslar uzadı ve uzadı. Şimdi yeni okumaya başladığım bir kitapta da (adı: şimdinin gücü şiddetle tavsiye ederim) insanların asıl sorunun zaten zihinlerini kontrol altına alamamak olduğu anlatılıyor. Zihin bilinci kontrolü altına alıyor olaylara anlamsız değerler yüklüyor hatta aşırıya kaçarsa insanın hayata bakış açısını tamamen yanlışlarla dolduruyor. Yani insan düşünüyorum o halde varım felsefesinden aslında çok çok zarar görüyor. Düşünmek hiçte kolay bir iş değil özellikle kontrol altına alınamıyorsa. İşte eğer sizinde kafanızın içinde gereğinden fazla ses varsa zihniniz bilincinizi kontrol altına almış olabilir.&lt;br /&gt;Alel acele yazılmış bir yazı ama olsunnn bukadar aradan sonraaa idare işlerini size devrediyorum:)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-7636104808412170978?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/7636104808412170978/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=7636104808412170978&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/7636104808412170978'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/7636104808412170978'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/05/beyinsel-bir-karmaa.html' title='beyinsel bir karmaşa'/><author><name>fulyy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01604989794479865553</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_TcURE-O9CRc/Rtar9MezZLI/AAAAAAAAAN0/WsdOvbsx6CY/s72-c/the+perfectionist.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-3576439980530241348</id><published>2007-05-07T22:58:00.000+03:00</published><updated>2007-05-07T23:04:28.372+03:00</updated><title type='text'>Alaka-ül Words 7</title><content type='html'>Yine çok oldu değil mi lan? Vallahi uykusuzum, kusura bakma. Ganyan oynuyordum da 3. ayakta yatmışım, daha yeni uyandım Allah seni inandırsın.&lt;br /&gt;Geçen gün canım brokoli istedi. Baya aradım, en sonunda Rami Sebze Hali'nde buldum. Eee, ne demişler: "Sebze hali, çıksın falı". Fal dedik de baktırdım geçen gün, acayip bir kadındı. "Sizi seven bir kız var" dedi, "Nasıl bari?" dedim, "Esmer" dedi, "Yok o telvedendir" dedim, sustu. "Başka ne görüyorsun?" diye sordum, "Erken seçim gibi gözüküyor, baksana" dedi, baktım, "Yok o Recai Kutan" dedim, hak verdi. "Her ay düzenli olarak hap alıyormuşsunuz" dedi, "Evet" dedim. Sonra aklıma geldi, "Ocakta yemeği unuttum, gitmem lazım" dedim, "Ya hiç hap yenir mi?" dedi, "Yok o onlamda değil" dedim. Eve geldim ki yakmışız brokoliyi...&lt;br /&gt;Rüyamda bir mitingdeydim. Deli gibi slogan atıyorduk: "Şehitler ölmez, sıfır bölünmez". Derken yanımızda bir "yanlış önerme insanı" peydahlandı. Dedi ki: "Yanlış önerme. Sıfır bölünür ama göstermez". Ben de bu kâfire kut(up)sal kitabımızdan bir örnek verdim: "Şüphesiz ki çarpmanın etkisiz elemanı birdir ve biz onun kullarıyız". Tabi hemen kaçtı deyyus...&lt;br /&gt;Efendim bu yazımı da okuduğunuz için, için için teşekkür ediyor ve araya kaçan baksırımı düzeltiyorum. Sizlere üstadımızın güzel bir şarkısıyla veda ediyorum:"George Clooney çok sevdim, o beni hiç sevmiyor..."&lt;br /&gt;Saygılarımınan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğa [PeraPolente] Genç&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-3576439980530241348?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/3576439980530241348/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=3576439980530241348&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/3576439980530241348'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/3576439980530241348'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2007/05/alaka-l-words-7.html' title='Alaka-ül Words 7'/><author><name>Polente</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14554357442839159501</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/_dLwcTVrGrKo/Sbleihf62PI/AAAAAAAAABA/EX_WbzrGY8M/S220/2152338163_a5d674eb11_b.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-116292907524964304</id><published>2006-11-07T21:37:00.000+02:00</published><updated>2007-08-30T14:39:26.160+03:00</updated><title type='text'>bana bişeyler oluyor</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6491/2787/1600/The_Seven_Deadly_Sins_GLUTTONY_by_blackeri.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left;" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6491/2787/320/The_Seven_Deadly_Sins_GLUTTONY_by_blackeri.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yeappp biiii!!!Tamam tamam uzun bi ara werdik bukadar yeter arkadaşlar tekrardan merhabalaar!Şimdilik ruhsal durumumu izah etmem zor bende bilmiyorum.Galiba ruh ve sinir hastalıkları için uygun pozisyondayım.Mutluluk kolay iki kahkaha halim süper,sonra bi ağlim bi ağlim içim dışıma çıksın falan.Arada çok yalnız hissediyorum kendimi derdim olmasa da dert anlatacak arkadaşlar arıyorum ama aramıyorum sıkmiim insanları die.Hayatı oldum olası anlamadım zaten.Onun için anlamadığım felsefe dalından bir iki mısra yazdım.Boşwer salla ne takıcan yaaaaa!Ewet işte bukadar.Yalnızlık sanırım unuttuğum en mühim şey olmuş.Yanlız mısın dersen 100 kişi içinde bile yalnız kalabilirim ben.Dimi nekadar profesyonel bi insanım.İyi bir oyuncu olmayı isterdim ama nafile istemediğim mekanlar,istemediğim insanlar içindeysem dayanamam hiç asarım 2 dkkada suratımı.Çok konuşmam ama çok saçmalarım arada gelip giderler annicağınız.İnsanlar beni anlamakta zorlanır çünkü kendimi anlatamam.Kendimi anlamadığım,anlatamadığım gibi hemcinsim olmayan erkekleri de hiç anlamam.Onlarda yıllardır bizi anlamadıklarını söyler dururlar.Ama birşey söylemek gerekirse erkekler hiçte kızlar karşısında kendilerine güwenmiyorlar ben bunu anladım.Söylicekleri belkide en anlamlı sözler ama onlar bunu bir ayıp bilip gizlemeyi tercih ediyorlarrr...AAAAMAAANN bölee bi garipp oldum,yazdıkça yazasım gelio kendimi kadın dergisi yazarı falan gibi hissettim bana böyle şeylerr olmasın:)byyyyy görüşmek dilğiyleenn dewamıı yarıınn.....&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-116292907524964304?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/116292907524964304/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=116292907524964304&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/116292907524964304'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/116292907524964304'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/11/bana-bieyler-oluyor.html' title='bana bişeyler oluyor'/><author><name>fulyy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01604989794479865553</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-116113125550988559</id><published>2006-10-18T03:06:00.000+03:00</published><updated>2007-08-30T14:39:58.511+03:00</updated><title type='text'>Macaristan</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/1600/Budapest%20ilk%20g%3F%3Fn%20075.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/320/Budapest%20ilk%20g%3F%3Fn%20075.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Buradayım, Macaristan'da. Ucakla uzun bir süre deniz üzerinden uçtuk. Ege denizi olduğunu düşünmüştük ama sonradan öğrendiğimize göre Karadeniz üzerinden gelmişiz. Uçağımız Rolls Royce motoru kullanan bir Fokker70'ti yani otobüsten yapılmış gibi gözüküyordu. Uçak içinde teknolojiden eser yoktu. İlk uçak yolculuğum olmasına rağmen hiç korkmadım hatta zevk aldım ama hayatta pilot olmam.&lt;br /&gt;Ferihegy havaalanına ulaştık. Pasaport işlemlerinden sonra bavulumuzu aldık ve dışarı çıktık. Havaalanında euroları forinte çevirmek gerekiyormuş ve biz bunu unuttuk. Sonuçta avrupa dedik ve euronun geçeceğini düşündük. Bizi bir taksi şoförü karşıladı ve yeteri kadar ingilizce biliyordu. Uzun bir yolculuktan sonra bizi yurdumuzun önüne bıraktı. İngilizce bilmeyen bir kadının yardımıyla yurt kaydımızı yaptık. Odamıza yerleştikten sonra acıktığımızı düşündük. Bulduğumuz ilk bakkalda euro gösterdik ve "No, no, no!" şeklinde bir kafa sallaması hareketi ile karşılaştık. Tesco adında büyük bir market vardı, oradan bir şeyler alabileceğimizi düşündük ve bilinmeyene doğru yürümeye başladık. Tesco'nun yerini bilmiyorduk ama o gün doğru yönde yürümüşüz. Sadece yolun yarısına kadar gitmişiz. Yurda geri geldiğimizde bizim üniversiteden gelen kızlar oradaydı. Bir tanesi bize Gyors ısmarladı. Gyors macarcada  "acele" demek yani fast-food gibi bir şey. Bildiğiniz döner ama yaprak değil, küçük parçacıklar halinde. Tavuk seçeneği vardı. Büfede ki adam suriyeli çıktı ve çok az türkçe biliyordu.&lt;br /&gt;Karnımız doyduktan sonra kızlarla muhabbete başladık. Anlattıklarına göre 23 erasmus öğrencisinden 11'i türkmüş yani macarcası török. Ayrıca burada török lokantası çok var. İşletenler de türk tabi. Bir sürü türk olunca ve török lokantısına gidince, insan macaristanda olduğunu unutabiliyor.&lt;br /&gt;İlk yerleştiğimizde yurtta fazla bir şey yapmadan yeni yurdumuza taşındık. Beş ay boyunca kalacağımız yurdumuza. Uzunca bir süre internet için bekledik. Aslında internet hala gelmedi ama bu yazıyı internet geldiğinde yollayacağımdan internet gelmiş gibi davranıyorum.&lt;br /&gt;Yeni yurdumuz harika. Türkiyede bu kadar iyi bir yurt olabileceğini düşünmüyorum. Odamızda banyo, tuvalet ve mutfak var. İkinci gece bir arkadaşın odasına yarasa girdi. Fotoğraflarını gösteririm. Bir süre odanın içinde tur attıktan sonra pencereden geri çıktı.&lt;br /&gt;Derslere geçelim bari değil mi? Hocalarla konuşup ders saatlerini ayarlıyoruz. Hocalarla konuşabilmemiz için onların bize zaman ayırması gerekiyor. Bu yüzden her gün kordinartörümüzün odasına gidip soruyoruz "Bir haber var mı?" diye. Şimdilik bir dersimizin kasımda başlayacağını biliyoruz. Bir dersimiz iki haftada bitti. Bir ders alıyoruz. Bir tanesi de haftaya başlayacak galiba. Ayrıca haftada 2 saat macarca var. Kısaca şu anda haftalık ders saatimiz 4, sadece dört.&lt;br /&gt;Ders işlemiyorlar, sürekli partilere gidiyorlar peki bunlar nasıl bizden daha ileride? Bu mu yani? Adamlar sürekli rahat. Aklıma geldi, zamlar yüzünden olaylar çıkmış galiba. Biz olayın tam içindeydik aslında. Sesleri duyabiliyorduk. Sadece geçtik ve trene bindik. Sonra ki gün Budapeşteye gittiğimizde hiç bir olay yoktu. Sürekli budapeşteye gidiyoruz, burası aynı köy gibi ama şehir.&lt;br /&gt;Asıl olayı unuttum. Bunlar 10 yıl kadar önce komünistmiş. O nedenle evler müstakil ve tek katlı. Herkes eşit bir bakıma. Merkezde büyük apartmanlar görebiliyorsunuz ama 1980 yılından öncesine benziyor. Çok eski binalar. İstanbulda da benzerlerini görmüştüm. Komünizimde ulaşım esas olduğundan her yere ray döşemişler. O zamanlar ulaşım bedavaymış. Şimdi sadece yaşlılara bedava. Onlar da sürekli dolaşıyormuş.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Resimler için de iki adres vereyim:&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.tabblo.com/studio/stories/view/120068/"&gt;Birincisi&lt;/a&gt; ve &lt;a href="http://www.tabblo.com/studio/stories/view/120297/"&gt;İkincisi&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kendinize çok iyi bakın. Siteye bir şeyler yazın.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-116113125550988559?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/116113125550988559/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=116113125550988559&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/116113125550988559'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/116113125550988559'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/10/macaristan.html' title='Macaristan'/><author><name>Olcay Bayram</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12314886734351727517</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-116062875064792616</id><published>2006-10-12T07:47:00.000+03:00</published><updated>2007-08-30T14:40:32.515+03:00</updated><title type='text'>uyumaktan önemli işlerim war</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Düşündüm düşümden ayrı kaldım! Gece gece aklıma gelen lakırdı... Düşünüp düşünden ayrı kalmak... Ne kadar kulağa hoş gelen buna rağmen ne kadar soğuk bir laf! Söyledikçe, tekrarladıkça bir şeylerden sıyrılıyor gibi insan. Her söylediğimde bir anı, bir yaşanmışlık, bir değerli anekdot, bir insan daha eksiliyor sanki düşüncelerimden. Saçma sapan bir şey den bahsediyor olabilirim, ama korktum gecenin su saatinde su laftan, seviyorum ama korkuyorum da.&lt;br /&gt;Aklımda yazıya dökülmeyi bekleyen sözcükler zıplayıp beynimi kemirip duruyordu saatlerdir ve hatta beni yatağımdan kaldıran, olduğum yerde huzursuzlaşmamı sağlayan yine bu sözcüklerdi, ama şu an hepsini bir araya getirip   anlamlı bir yazı çıkaramayacağımı anladım. Çok acı çünkü uyuyamayacağımdan eminim. Berbat bir yazı için de uykusuz kalmak çok da istediğim bir şey değil. Aslında tema yine aynı -günün her saati hep aynı düşünceler; insan ilişkileri yada daha dürüst bir tabirle insanlarla çarpık ilişkiler kuran ben ve ilişki kurmaya çalıştığım kuramadığım, bu nedenle yok öle bir şey  dediğim kimilerine göre kutsal  olan o şey.&lt;br /&gt;Bir gün bunları bırakıp  güzel şeylerden de bahsedeceğim, Ataol Behramoğlu'nun hani Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şey Var  adlı şiiri varya, işte onun gibi yada Can Dündar' ın sevgi dolu bir yazısı gibi yahut Nazım'ın   yazdığı&lt;br /&gt;__Yaşamak şakaya gelmez,  büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın,&lt;br /&gt;bir sincap gibi mesela, &lt;br /&gt;yani, yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden, &lt;br /&gt;yani bütün işin gücün yaşamak olacak__&lt;br /&gt;bu mısra gibi güzel, hayata ciddi bir hava katan, umut dolu bir yazı yazacağım bir gün... Kendimi hazır hissettiğimde! Ama put gibi beklememeliyim o günü; hazır olmak için çaba vermeliyim; saplandığım düşüncelerden sıyrılmaya çalışarak, aynı anda yaptığım monolog sayısını minimuma süresini ise maksimuma çıkararak, daha stabil düşünmeyi öğrenmeye çalışarak, bu gibi şeylerle işte.&lt;br /&gt;Artık insanları dinleyemediğim bir dönemdeyim! Bunu fark ettiğimde dünyam başıma yıkıldı, yaşlandığını birden bire fark eden biri gibi? Bunu sana söylemiştim! Biraz önce bundan bahsettim! Beni dinlemedin mi? Seninle bunu konuşmuştuk. Ne dediğini hatırladın mı? gibi sözler sıklaştı hatta her saat başı böyle bir söz duyar oldum. Kendimden nefret etmeye başladım? Bir şey anlatırken dinlediğimi düşünüp, aslında dinlememişim diyorum, dinlemeyi unuttum.&lt;br /&gt;İşte bahsettiğim konularda bir şeyler yazabilmek için önce eski güzel günlere dönmem, önce dinlemeyi hatırlamam, duymayı bırakıp dinlemem, en az etrafımdaki insanlar kadar baktığımı görmem; ayrıntıları, hayatın kıvrımlarını, ufak tefek sancılarını, minik günlük mucizelerini fark etmem gerekiyor. 3-4 yıl önce sahip olduğum, fakat artık beynimin uyuşmuş köşelerinde terk edilmiş olarak bulduğum bu insanı insan yapan duygu düşünce ve yeteneklere kendimi tekrar açmam, onları  bıraktığım yerlerden alıp onarıp kullanıma sokmam gerekiyor. Kolay görünüyor belki ama değil -hatta bence kolay da görünmemesi gereken bir şey.&lt;br /&gt;Tekrar insan olmak gibi bir şey bu. Bunu yapmazsam günden güne artan yas tutmalarım, güvensiz bakışlarım, hayattan korkuşlarım, kendimden uzaklaşmalarım, asice büyüyen bir çocuk gibi görüp kendimi, ellerimi tutmaya korkmalarım yaşamın gizeminin güzelliğinin önüne geçmeye beni ondan mahrum bırakmaya devam edecek, bu arzuladığım son şey.&lt;br /&gt;Bu gece yine her zamanki polemiklerimi yaparken kendimle bunları düşüneceğim aklıma gelmemişti. Kendime bu yazıya dökemediğim daha birçok şeyi itiraf ettim... Belki bundan sonrası hayatımın, daha umut verici olacak! Belki de ben hiç bir şey başaramayacağım ve bunlar bu yazıda kalacak. Öyle olmamasını umuyorum. İşte şu saatte yatağımda huzursuzca dönmemi, uyuyamamamı, klavye başına geçmemi, bunları düşünmemi isteyen, belki de beni seven birileri vardır. Belki bu sadece benimdir ama çok daha rahatlatıcı olanı belki de -kendimi kandırmak bile olsa bu -  bunu isteyen başka birisinin olmasıdır. Kim bilir...&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-116062875064792616?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/116062875064792616/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=116062875064792616&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/116062875064792616'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/116062875064792616'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/10/uyumaktan-nemli-ilerim-war.html' title='uyumaktan önemli işlerim war'/><author><name>alew</name><uri>http://www.blogger.com/profile/09693669266052104436</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115774281657596443</id><published>2006-09-08T21:40:00.000+03:00</published><updated>2006-09-08T22:53:14.356+03:00</updated><title type='text'>İstanbul'dan ayrılmak...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;...insan büyüdüğü şehirle bütünleşirmiş derler,peki ya şehir onunla olmak istemiyorsa?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Yaradılışı gereği sosyal bir varlık olan insanoğlu çevresine tamamen olmasa da bağımlı yaşar ve nedense hep bu gerçeği göz ardı etmek ister.Doğup büyüdüğümüz evden; aileden başlayıp ilkokul,lise ve üniversiteye yani kısaca öğrenim hayatına kadar gittiğimizde hayatta belirli radikal kararlarda izi olan insanlar -kimbilir belki dostlar belki de yitirilmiş aşklar-  görürüz.Bu insanların hepsi olmasa da büyük çoğunluğu aynı ŞEHİR de yaşadığı için aslında koskoca bir şehir duruyordur karşımızda açıkça.Aynı trafiği,sosyal karmaşayı,toplumsal sorunları sırtlamış bir güruhuzdur sadece.Şehir bizi içine çeker gitgide;çünkü tüm duyguları yaşadığımız yer bu sınırlar içerisindedir: arkadaşlıklar,dostlar,aşklar,ihanetler,mutluluklar,öfke nöbetleri,sevinç gözyaşları ve bazen de sadece yalnız olmayı  istemek...Bedenin olmasa da ruhun bir yerinde kendine yer etmiştir bu şehir...işte benim bir parçam olan bu şehir Türkiye'nin metropolü İSTANBUL...Ama yakında vedalaşacağız gibi geliyor bana...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Bazı anlar vardır ya yaşamayı sevdiren,yer ve zaman kavramının yitirilmesini sağlıyan,"hiç bitmese keşke..." diye haykırdığımız...işte o zaman bu koskoca şehirde küçük bir ışık parlar,kalbin coşkusudur bu...Bazen de bitmesi için yalvarılan,kadere isyen ettiren,insanı bir anda küçük bir çocuk kadar savunmasız hale getiren anlar olur hayatta; işte o zaman bu şehire bir hüzün çöker diye bekleriz,ama öyle olmaz bir yerlerde hala bir kalbin parıltısı gözünü kamaştırıyordur insanların,birileri tekrar tekrar mutlu olduklarını haykırıyordur.Doğup büyüdüğün yer böyledir işte, asla seninle paylaşmaz duygularını.En çaresiz anında da sırt çevirir...yolu gösterir, "çek git" artık der...çekip gitmekten başka çare yoktur...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet işte şehrimle son konuşmayı yapmaya çok yakın olabilirim...benden çok şey aldı bu koca şehir,ama bir hayat tecrübesi de kazandırdı.Tek bir cevap vermem gerek bana yakınlarım tarafından sorulan o soruya:  "arkamdan bıraktıklarım zaten benden kopan şeyler, geri kalanlar ise zaten benim yaşayan tek dayanaklarım, bir birey gidecek bu şehirden belki ama her saat başı onlarca yeni kalp atmaya başlıyor burada."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavuz "nick yok bu sefer sadece gerçekliklerim ve ben" EĞİLLİ&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115774281657596443?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115774281657596443/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115774281657596443&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115774281657596443'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115774281657596443'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/09/istanbuldan-ayrlmak.html' title='İstanbul&apos;dan ayrılmak...'/><author><name>HoRuS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08793741572454118257</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115686683461033059</id><published>2006-08-29T18:45:00.000+03:00</published><updated>2006-08-29T20:39:54.726+03:00</updated><title type='text'>Alaka-ül Words 6</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Zeytinyağlı yiyemem ammaan, nasıldı lan devamı? Ooo merhabalar okurist insan, hava çok sıcak di mi? Tamam, yazın ayrı bir konsepti vardır da bu kadar da olmaz ki, böyle de yatılmaz ki diye bir Orhan Veli şiiri vardı sanki dememle, yukarıdan teyzenin "küçüüüüük" diye bağırması bir oldu. Önce üstüme alınmasam da ısrar edince "teyzee, ben büyüdüm" dedim. "İyi de buradan karınca kadar gözüküyorsun" diyince olayın esrarını çözdüm.&lt;br /&gt;  Isınamadım lan bir türlü erişte yemeğine. Sanki içinden ablamın ileride evleneceği adam çıkacakmış gibime geliyor. Ben de ona "merhaba erişte, hamdolsun erişte" diyecekmişim sanki. Gerçi ablamın evleneceği yok ya. neyse, er işte bir hayır vardır.&lt;br /&gt;  Lan duydum da inanmadım, denedim oldu. İsmail yk'nın "bomba bomba" şarkısını tersten dinleyince şöyle diyo: "Ay lov zeytin, ay lov zeytin". Çok şaşırdım.&lt;br /&gt;  Sarhoş olmamak lazım harbiden. Olunca çiftetelli oynamaya başlamışız arkadaşla. Bir süre sonra arkadaş "düzgün oyna, elime bakma" diyince "yer değiştirelim lan o zaman" dedim, o da "denizden babam çıksa yerim değişmez" dedi.&lt;br /&gt;  Buldum lan; zeytinyağlı yiyemem ammaannn, asta la vista diyemem ammaannn.&lt;br /&gt;Saygılarımınan...&lt;br /&gt;                                                                                        Doğa "Perapolente" Genç&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115686683461033059?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115686683461033059/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115686683461033059&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115686683461033059'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115686683461033059'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/08/alaka-l-words-6.html' title='Alaka-ül Words 6'/><author><name>Polente</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14554357442839159501</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/_dLwcTVrGrKo/Sbleihf62PI/AAAAAAAAABA/EX_WbzrGY8M/S220/2152338163_a5d674eb11_b.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115675729720978373</id><published>2006-08-28T12:15:00.000+03:00</published><updated>2006-08-28T12:28:31.356+03:00</updated><title type='text'>Magnum</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/1600/vis_heromagnumclassic.gif"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/320/vis_heromagnumclassic.png" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;                    Bir iki üç dört tamam. Yedim ulan yedim. Dün gece hayatımda ilk kez Magnum yedim. Daha önce bir çok defa Magnum almak için gitmeme rağmen hep Cornetto alıyordum. Bu sefer ilk kez Magnum aldım. Harbiden güzelmiş. Cornetto'nun bütün çeşitlerini denemişimdir ama böyle bir tat hatırlamıyorum. Küçükken Max alırdım elime akardı, sinir olurdum. Sonra külah teknolojisine ilgi duydum. Çubuklu dondurmalardan uzak durmaya başladım. Zaten küçük bir bademcik sorunum var. Ama Magnum harbiden iyimiş.&lt;br /&gt;                  İşin ilginç yanı ilk kez aldığım Magnum'da bir de bedava çıkması oldu. Bunları sizinle paylaşmak istedim. Bisiklet kullanmayı öğrendikten sonra dediğim gibi "Bende artık sizlerden biriyim."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash"  src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowScriptAccess="always" width="180px" height="23px"  bgcolor="#000000"  id="radioblog_player_0"  FlashVars="id=0&amp;status=maximize&amp;filepath=http://denys.leger.club.fr/radio/films_seriestv/sounds/Magnum.rbs&amp;colors=body:#000000;border:#BBBBBB;button:#999999;player_text:#999999;playlist_text:#999999;"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115675729720978373?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115675729720978373/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115675729720978373&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115675729720978373'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115675729720978373'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/08/magnum.html' title='Magnum'/><author><name>Olcay Bayram</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12314886734351727517</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115670684963077686</id><published>2006-08-27T21:33:00.000+03:00</published><updated>2006-08-28T11:58:40.766+03:00</updated><title type='text'>bir şehir hakkında ilk izlenim</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6491/2787/1600/normal_43650503_Antakya8133.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left;" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6491/2787/320/normal_43650503_Antakya8133.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hiç istemediğim halde perşembe sabahı hataya gitmek zorunda kaldım.Kapıdan çıkarken anneme somurtuyordum ama elden birşey gelmiyordu yazılmış bir kere kaderime.Artık otoban araba ve tabela görmekten gerçekten sıkıldım neden hala ışınlanmayı bulamadılar ki?(hatay da hava alanı yok ama inşaatı başlamış.)Adana'dan sonra iskenderun vardı.Hataya giden yol iskenderunun arkasında kalan dağadan dewam ediyor ve iskenderun kuş bakışı eşsiz deniz manzarasıyla harika görünüyodu.Yol boyunca deniz bir görnüp bir saklanıyordu.İskenderundan sonra yaylası olan belen i geçiyorsunuz ve hataya yaklaştıkça dağlara tırmanıyorsunuz.Dağlara tırmandıkça hava soğuyor ve sislerin içine giriyorsunuz taki artık amip ovasına inmeyene başlayana kadar.Uçsuz bucaksız düzlüklere doğru dağlardan inmeye başlıyorsunuz ve harika manzara size eşlik ediyor.Eğer bizim gittiğimiz gün sis olmasa suriye dağlarını da görebileceğimi söylediler.Aslında görüpte ne yapabilirim yani, bildiğimiz dağ işte ama bize ağit değil ya işte ilgi çekiyor.Hataya ilk girdiğimizde gördüğüm bir tabelayla birazcık şaşırdım.Mustafa Kemal üniverstesine giden yönü işaret ediyordu ve ben hatayda üniversite olduğunu bilmiyordum.(ewet tamam bu biraz cahilliğe giriyor kabul).Misafir olduğum eve gittikten sonra biraz dinlendik ve akşam yemeğe çıktık.Yediğim yemek adana kebap oldu.Başka bir tadı hemen denemek istemiyordum ve gerçekten de kebabı orada da güzel yapıyorlar.Cüküs die tabir ettiğim bir caddesi var ve tüm cüküs mağzalar,lokantalar,cafeler orda sıralanmış.O caddenin bitiminde,asi nehrini geçtikten sonra şehrin merkezine geliyorsunuz ve mısır çarşısını andıran bir mağzalar  zinciri görütüsüyle karşı karşıya kalıyorsunuz.Heryerde künefeciler ve elektronik alet satan dükkanlar var.Halep'e pasaportsuz turistik geziler varmış.Sanırım bu gezilerden halk bayağı bir eşyayı türkiyeye getirip pazarlıyor.Etrafta dikkatimi çeken okadar çok şey vardı ki!Mesela 5 arabadan 3 ü mercedes,bazı arabaların plakaları arapça,neredeyse herkes arapça biliyor ve konuşuyor gibi gibi şeyler.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;2.gün Harbiye'ye gittik.Harbiye şehrin dışında bir ilçesi.Orada harika bir doğa ve manzara var,tüm eylence mekanları ve oteler de orada neredeyse.Şelalelerin içinde lokantalar var hatta suyun içindeki masalara oturup hatayın harika yemeklerinden yiyebiliyorsunuz.Akşam hava kararınca Harbiye gerçekten çok kalabalıklaştı ve akın akın da araba gelmeye devam ediyordu.Yani ben hataya giderken çok önyargılıymışım,okadar farklı ve ilginç adetleri varki ve gerçekten çok sahipleniciler.Arabayı durdurup bir adama adres sorduk mesela ve gideceğimiz yeri bize tarif etti  hatta bir mekan söyledi bizde gittik.Gittiğimiz mekanda bizi kapıda karşıladılar hata telefon edilip bizim gideceğimiz haber verilmiş ve biz gidene kadar da hizmette kusur olmadı gerçekten çok ilginçti herkes çok sıcak ve çok iyiydi.Bence türkiyede gezilip görülecek daha çok ilginç ve güsel yerler,tanışılacak çok insan var.&lt;br /&gt;fulyy'önyargıdan öldü'guler&lt;/div&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash"  src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowScriptAccess="always" width="180px" height="23px"  bgcolor="#000000"  id="radioblog_player_0"  FlashVars="id=0&amp;status=maximize&amp;filepath=http://www.ilsitodeikassandra.it/splinder/radio.blog/sounds/Gogol Bordello - Start Wearing Purple.rbs&amp;colors=body:#000000;border:#BBBBBB;button:#999999;player_text:#999999;playlist_text:#999999;"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115670684963077686?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115670684963077686/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115670684963077686&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115670684963077686'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115670684963077686'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/08/bir-ehir-hakknda-ilk-izlenim.html' title='bir şehir hakkında ilk izlenim'/><author><name>fulyy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01604989794479865553</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115641312958104545</id><published>2006-08-24T12:46:00.001+03:00</published><updated>2009-01-21T22:18:47.169+02:00</updated><title type='text'>ATATÜRKÇÜ OLMAK!!!!!</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Atatürkçü olmak demek onu anlamak, geçmişe bakıp günümüz için ders almak demektir. Atatürkçü olmak demek onun fikirlerini öğrenmek, özümsemek, söylediklerini tartışabilecek kadar açık yürekli olmaktır. Atatürkçü olmak demek vatanını, insanını, kendisini sevmek demektir. Atatürkçü olmak demek ileri gitmek, devrimin ışığını yüreğinde hissetmek demektir! Türk genci yalnızca gerçekleri görmek, okumak, anlamak zorundadır. Çalışmayı ilke, aydınlığı hedef edinmek zorundadır ve tüm bunları başarabilmek için kendisine örnek olan, yaşamıyla ve sözleriyle bir rehber niteliğindeki Ata'sından faydalanmalıdır.Atatürkçü olmalıyız. Ama Atatürk'ü gerçekten tanıyarak.Onun fikirlerini öğrenerek ve yorumlayarak. Ancak o zaman gerçekleri fark eder, yerinde saymanın geri gitmekten başka bir şey olmadığını anlar ve &lt;span style="font-size:180%;"&gt;Atatürk'ü bazılarının neden anlamak istemediğini kavrarız&lt;/span&gt;!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115641312958104545?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115641312958104545/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115641312958104545&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115641312958104545'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115641312958104545'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/08/atatrk-olmak.html' title='ATATÜRKÇÜ OLMAK!!!!!'/><author><name>kardelen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17319305813987003531</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115634150448982845</id><published>2006-08-23T16:48:00.000+03:00</published><updated>2006-08-23T18:32:02.050+03:00</updated><title type='text'>...lanetli gün...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;...tam 2 aydır aralıksız çabalıyorum...sorunların büyük çoğunluğu halloldu hallolucak derken 23 ağustos çarşamba günü yıkıldı yine herşey...sınavdan eli boş sonuçla dönen yakın bir arkadaşımın gözyaşlarıyla başladı talihsizlikler zinciri, sonra art arda sorunlar geldi kulağıma ve tam çabalarımı sonuçlandıracakken ortaya 2 adet sorun daha çıktı,yıkıldım... dayanacak gücüm yok,sanki artık uzatmaları oynuyorum,pilim tükenmek üzere,daha fazla benzetme yapmıycam sıkıldım... ben kim miyim?  kalitesiz eğitim nedeniyle kültürel birikimleri 0(sıfır) a yakın insanlar arasında zaman geçirdikten sonra yazmayı çok özleyen biriyim sadece... son çabamın sonucunda elde edeceğim başarının sevincini burada paylaşmak üzere...yani umarım...görüşürüz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt; bir nevi anonim&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115634150448982845?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115634150448982845/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115634150448982845&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115634150448982845'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115634150448982845'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/08/lanetli-gn.html' title='...lanetli gün...'/><author><name>HoRuS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08793741572454118257</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115627978619656982</id><published>2006-08-22T23:49:00.000+03:00</published><updated>2006-08-23T00:36:34.453+03:00</updated><title type='text'>Yarın...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/1600/sleep.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/320/sleep.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Küçükken bi reklam vardı."Yatcaz kalkcaz yatcaz kalkcaz babam geri gelicek" gibilerinden.Ve o kadar da şirin söylenmiş bir sözcüktü ki, hemen bir tebessüm kazıyodu suratına insanın.Öyle şirin bişeye gülmemek için insanlıktan çıkmak lazımmış gibi geliyodu.Şimdi düşünüyorum da nasıl da masumane bi yalanmış böle bişeyin olması.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;İlk önce arkadaşlarımızla yaz geceleri sabahlama fantazisi yapardık.İlkin herkez 4 dedin mi sızardı.Sonra ille de güneş doğduktan sonra uyuycaz demeye başladık.Onun için uykumuzu kaçırsın diye korku filmi izlemeye başladık bi sürü.Bu seferde hiç uyuyamadık aylar boyu rahat rahat.Sonra alıştık artık.Kimin annesi babası tatildeyse o insanın evinde toplaşılır.Monopoly ler scrabble lar,çin çayları, espressolar, şişe çevirmeceler, arasıra açılan cine 5, ve sürekli abi ben çok sıkıştım yaa deyip tuvalete kaçan abazanlar....falan filan.Sonuçta gece nin de zevkli olduğunun farkına vardık.Hele de kalabalıksa etraf eğlenceliyse.Gülücükler varsa.Muhabbet gıcırsa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra...Lise başladı.Hadi gene ilk yıllarda gece o kadar da antipatik değil di.Ama özellikle de lise 3 de.Gece garip bir saygı aldı insanın gözünde.Ona sığınırdık.Ona ağlardık.Ona anlattık her bişeyimizi.Sevdalarımızı.Hayallerimizi.Öss den aslında ne kadar nefret ettiğimizi.Günlük çözülmesi gereken soru miktarı bittikten sonra hele de diziler falan da bitmişse.ya da icq da kimse kalmamışsa konuşacak,yatağa usulca girilir,yorgan omuzlara kadar bir kalkan gibi çekilr.lambalar söndürülür.Ama uyunamaz.Neler geçer o beyinden.Bütün dersane hocalarının geliştirilmesi lazım gelen bir kas muamelesi yaptığı o sinir topundan...Kimse bilemez...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra üniversite...Artık uyumak gereksiz bi iş oldu.Çalışmak lazımdı.Benim için çalışmak çizmek fiilinde vücut buldu.Sonrasında gene çizmek...sonra gene çizmek...arada bir kahve içmek...çok kahve içmekten motoru şanzumanı dağıtmak...Güneşin doğuşuna bu kadar sık tanık olmak.Çocukken sabahladığımızda hadi gelin hep beraber izleyelim mesud olalım diye heyecanla beklediğimiz şey artık offf sabah mı oldu abi nasıl yetiştiricem diye gelmesini hiç beklemediğimiz bişey oldu.Yarın öldü.Yarın diye bişey kalmadı.yatıp kalkmak yatıp kalkmak.Aslında yaptığımız şey buydu.Sabahkadıktan sonra biraz uyuyim bari dersiniz.Yatar bi kaç saat uyursunuz.Eeee...Noldu?Yarın mı oldu?Hayır.Sadece yatıp kalktınız...Ama gece saat 10 da falan yatıp ta sabah 8 de kalktığınız da yarın oluyor.Bunu görüyorsunuz.Yatakta gerinirken bugün için olan planlarınız aklınıza geliyor.Dün akşam yarın şunları şunları yapıcam diye düşünürken sabah kalktığınızda bugün bunları bunları yapıcam oluyor.Yarın oluyor.Ama sabahı gördükten sonra uyumak mı?Yarını öldürüyor.Bi kere buna tanıklık ettikten sonra da bi daha yarın olduğuna inanmıyorsunuz.Tıpkı büyü ile çalıştığını sandığınız bi oyuncağın içini açıp bakmak gibi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Masumiyetten böyle uzaklaşınca insan yapay masumiyetler arıyor.Kendisine bir yarın yaratmak istiyor.Banyo da yüzdürdüğü plastik gemilerin nasıl yüzdüğünü formüllerine kadar bilirken, öpüştüğü kızın kendisinde yarattığı heyecanın aslında bilmemne hormonunun fazla salgılanması olduğunun farkındayken, ya da tasarladığı binaların öle şaheser biçiminde olmasının böle bi ülke de biraz zorrrrr olduğunu bilen bir çocuk nasıl artık kandil gecesi edilen duaların hepsinin kabul olduğuna inanabilir ki?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte bu yüzden masumiyeti kendisi yaratıyor insan.Napıp edip bir şeyler buluyor kendisine büyülü gelen.Sevgilisine methiyeler dizip onun peri olduğuna inanmak istiyor.Kendi çabalarıyla hala hayattayım diyebilmek için hep bir kaçış için de bulunuyor.Sanat kaçıştır a geldi bu yazının sonu.Gerçi ben pek böle düşünmüorum.Daha doğrusu düşünmek istemiyorum.Sanatın insanların o küçük egolarının sıkıştığı yerde işediği bir pisuvar olmasını istemiyorum.O daha büyük bişey.O bizim yarattığımız yarının ta kendisi.Sihiri çözülemeyen bir uzaktan kumandalı araba.O hala ilk öpücük&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dünyayı güzellik kurtaracak...&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash"  src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowScriptAccess="always" width="180px" height="23px"  bgcolor="#000000"  id="radioblog_player_0"  FlashVars="id=0&amp;status=maximize&amp;filepath=http://fdmplaylist.free.fr/pop_rock/radio.blog/sounds/468-Savatage - All that I Bleed (acoustic piano version).rbs&amp;colors=body:#000000;border:#BBBBBB;button:#999999;player_text:#999999;playlist_text:#999999;"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115627978619656982?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115627978619656982/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115627978619656982&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115627978619656982'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115627978619656982'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/08/yarn.html' title='Yarın...'/><author><name>Keçi Pan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02351099166780172795</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115597869352758598</id><published>2006-08-19T11:45:00.000+03:00</published><updated>2006-08-19T12:17:40.060+03:00</updated><title type='text'>Fikrinden geceler yatabilmirem</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://universalantropologia.org/mision_organizacion/mision.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 320px;" src="http://universalantropologia.org/mision_organizacion/mision.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Aslında çok güzel edebi bir eser çıkaracaktım ama sonra canım sıkıldı, sıkmayayım insanları dedim. Son zamanlarda çok fazla minibüse binmeye başladığımdan, bir çok anım oldu. Bir çok lafı düşünceme göre ikiye tekabül ediyor. Aklıma geldikçe gülüyorum yani böyle sırıtmak falan değil, deli gibi yolun ortasında gülebiliyorum. Gülmemi sağlayan olay şu:&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Para öptürme numarası: Minibüste ortalarda bir yere oturacaksınız. Sonra elinizde ki bozuk parayı önünüzde ki insanın gözüne sokarcasına uzatacaksınız. O sırada hafifçe omzuna dokunun ve sürpriz. Ani bir kafa çevirme hareketinden sonra kurbanınız elinizde ki bozuk parayı öpüyor olacak.&lt;br /&gt;&lt;/blockquote&gt;Buna çok yakın bir olayı yaşadım ama yeterli değildi. Cesaretsiz bir insanın bunu denemeye korkması ve deli gibi aklına getirip gülmesi de ayrı bir olay tabi. Geçelim ikinci olaya:&lt;br /&gt;&lt;blockquote&gt;Aynalara küsmek: Bu olay daha korkunç. Minibüsün yanında sehir halinde olan aracın camından dışarı bir kafa sağ tarafta ki dikiz aynasına doğru uzanıyor. O da nesi? Adam dişlerini çıkarmış, suratını korkunç bir ifade katmış ve aynaya bakıyor. Ben de şaşkın bir ifade ile adamı izliyorum. Sonra beni fark etti ve gözlerini kısarak kızgın surat şekline geçti. Bende bunu fark ettim ve "Ehehe kendini embesil haline sokarken seni görmedim, sürekli sırıtan delinin tekiyim ben." ifadesini yüzüme yerleştirerek hafifçe sırıttım.&lt;br /&gt;&lt;/blockquote&gt;O değilde aşağıda ki yazıya yorumlar çok dini iç erikli olmuş. Bu nedenle aklıma Kuran okuyan minibüs geldi. Sabah minibüse bindim. Henüz yeni uyanmışım hatta uyanamamışım. Minibüse bir girdim, biri Kuran okuyor. Şoförün yanında ak sakallı bi amca var. "Acaba o mu okuyor?" dedim. Etrafa attığım bir kaç temkinli bakıştan sonra sesin teyipten geldiğini anladım. İlahi de değildi resmen Kuran okuyordu. Bir huşu içinde gittim iş yerine. Bunu ayda ezan sesi duyan Neil Armstrong gibi anlatmam garip bir benzerlik. Kendinize iyi bakın, sağlıcakla kalın. Dur bakayım yazının sonuna Yusuf İslam koyabilcem mi?&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash"  src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowScriptAccess="always" width="180px" height="23px"  bgcolor="#000000"  id="radioblog_player_0"  FlashVars="id=0&amp;status=maximize&amp;filepath=http://www.aloustad.com/radio.blog/radio.blog/sounds/Yusuf islam-TalaaAlBadraAlayna - Naat.mp3.rbs&amp;colors=body:#000000;border:#BBBBBB;button:#999999;player_text:#999999;playlist_text:#999999;"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115597869352758598?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115597869352758598/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115597869352758598&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115597869352758598'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115597869352758598'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/08/fikrinden-geceler-yatabilmirem.html' title='Fikrinden geceler yatabilmirem'/><author><name>Olcay Bayram</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12314886734351727517</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115584992915915995</id><published>2006-08-18T00:02:00.000+03:00</published><updated>2006-08-18T00:33:05.526+03:00</updated><title type='text'>TAKILANZİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİ</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Doğanla konuşmaktan yazmadım gitti yazıyı.Hatta ne yazcaktım ben?EE kayış nekar  sağlam olsa da kopuyor bir yerde.Dün böyle bizm evde toplanmışız yaz okulunun son günlerinde veda toplantısı yapıyoruz.Herkeşler ayrılıcaz falan die işte üzülüyoruz ama sonra gecenin ilerleyen saatlerinde bir bakmışız yine dünyayı kurtarıyoruz.Siyasi içerikli sohbetler havada uçuşuyor başı çekenlerden biriyim.Ben pek siyasi tartışmalara konuşmalara girmem esasında siyaseti sevmediğimden değil aksine siyasete ilgimden.Bence siyaset öyle gürültüyle patırtıyla olacak iş değil yani ben buna inanıyorum.Eğer sen bu konuda boş boş hiç bir şey yapmadan bir üniversite öğrencisi olarak takılıyorsan...(üç nokta)Konuşmicaksın ozman.Ewet tartışmalar insana yeni görüşler katabilir ama onunda bir sınırı olunca sen kafanın dikine gidince hiç bir işe yaramıyor.&lt;br /&gt;-Her neyse bu konuyu fazla uzatmicam.Bunları konuştuktan sonra ben yeterin ulen die bağırdım ve bitirdim bu sohbeti.Sonra çocukluktan açıldı konu.Küçükken erkek çocuklarında parmak atma tabiriyle yapılan bir hareket varmış ve bu harekete neden ihtiyaç duyuyorlarsa çok sık yaparlarmış.Adı üstünde işte salak malak bi çocuk.&lt;br /&gt;ohaa saat 12 olmuş yarın sınaw war we ben hiç çalışmadım(yazamadığımdan değil salla)&lt;br /&gt;DEWAMI olabilir ...&lt;br /&gt;(aranjman ve düzenleme doğan:))&lt;br /&gt;fulyy'eksik'guler&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115584992915915995?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115584992915915995/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115584992915915995&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115584992915915995'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115584992915915995'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/08/takilanziiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii.html' title='TAKILANZİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİİ'/><author><name>fulyy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01604989794479865553</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115572401458645262</id><published>2006-08-16T12:52:00.000+03:00</published><updated>2006-08-16T21:02:13.716+03:00</updated><title type='text'>Staj ve Burun</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;yaw bu staj ne menem bişeymiş ne biçim şeymiş anlamadım.Bi türlü bitmek de bilmiyo.Daha bir ay var.Hay ben bu iki stajı birarada yaparım bişeycikler olmaz bana hem bölesi daha öğretici olur diyen aklımın çölde bırakıp helikoterle kutup ayısı tedarik edeyim e mi?Öğretici oldu orası öyle.Ama harbiden öğrettiği kötü şeyler ile iyi şeylerin oranı Türkiye nin kaymak tabakası ile işçi tabakasının oranından bile komik olur.Şeflerle konuşmak için boş bir an yakalamak gerekiyor.Boş bir an (harbiden de an) yakalayınca da en fazla "eheheh staj nasıl gidiyor bakalım delikanlı ehehehhe" diyaloğundan başka bişey öğrenemiyorum.Bende aradasırada (aslında her zaman) bagetimi kafama geçirip en iyi öğretmen hayattır diyerekten atıveriyorum kendimi sahaya.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/1600/sfenks.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/320/sfenks.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Orada işçiler mühendisler gcp(bildiğiniz kepçe, hani bu sarı olan inşaat makinalarından) operatörleri kalfalar falan böle club gibi bi yer.Müzik bile var.Vallaaa var yaaa.Hatta geçen yaz mıydı neydi bi tane satisfaction (satışfekşın) diye bişeyin klibi vardı.Ellerinde böle inşaat makinaları iş yapıyolarmış gibi bi izlenim veriolardı ama elleri işte gözleri haşnafişte gibi bişeydi.Aynı o müzik gibi bişey.Artık kendiliğinden oluyor gibi bişey heralde.Ama eminim ki bütün kalfaların bütün işçilerin hatta müh mim fakçıların bile hayali odur bu iş sahasında.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;Her neyse ama gene de güzel oluyor böle bi sıcakta çalışıp yorulup sonra da gün batarken sevdicaazının ellerini tutmak koca burnumla saçlarını koklamak.Bi de farkettim de kokuya karşı olan duyarlılığım daha da bi arttı galba bu zamanlarda.belki de okuduğum kitapla ilgili bişeydir."Parfümün Dansı" diye bir kitap okudum.Kitap çok eğlenceli bi kurguyla yazılmı.Yazarın tarzı da bi roman yazmaktan daha çok ulan ne yazarım nasıl yazrım da eğlenceli olur komik olur okuyanın aklını alır gibi bişey.İnsanın duyu organlarından en çok koku alma duyusunun insan beynine hakim olduğunu savunan bir yapısı vardı.Yani diğer duyu organları hatıraları yalnızca hatırlatırken bir anda bi yerden gelen bir koku o kadar affallatabilrmiş ki insanı, o anıyı hatırlayamasanız bile onu gene yaşayabilrmişsiniz. Tıpkı mutfaktan gelen bir kokunun çoook önceden yaşadığınız bi anıyı hatırlaması gibi.Ya da bir ay sonra yeniden gidilen bir evin kokusunun gözlerinizi yaşartabilmesi gibi.Veya bir yastıktan aynı kokuyu alamamanın insanın canını yakması gibi.Veyahut bu acının, o kokunun kaynağına (sevgilinin mis kokulu saçları) burnunuzu kamışla daldırır gibi batırmanıza sebep olması gibi...Gerçekten de koku alma duyuma bundan sonra daha insaflı davranacağım.Ne de olsa körler burunlarıyla görürlermiş...Ya da ne demiş Gandalf amca..(tam hatırlayamıyorum da)  Teredütte kaldığın zaman burnuna güven (gibi bişeydi)...&lt;/div&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash"  src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowScriptAccess="always" width="180px" height="23px"  bgcolor="#000000"  id="radioblog_player_0"  FlashVars="id=0&amp;status=maximize&amp;filepath=http://www.cybertavern.net/speakeasy/radio.blog/sounds/Bela Fleck and the Flecktones - Scratch and Sniff.rbs&amp;colors=body:#000000;border:#BBBBBB;button:#999999;player_text:#999999;playlist_text:#999999;"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115572401458645262?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115572401458645262/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115572401458645262&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115572401458645262'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115572401458645262'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/08/staj-ve-burun.html' title='Staj ve Burun'/><author><name>Keçi Pan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02351099166780172795</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115549836562085563</id><published>2006-08-13T22:45:00.000+03:00</published><updated>2006-08-14T12:16:43.093+03:00</updated><title type='text'>ödümün insan dışkısına karıştığı anlar</title><content type='html'>En korktuğum dakikalar:&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;-Bugün akşam yürüyüşe çıktık ev arkadaşlarımla.3kız alık alık yürüyoruz böyle cadde kenarından.Muhabbete dalmışız hiç farkında değiliz bir araba yawaşça arkamızdan yaklaşmış gerzek bir bağırı incecik bir sesle kızlaaaaaaaar diye biz üçümüz hawada birbirimize önce sarıldık sonra yere indik beynimin bir an korkudan durduğunu hissettim caddede de bulunan herkeşler koptu bizim halimizi görünce.rezil olduk walla iyiki telewizyon şakası falan değil o halimizi gören...!&lt;br /&gt;-dün bi manyaklık yapalım dedik araba kiralayıp çeşmeye kaçtık.önce deeniz keyfi yaptık sonra gecelere...Şöför arkadaşın fazla içmesi yasak tabi ama hiç dayanabilir mi ortama.Bide öleesine gittiğimiz bir mekanda(Shayna Beach) miller ın partisi varmış power fm le beraber düzenledikleri.DJ Ravın varmış.Dedik bukadar şans olur!sonra neyse bizim şöför çaktı votkaları ayakta zor duruyor tutturdu ben sürcem arabayı die adam bide hız manyağı.Walla dua ederek bindik arabaya.en son bindiğimi hatırlıyorum ben bitkisel hayata girmişim çığlık çığlığa izmire geldik.&lt;br /&gt;Otobanda hıza bayılırım ama dün ohaa dedim benim canım çok tatlıymış.&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/1179/2290/1600/Biko_by_gunnmgally.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1179/2290/320/Biko_by_gunnmgally.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;-bir yaz okullar tatilken sanırım ben ozamanlar lise 2 ye falan gidiyorum adana da sialhlı bir manyakla karşı karşıya geldim.silahı bana doğrultmuştu.O zaman sanırım artık korku falanda değildi hissettiklerim kabullenmeye falan başlamıştım öleceğimi.Fulya dedim kızım işin bitti ölüceksin birazdan hiç kurtuluşun yok hayat sana buraya kadarmış annem şimdi nasıl üzülecek falan diye düşünmeye başladım.O ara nasıl olduda bayılmadım öyle ayakta kalakalmışım anlamadım.Nasıl adamdan kurtuldum o adama o halde nasıl bağırmışım hatırlamıyorum görenler anlattılar bana.Ben bu olaydan sonra 2 yıl kendime gelemedim korkudan sarılık olucaktım nerdeyse sanırım 15 kilo falan vermişimdir o olaydan sonra.Hiç bir şey yemiyordum ve herklesten korkuyordum.Hala bir yanımda vardır paranoyaklık.&lt;br /&gt;-abim her seferinde ben evde mutfaktan çıkarken tam köşeyi dönüyorum napıyon die bağrıyo ve ben herzaman zıplıyorum.Bir gün ölüp gitcem görücek şapşal!&lt;br /&gt;-erkek arkadaşımla ilk defa dışarı çıkıyorum üniversiteye geldiğim ilk yıl.Yürüyoruz böyle kordonda romantik olsun dedik akşam takılalım deniz kenarında.Hayvan gibi bir köpek(!o zaten bir hayvan)üzerimize doğru koşmaya başlamasın mı ben tabi kendimi en son erkek arkadaşımın kolları arasında buldum.Bir özür falan yanaklarım kızarmış o pis pis gülüyo bir ara zaten o köpeği onun oraya getirdiğinden falan şüphelendim.Acaba tesadüf değil miydi?diye sormaktan kendimi alamadım.:)&lt;br /&gt;-ewde tek kalıyorum böyle ben korkmam ayaklarına yatıyorum.annemler arayıp arkadaşına falan git yalnız kalma diyorlar(bu olay bu seneden).Ben yok yaa ne olucak kalırım diyorum sonra gece saat 11 oldu bilgisayar başında takılıyorum elektirikler gitmesin mi:O.Ben yusufçuk yusufçuk...Arıyorum evde elektirik gidince yanması gereken bir lamba olucak o yok çalışmamış bide allahım dedim ölsem daha iyi galiba.Hemen arkadaşımı aradım kurtar beni diye.Ogelene kadar be ölücem attım kendimi balkona giremiyorum içeri her eşya üstüme falan gelio.arkadaşım gelse duyamicam.sonra yan komşu biliomuş tek olduğumu balkondan seslendi fulyy gel istersen die ölee yok gelmim ayağı yapıyorum güldü ii hadi sokak kapısına gel beraber bekleyelim arkadaşını yaptı olur dedim hemen.sonra arkadaşım gelince ne korkucam yaaa alla alla yapıom da yemedi tabi kimse.&lt;br /&gt;-Geçenlerde eve bir arkadaşımı davet ettim.Akşam 9 gibi falan gelicek.ben bekliyorum bekliyorum gelen giden yok.saat 10 gbi bir msj geldi 10dk sonra ordayım diye.Ohh iiimmiişşş falan dedim.Arkadaşlarla evde oturuyoruz aradan 10dk geçmiş bizim evin yanından geçen sokaktan bir kaza sesi ama nasıl bir ses,dedik bomba falan patladı herıld.Sonra bir çığlık sesleri yardım edin koşun yetişin ölüyor diye,aman allahım ben koptum zaten dedim benim arkadaş falanda orda benim yüzümden öldü çocuk.Hemen telefonu aldım ambulans çağırdım bu arada kulaklarımı tıkıyorum o çığlıkları duymiiim diye ağlıyorum bir yandan.Aşşağı fırlamışım üstümde pijamalarım.İki araba çarpışmış 3. arbada çarpanlara vurunca bir araba şöförün üstüne devrilmiş yanında karısı ve çocukları da varmış.Bir yandan seviniyorrun bizmki değilmiş diye bir yandan kalbim duracak gibi bakamıyoyorum kazaya.&lt;br /&gt;fulyy'tısık tırsık'guler&lt;/div&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash"  src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowScriptAccess="always" width="180px" height="23px"  bgcolor="#000000"  id="radioblog_player_0"  FlashVars="id=0&amp;status=maximize&amp;filepath=http://eatman.free.fr/radio.blog/sounds/iron maiden - fear of the dark.rbs&amp;colors=body:#000000;border:#BBBBBB;button:#999999;player_text:#999999;playlist_text:#999999;"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115549836562085563?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115549836562085563/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115549836562085563&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115549836562085563'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115549836562085563'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/08/dmn-insan-dksna-kart-anlar.html' title='ödümün insan dışkısına karıştığı anlar'/><author><name>fulyy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01604989794479865553</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115503603373800077</id><published>2006-08-08T14:20:00.000+03:00</published><updated>2006-08-08T14:27:03.340+03:00</updated><title type='text'>bol üç noktalı yazı...</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/1179/2290/1600/Pepper_Sleep_by_Artgerm.0.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1179/2290/320/Pepper_Sleep_by_Artgerm.0.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;[uyku]&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;div&gt;                                    &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;...sonra masmavi taştan yapılmış,basit,ufak köprüden geçtim.Karşımda sonsuzluğa uzanan yemyeşil bir ova vardı.Sonsuzluksa tam karşımdaydı.Orada galaksiler çarpıştı,gökadalar uzay denen karanlık boşlukta amaçsızca sürüklendi ve zavallı gezegenler devasa ateşten topların çevresinde dönüp durdu.Hepsini açık seçik görüyordum.Sonra sonsuzluğa doğru koşmaya&lt;br /&gt;başladım.Sonsuzluk aslında sonsuz bir uzaklıktı benim için ama bu fikri kavramayı başarabilirse zihnim,o zaman sonsuz gibi görünen aslında en yakınımda olacaktı.Ben buna inanmıştım.Hatta inanmaktan öte obsesiflik derecesinde tutulmuştum bu "sonsuzluğa ulaşmak" fikrine.İnanılmaz bir hızla koşuyordum şimdi.Yüz derimin kemiklerime yapıştığını hissedebiliyordum.Sonra kollarımı iki tarafa doğru açtım ve kendimi bıraktım.Uçuyordum...&lt;o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;    &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;[uyanıklık]&lt;o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;              &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;...çantamı bulamıyorum.Annem yine en alakasız yere koymuş olmalı s.ktiğimin çantasını.Sabahın altısında uyanıp çanta aramaktan daha beter birşey olabilir mi?Ah,işte orada.Hmmm..Cüzdan?Tamam.Anahtarlar?Tamam.Paso?Tamam.Telefon?Tamam."Baba ben çıktım görüşürüz!"...&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;[uyku]&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;...yeşil derili cin yanıma yaklaştı.Kulağıma doğru eğdi başını ve konuşmaya başladı.Nefesi çürük yumurta ve pas kokuyordu.O konuştukça imparatora yapılan ihanetin arkasında yatan gerçekleri daha iyi anlıyordum.Sonra anlatacakları bitti.Mahluğu bu dünyaya bağlayan efsunu bozdum.Tüm odaya yayılan zümrüt rengi bir duman olup kayboldu...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;[uyankılık]&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;...insanlara tahammül edebilme yeteneğimin gittikçe azaldığını hissediyorum.Eskiden farklılıklara daha açık bir insandım.Şimdi önyargılarla kaplı zihnim.İnsan yaş aldıkça,kendi doğru ve yanlışları ekseninde bir gerçeklik yaratıyor.Buna uymayan her olayı,nesneyi ve kişiyi en iyi ihtimalle yok sayıyor ya da daha beteri,yok etmek istiyor...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;[uyku]&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;...ama gerçek bu değil!(sonra iki adam boyunda,köpeğe benzer yaratığın ağzı (sağ bacağım içindeyken üstelik!) kapandı.Jilet keskinliğinde dişler dizkapağımı parçaladı.Başta ufak bir acı hissettim sonra tek gördüğüm bacağımın kopan kısmından fışkıran kendi kanımdı.Kızıl bir rüyaya daldım...)&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;[uyanıklık]&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;..."abi ne istediğini bilmiyorsun bence"dedim.Bakışlarını masaya eğmişti.Hiç bakmazdı zaten yüzüme.Gözlerinin içini görme fırsatını vermezdi kimseye.Dolayısıyla kimse ruhunu bilmezdi.İnsanlara bakmamayı marifet saymıyordu aslında.Bir gün İstiklal'de yürüdüğümüz sırada caddenin sonuna uzanan kalabalığı göstererek "oğlum şunlara bak"dedi,yüzünde dehşet dolu bir ifade vardı."korkunç lan harbiden!"dedim ama bana o kadar korkunç gelmemişti.Duruma uyuyordum sadece...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;[uyku]&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;...ölü bir şehir panoraması.Güneş batıyor.Siyah şehir şimdi kana boyanmış gibi adeta.Kızıl...İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra harap olmuş bir şehir görüntüsü geliyor aklıma.Burası o şehre çok benziyor.Yıkılmış binaların gölgeleri kanlı parmaklar gibi uzanıyor sokaklarda.Ben sadece yürüyorum.Parçalanmış bir kaldırımın kenarında ölü bedenler görüyorum.Kimisinin kolu,kimisinin kafası yok.Kara anılar...Bir zamanlar yaşayan bu şehirde kendilerine ait hayatları olan,nefes alan insanlardı bunlar.Şimdiyse deli bir ressamın tablolarında görülebilecek türden grotesk figürler olmuşlar.Bense sadece yürüyorum...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;    &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;[uyanıklık]&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;    &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;...uykum var.&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115503603373800077?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115503603373800077/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115503603373800077&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115503603373800077'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115503603373800077'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/08/bol-noktal-yaz.html' title='bol üç noktalı yazı...'/><author><name>dodothebird</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115485925107456790</id><published>2006-08-06T13:01:00.000+03:00</published><updated>2006-08-06T19:18:15.250+03:00</updated><title type='text'>garip hallerdeyim..</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2941/2288/1600/34.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left;" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2941/2288/320/34.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Uzun süre oldu değil mi okurlar? (oldu oldu!) Harbi ya en son yazım ne zaman hatirlamiyorum.(kalk iki dakka bak arşivden eşeğe bak ya..) Tatil yaptım.Yeni insanlarla tanıştım.Geldim döndüm staja falan başladim öyle hayata kapıldık derken yazı yazmaya vakit bulamadim.(yalan)&lt;br /&gt;Ya aslinda şöyle dışardan bakan için belkime gıpta edilcek bi hayatim var böyle kız ark'm var ne bileyim staj falan güzel şeyler sonracığıma f-1 ve rock n coke da yine varım.Böyle herkesin vay a.q. çocuk yaşıyor ya diyebileceği birşey gibi gözüküyorum yada kendimi çok üstün görmeye başladim.:) ama ne diyecem biliyor musunuz? böyle hiç mutlu değilim ya böle ne bileyim farklı şeyler istiyorum yani istediğim şeyler bu yaşadıklarım değil daha farklı şeyler?&lt;br /&gt;Farklı derken ibne falan olmak istemek diil ne bileyim daha farklı şeyler..(ibne oldum orasi ayri ama :P)&lt;br /&gt;neyse ya garip hallerdeyim aslinda olayi çok daha açardım da şimdi birileri okur (ki okumasi normal) ama yani okumamasi gereken birisi okur o yüzden fazla açmayayim sonra açacam ama söz.(oha açacakmış koşun.)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse şu istanbul'un sıcak ve monoton bir pazar gününde evde oturup bilgisayar başında mp3 indirip bir yandan sitelerde dolaşmak ve bir yandanda dashboard confessional'in mtv unplugged larını dinlemek beni çok mutlu ediyor..Kendi kendime mutlu olabiliyorum aslinda hiçbirşeye hiçkimseye ihtiyacım yok.Birkaç arkadaş bana yeter..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse ya bu arada biraz ciddi yazi oldu ama en kısa zamanda düzgün (kime göre neye göre) yazilarla aranizda olcam..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umit ''olm böyle geçmez bu ömür a.q.'' BAK&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;n.p.: Dashboard Confessional - Hands Down&lt;br /&gt;&lt;embed type="application/x-shockwave-flash"  src="http://stat.radioblogclub.com/radio.blog/skins/mini/player.swf" allowScriptAccess="always" width="180px" height="23px"  bgcolor="#000000"  id="radioblog_player_0"  FlashVars="id=0&amp;status=maximize&amp;filepath=http://www.freewebtown.com/lesliemoe/sounds/dashboard_handsdown&amp;colors=body:#000000;border:#BBBBBB;button:#999999;player_text:#999999;playlist_text:#999999;"&gt;&lt;/embed&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115485925107456790?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115485925107456790/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115485925107456790&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115485925107456790'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115485925107456790'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/08/garip-hallerdeyim.html' title='garip hallerdeyim..'/><author><name>somebody</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15559235118530725128</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115485346007144502</id><published>2006-08-06T11:17:00.000+03:00</published><updated>2006-08-06T11:54:29.356+03:00</updated><title type='text'>ÇEKİP GİTTİN VE BİTTİM ...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;mutluluğumdu,karanlık gecelerimde doğan güneşimdi...Kim derdi bir gün ayrılacağız,mutsuzluğa yelken açacağız...&lt;br /&gt;birbirimize olan bağlılığımız bize yaşama mutluluğu,umudu veriyordu.hele buluşma günleri heyecan doluydu.bir gün  gözleri gözlerimden ayrılmak zorunda kalmıştı.onun için atan kalbim darmadağın olmuştu.her bir parçası bi yere savrulmuştu.Severken ayrılmak..ne garip,ne acı bi şey!Amansız ayrılmıştık.&lt;br /&gt;sana kırgınmıyım bilmiyorum,yüreğimde uçtu gitti tıpkı sen gibi sessiz,habersiz...ÇEKİP GİTTİN VE BEN BİTTİM!&lt;br /&gt;her 17 ağustos'ta geliyorum yanına;aslında sadece o gün değil her gün yanındayım ben senin.eminim hissediyorsun ve her an yanımdasın.&lt;br /&gt;Gelmezsen bir gün geleceğini bilerek beklerim umudumu;yılmadan,bıkmadan,durmadan ve sen duyamasan da yine de haykırıyorum SENİ HALA ÇOK SEVİYORUM!!  &lt;br /&gt;                                                                                                       BURCUuUuU                                       &lt;br /&gt;(BOMB sen hiç sevdin mi! dinleyin,dinleyin,dinleyin....)&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115485346007144502?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115485346007144502/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115485346007144502&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115485346007144502'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115485346007144502'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/08/ekip-gittin-ve-bittim.html' title='ÇEKİP GİTTİN VE BİTTİM ...'/><author><name>kardelen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17319305813987003531</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115481538578447546</id><published>2006-08-06T00:40:00.000+03:00</published><updated>2006-08-06T01:03:05.870+03:00</updated><title type='text'>Minibüs ve Kafa</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/1600/cocuk1673.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/200/cocuk1673.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Staja başladım. Çalıştırmazlar gibi bir düşüncem vardı suya düştü. Yormasalar da çalıştırıyorlar, aslında çalıştırmaları daha iyi yoksa zaman geçmiyor.  Konu o değil ondan sonrası. Saat 17.30 fabrikadan çıkıyorum. Aç ve yorgun olarak minibüs durağına gidiyorum. Durağın yanında ki seyyar satıcıdan bazen limonata alıyorum. Önden 3. sıra tam olarak camın açık olduğu yere denk geliyor. Hemen cam kenarına ilişiyorum. Perşembe günü kendimi iyi hissediyordum ve kimseyi umursamadan. Dirseğimi camdan dışarı çıkarttım ve başımı da dışarı uzattım. Sonra hayatta her zaman ki sıradanlığından kurtuldu. Kaldırımda ki insanlara çok fazla yaklaşıyordum, araba sürtecek gibi oluyordum. Ama içeri giresim bir türlü gelmiyordu. Çimleri sulayan su tabancası yolu doğrulmuştu ve ben onu görmüştüm ama yine de içeri kaçmadım. Sadece gözlerimi kapadım ve suyun beni ıslatmasını bekledim. Çok güzeldi :) Sonra kızın teki elini kafasının üzerine koymuş bir şekilde yanında ki kıza "Çocuğun kafatası böyle" gibi bir şey söylüyordu ve benimle göz göze geldi. Yanında ki kıza "Aynı şu çocuğun ki gibi." dedi. Annemin bile yıllar sonra fark ettiği kafatasımda ki yamukluğu kız tek bir bakışla hatta ben minibüsle hareket halindeyken anlamış mıydı? Ağzıma kaçan ilk sinekle birlikte ağzımı kapattım. Eve geldiğimde doğrudan berbere gittim ve saçımı kestirdim. Artık hep aynı yere oturuyorum ve kolum hep aynı yerde. Arada sırada farklılık yapmak lazım. Aman nede büyük farklılık diyerek bitirmek istiyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Aman nede büyük farklılık!&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115481538578447546?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115481538578447546/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115481538578447546&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115481538578447546'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115481538578447546'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/08/minibs-ve-kafa.html' title='Minibüs ve Kafa'/><author><name>Olcay Bayram</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12314886734351727517</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115481368191928633</id><published>2006-08-06T00:25:00.000+03:00</published><updated>2006-08-06T00:36:55.066+03:00</updated><title type='text'>İç Kanama</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/1600/ben%20resim2.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/320/ben%20resim2.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;ER34, Drama ve Despo arkadaşların bir final öncesi hazırladıkları hafif küfür içerikli rap (rep) şarkıları. Dinleyin bakalın. Eleştirilerinizi bekliyorlar. Klip çekeceğim gruplar arasında bu grupta var. &lt;a href="http://rapidshare.de/files/28322122/ER34___Drama___Despo-_i__kanama34.mp3.html"&gt;Şarkıyı buradan indirebilirsiniz&lt;/a&gt;. Resim bizim okulun bahar şenliklerinde verdikleri konser sırasında çekildi. Farklı müzik türlerine de kapımızın açık olduğunu göstermiş olduk.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115481368191928633?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115481368191928633/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115481368191928633&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115481368191928633'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115481368191928633'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/08/i-kanama.html' title='İç Kanama'/><author><name>Olcay Bayram</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12314886734351727517</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115469322760983748</id><published>2006-08-04T14:47:00.000+03:00</published><updated>2006-08-04T21:12:25.420+03:00</updated><title type='text'>ASIL SUÇLU KİM?</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Apiler,aplalar tatilimi bölüp İstanbula geldigim şu günlerin birinde,Bakırköy meydanında yürürken yine imza toplama amacıyla Cumhuriyet Meydanını işgal etmiş bir topluluğa restladım.Bu sefer ki amaçları İsraili protesto etmek, bu savaşa bir son demekmiş.Kendi kendime sordum bu insanların yapacak gerçek bir işleri yok mu, imza toplayarak bir adım bile ileri gidemeyeceklerini anlamaları için daha kaç milyon imza toplamaları gerekecek?&lt;br /&gt;  Bu güne kadar imza toplayarak hangi tarihi eserin sular altında kalması engellenebildi, hangi termik santralin yapımına dur denilebilindi,projesi hazır olan nukleer santrali iptal ettirebilecekler mi? Bütün bunlar yetmezmiş gibi birde topladıkları imzalarla İsraile söz geçirebileceklerini mi sanıyorlar?&lt;br /&gt;  Eğer gerçekten daha fazla çocuğun ölmesini, daha fazla insanın evsiz kalmasını istemiyorsak oynanan bu kapitalist kumara kapitalist kartlarla katılmamız gerekmez mi? Hangimizin kişisel serveti milyar dolar, hangimiz yatırımları keserim,borsanızdan paramı çekerim diye ABD yi tehtid edebiliyor? Yanıt: Hiçbirimiz.Çünkü hiçbirimiz işimizi iyi yapmıyor, sadece show yapmakla uğraşıyoruz.Hayal pabuçları giymişiz hayal dünyayı dolaşıyoruz.Sonrada yaptıklarından dolayı ABD yi İsraili suçluyoruz.&lt;br /&gt;  Asıl suçlu kim?Herşeyi istedigi gibi yapabilen ABD, İsrail mi, yoksa hiçbirseyi laikiyle yapmayan bizler mi?&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115469322760983748?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115469322760983748/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115469322760983748&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115469322760983748'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115469322760983748'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/08/asil-sulu-kim.html' title='ASIL SUÇLU KİM?'/><author><name>D.y</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15355225528341563573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115445987981581125</id><published>2006-08-01T22:15:00.000+03:00</published><updated>2006-08-02T20:39:11.650+03:00</updated><title type='text'>aŞk hayatın sevimsiz bir oyunu!!!</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;yine sensizlik çöktü gündüzlerime,gecelerime,akıp giden zaman içerisine....yine sensizliğe yelken açtı yüreğim...hayatın bu karışıklığı içinde savrulup duruyorum.gülüyorum ama her gülüşümde içim kan ağlıyor.kalbimi söküp atasım geliyor bedenimden.işte sevdiğim yine sensizliği yaşıyorum!ellerim ellerinden,gözlerim gözlerinden ayrıldı artık.hayatın sevimsiz bir oyunu bu.kimi gün ağlıyorsak kimi gün gülüyoruz.yani düne kadar yanımdayken artık yoksun...bataklıktan gün yüzüne çıkmaya çalıştıkça o var gücüyle beni içine çekiyor.mücadele edecek gücüm bile kalmıyor,karışıklıklar beni pençeliyor.her bir pençenin tenime deymesi kalbimi acıtıyor ama hiç bir şey yapamıyorum.Bu nasıl bir şey nasıl?...içim kan ağlıyor,ama ağzımı açıp bir şey söyleyemiyorum.ne yapacağını,nereye yönünü çevireceğini bilmeyen çocuk gibiyim.senle dolu olan günlerim artık sensiz bomboş olacak.kimin gözlerinin derinliklerinde kaybolacağım!kimin o sıcak ellerini tutacağım!kime sevgilim diyeceğim?bu sorularıma cevap verebilecek misin?'HAYIR.'çünkü artık hayatımda yoksun.bundan sonra hayatımın hiç bir anında yanımda olmayacaksın;çünkü SENİ SENSİZ YAŞIYORUM ARTIK!!!&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115445987981581125?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115445987981581125/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115445987981581125&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115445987981581125'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115445987981581125'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/08/ak-hayatn-sevimsiz-bir-oyunu.html' title='aŞk hayatın sevimsiz bir oyunu!!!'/><author><name>kardelen</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17319305813987003531</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115401060690903055</id><published>2006-07-27T16:44:00.000+03:00</published><updated>2006-07-27T17:39:28.736+03:00</updated><title type='text'>Aktarımsal Bölge Canavarları -2-</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/1179/2290/1600/olcayy%3F%3Fk%3F%3Fmgetiren.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1179/2290/200/olcayy%3F%3Fk%3F%3Fmgetiren.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Oru&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;k&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;a&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;y&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;u&lt;/span&gt;:Nam-ı diğer "yıkım getiren".Aktarımsal Bölge canavarlarının en güçlüsü,tek bir bakışıyla hasmının kalbini durdurabilecek güce sahip kadim bir "dehşet".Dostlarım şu anda bu kelimeleri yazarken dahi ellerim titriyor.İblislerin en güçlüsüyle bir kez karşılaştım.O zamanlar henüz gençtim,sanatta pek az yol almış bir çıraktım.Kendime fazla güveniyordum,kibirliydim.İblisin yaşadığı düzleme bir boyut kapısı açmayı başardım[şimdi anlıyorum ki bunu başaran ben değilmişim,iblis bir şekilde ne yaptığımın farkına varmış ve kendi boyutuna beni "çekmiş".]Orada yaşadığım işkenceler ve nasıl kurtulduğum bir başka yazının konusudur.Aklıma yaşadığım ızdırapları getirmemeye çalışacağım ve basit bir zihnin,sizin paranormal diye adlandırdığınız olgulardan korumak adına çevresine ördüğü bariyerleri bir kaç efsunla daha da güçlendererek yazıma devam edeceğim.&lt;br /&gt;Orukayu hakkında bilgilerimi uzakdoğu kökenli eski yazıtlardan elde ettim.Dünyanın o ucuna niye bu kadar ilgi duyduğunu açıkçası bilmiyorum ama bu yaratık o diyarları kadim çağlardan beri lanetiyle kasıp kavurmuştur.İnsan suretine girdiğinden bahsedilmez o yazıtlarda.Baktığınızda gözlerini yakıp eritecek lanetli beyaz bir ışık hüzmesinin içindeki ifadesiz bir insan çehresinden ibaret bir fiziki yapısı vardır.Bu,gerçek formudur.Ancak son dönemlerde o da diğer gece yaratıkları gibi biz ademoğullarının kılığına bürünmüş,zehirli kelimeleri ve güç vaatleriyle ırkımızı yıkıma ve cehennem denen o dipsiz çukura sürüklemektedir.Kontrol altına alınamaz.Her ne kadar muhtelif kaynaklarda bu iş için çeşitli yöntemler önerilse de ben bunları deli saçması olarak adlandırıyorum.Sadece iblisin ilgisini üzerinize çekersiniz bunları uygularsanız ve bu da büyü sanatında çok güçlü değilseniz ölümden daha beter şeyler yaşayacağınız manasına gelir.&lt;br /&gt;İblis,yakın çevresindeki havayı kontrol edebilmekte,kısıtlı bir alanda ani fırtınalar dahi yaratabilmektedir.Ayrıca "kara lisan" üzerindeki hakimiyeti inanılmayacak derecede mükemmeldir ve tek bir sözüyle sizi başka bir varoluş düzlemine yollayabilir veya bedeninizi parçalara ayırabilir.Bildiğim tek zaafı ay ışığıdır ve bu ışık da sadece iblisi rahatsız eder,üzerinde kendisini bağlayacak ya da kendisine zarar verecek herhangi bir etkisi yoktur.&lt;br /&gt;Son olarak size kendisi hakkında verebileceğim en iyi öğüt O'ndan uzak durmanızdır.Zira muazzam bir güce haizdir ve kökeni hakkında okuduğum kaynaklardan birinde,Luciferle birlikte cennetten kovulan düşmüş meleklerden biri olduğundan dahi -şüpheyle de olsa-bahsedilmektedir.Bunlar doğru mu değil mi,muhtemelen bunu sadece iblisin kendisi bilmektedir.Sanatta yeni arkadaşlarıma tavsiyem benim gençken kapıldığım o kibir denilen lanetli duyguya kapılmamaları ve başlarından büyük işlere kalkışmamaları olacaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;İstanbul Baş Büyücüsü Kelam Efendisi Memth&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115401060690903055?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115401060690903055/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115401060690903055&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115401060690903055'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115401060690903055'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/07/aktarmsal-blge-canavarlar-2.html' title='Aktarımsal Bölge Canavarları -2-'/><author><name>dodothebird</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115400823118344872</id><published>2006-07-27T16:27:00.000+03:00</published><updated>2006-07-27T17:32:12.433+03:00</updated><title type='text'>fantezi fantazi</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6491/2787/1600/fantasy.0.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right;" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6491/2787/320/fantasy.0.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hani şöle bişi vardır hangi canlı olursan ol şeet.Şeetmek nedir?Şeetmek türünün devamını devam ettirmek için(!)tamamen güdüsel enerji aktarımıdır...Bu olayda enerjiyi nereye aktardığın önemli tabi.Hayvanların şeetmesi komik gelir bize.Bir filin şeetme çabasını düşünsenize,uzun atlama yarışı gibi.İnekler azınca kuyrukları havada koşmaya başlarlarmış buna halk arasında ineği bökenek tuttu denirmiş.İneğin sahibi bir dana sahibine bizim ineği bökenek tuttu seninkiyle bir şeetse?dermiş.Eee inekte bi canlı onunda bir enerji birikimi oluo,türünün devamını sağlamak zorunda.Danalarda zaten dünden hazır olurlarmış bu işe hiç önemli değilmiş zamanı mekanı.Fantazi falan zor yani.Bide insanlara sorsak şu fantazi meselesini.İnsanlar kadar bu konuda yaratıcı canklı yok.Bu günlerde otoban kenarı fantazisi 1 numara.Adam araba kullanırken bi bökenek tutuyo bi şeetsem die atıo kendini otoban kenarına.Hemen buluo bi eş atıo çalıların arasına doağa fantazisi falan alıo tek tek hastalıkları.Hepatit,AİDS ne bulursa boyun eğiyo.Sonra bide hanımı bökenek tutuyo hanımda alıo hastalıktan payını bide hanım adamı aldatıyosa şerefsz sevfgili de alıo mikrobunu oooo toplumsal olarak hepimizi bökenek tutuo sonra.Uzmanlarda merak edio bu hastalık nası nerden gelio die.Bizim esnafa göre muzun üstünde geliomuş:)Meyvelerin üstünde başka hastalıklı ülkelerden geliomuş.Fantazi önemli bişey.Hatta bir çok erkeğin ölümüne sebep oluyor.Bir çok erkeğimizi bu fantazi yüzünden kaybediyoruz.Kadın erkeği yatağa bağladı mı bizim şapşallar mest oluoyr,kadın da bi sapık çıkınca tüm bıçak darbeleriyşle yada pipisinin kesilmesiyle hadım olup gidio.Zawallımın tüm fonksiyonu hayatı bitmiş oluyor nede olsa ordan önemli bvişi yokı ya.Dikkat etmek lazım annelerizin duyduğu halk efsanelerinde de hep fantazilerin bir yeri vardır.Nette tanıştığı kızın evine giden genç kendini çıplak küvette bulur ve böbreği çoktan gitmiştir kanlar içinde öleece kalakalmıştır.İnsan olmak lazım:)Üremeninde bi adabı war tabi.&lt;/div&gt;ANLAMSIZ BİŞİ---Yaaa odam da 1 yıldır sarı bir kalem var ve kimin olduğunu bilmeden onunla yaşadım bir ara kimin olduğunu buldum teslim ettim ama bu sabah yine odamdan çıktı nedir bunun sırrı?Bu bi işaret mi?&lt;br /&gt;TOP HOP 5'İM&lt;br /&gt;1-ÇAMUR-HARA&lt;br /&gt;2-YAVUZ ÇETİN-SADECE SENİN OLMAK İSTİYORUM&lt;br /&gt;3-ERİC CLOPTAN-KNOKİN'ON HEAVEN'S DOOR&lt;br /&gt;4-FİNGER ELEVAN-SLOW CHEMİCAL&lt;br /&gt;5-BLACK LABEL SOCİETY&lt;br /&gt;fulyy'ne dio bu yaa'güler&lt;br /&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115400823118344872?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115400823118344872/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115400823118344872&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115400823118344872'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115400823118344872'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/07/fantezi-fantazi.html' title='fantezi fantazi'/><author><name>fulyy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01604989794479865553</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115383910718199588</id><published>2006-07-25T17:50:00.000+03:00</published><updated>2006-07-25T17:51:47.390+03:00</updated><title type='text'>Yol kenarında oynayan çocuklar</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.pinhani.com/amblem.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 200px;" src="http://www.pinhani.com/amblem.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bilmem gördünüz mü? "&lt;a href="http://www.pinhani.com/"&gt;Pinhani&lt;/a&gt;" diye bir grup var. O kanaldan bu kanala atlarken "İstanbulda" adlı şarkılarının klibine rastladım. Normalde fazla beklemem ama bekleyesim geldi. Klibi eleştirmen gözüyle izliyordum. Şuraya şu çekim iyi olur diyordum ve yönetmen o sahneye geçiyordu. Benim çekeceğim açıları kullanıyordu. Grup amatör duruyor zaten ilk albümleri. Yönetmen sanki "Ben hallederim abi o işi." lafıyla işi almış kamera meraklısı bir genç. Yönetmen de grup kadar acemi duruyor. Şimdi yalınlar yani Trockya Grubu için bir klip çeksem aynı böyle olurdu diye düşünürken. Klibin sonu geldi ve köşede yönetmenin adı belirdi...&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;br /&gt;"O. BAYRAM" yazıyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Aman tanrım geleceğimi görüyorum!" dedim ve diz çöküp ağlamaya başladım. :) Şaka tabi ki sadece şaşırdım. Lütfen o klibi sizde izleyin, "Dream Tv" de çıkıyor kendisi. İzledikten sonra bana doğru gördüğümü belirtirseniz sevinirim.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115383910718199588?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115383910718199588/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115383910718199588&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115383910718199588'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115383910718199588'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/07/yol-kenarnda-oynayan-ocuklar.html' title='Yol kenarında oynayan çocuklar'/><author><name>Olcay Bayram</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12314886734351727517</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115308213334375899</id><published>2006-07-16T23:35:00.000+03:00</published><updated>2006-07-16T23:45:55.030+03:00</updated><title type='text'>Aktarımsal Bölge Canavarları -1-</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Dostlarım sanırım artık bazı gerçekleri sizle paylaşma zamanım geldi.Çok yoruldum zira.Bazı gerçekleri o denli uzun süredir saklı tutuyorum ki...Ama artık zamanı geldi.Kadim güçler uyanıyor,kabuslarda kalması gereken şeyler gece gölgelerinden dünyamıza sızıyor,karanlık gün be gün büyüyor.Bunu yapmam doğrumu bilmiyorum ama bildiklerimi sizlerle paylaşmam gerektiğini hissediyorum.Hepsiyle tek başıma savaşmam imkansız.Eğer bu yazıyı okur,burada yazılı korkunç gerçekleri öğrenirseniz hayatınız eskisi gibi olmayacak buna emin olabilirsiniz.Farkındalık ve bilgi sizi diğerlerinden ayıracak ve güçleneceksiniz fakat bundan önce içinde bulunduğunuz cehaletin getirdiği mutluluğu da kaybedeceksiniz.Bu bir uyarıydı.Eğer hala bu yazıyı okumakta ısrarlıysanız ,gölgelere hoş geldiniz demekten başka bir şey gelmiyor elimden.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Garip bir çağda yaşıyoruz.Sadece masallarda varolduğunu sandığımız iblisler,habis ruhlar,alevden olma kibirli cinler aramızda yaşıyor.Tabii onlarınkine yaşamak denirse...Karanlıktan da karanlık bir yerden gelen bu acı dolu ruhlar,yaşadıkları nefreti ve ızdırabı bize de çektirmek istiyorlar.&lt;br /&gt;Ben onların karşısında duranlardan sadece biriyim.Sayımız az.Güçlerimiz bu yaratıklarınkiler karşısında aciz ama umudumuz var.Bu yazıyı okuyan dostlarım,umut ediyorum ki burada yazılı bilgiler işinize yarar.Karanlıkla yaptığımız bu savaşta size yardımcı birer umut ışığı olurlar...&lt;br /&gt;...ya da siz de diğerleri gibi kaybedeceksiniz ruhunuzu...&lt;br /&gt;Bu ilk yazımda size aramızda insan suretinde dolaşan bir kaç yaratıktan basedeceğim.Bunlara karşı dikkatli olun.Hepsinden korunmak için ayrı büyüler ve efsunlar yapılabilir.Ben,bilgim yettiğince size yol göstereceğim.&lt;br /&gt;Umut edelim ki bu bilgiler işinize yarasın dostlarım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/1179/2290/1600/Foto%2817%29.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1179/2290/200/Foto%2817%29.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;PeraPolen&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;te:&lt;/span&gt;Aktarımsal Bölge diye tabir edilen günah yuvasının müdavimi bir gece yaratığı.İnsan suretinde dolaşmasına rağmen onu bizlerden ayıran bir kaç özelliği yok değil.Örneğin tişört sandığımız şey...Orda bir yüz var görüyorsunuz.Bu Doğa denilen iblis istediği zaman o yüz canlanır ve her kelimesi iğrençlik dolu bir lisanda konuşur.Kelimeleri bir delinin mırıldanmalarına benzer.Ancak aklınızı kaybetmenize yol açacak kadar etkilidirler.PeraPolente hitit dilinde "nefes boğan şeytan" manasına gelmektedir ve bu iblisin kullanmaktan en fazla keyif aldığı ismidir.Efsanelerde 47 ayrı ismi olduğu ve bunları bir kerede doğru sıralamayla arka arkaya söylediğinizde bu iblisin yanınızda peydah olarak bir dileğinizi gerçekleştireceği rivayet edilir.Araştırmalarım sırasında elime geçen eski uygarlıklara ait bazı kitaplardan edindiğim bir başka bilgi de şöyle:bu iblis müziği çok sevmektedir.Melodilere karşı garip bir zaafı vardır ve pek çok eski büyücü bu iblisi müzik kullanarak boyundurukları altına almış ona isteklerini yaptırmışlardır.Ancak böyle bir işe kalkışırken çok dikkatli olmak gerekir.Eğer sanatta[büyüden bahsediyorum]yeterince ileri düzeyde değilseniz,karanlığa düşmeniz işten bile değildir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/1179/2290/1600/gos.asp.0.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1179/2290/200/gos.asp.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Ömer:&lt;/span&gt;En tehlikeli canavarlardan biri.Çehresi herkesi etkileyecek yalancı bir masumiyet taşır.Ancak bu tamamen bir aldatmacadır ve bir kez ağına kapılanlar göreceklerdir ki nefreti fırtınalardan bile tahrip edicidir.Alevleri kontrol edebilen kovulmuş bir  cindir.Ne bizim dünyamızda ne de gözlerimize çekilmiş perdelerin arkasında kalan adını anmayacağım o diyarda yaşar.İkisi arasında kısılıp kalmıştır ve bundan dolayı insan zihninin alamayacağı devasa bir garez taşır içinde.Zamansız boşlukta canlı alevden bir sarayda yaşar ve daima yanar.Bu dünyada kandırıp yanına çektiği kayıp ruhların yaşadığı işkenceler tek eğlencesidir.Babilin çöküşünü getiren fırtınada rolü olduğunu eski yazıtlardan öğrendim ama bu konuda bilgiler yetersiz.Ayrıca bu yaratığın da müziğe karşı zaafı olduğu bilinmektedir.Yukarda bahsettiğim şekilde kontrol altına alınması muhtemeldir ama aynı tehlikeler yine geçerlidir.Ayın yeniay olduğu formunda,karanlık bir ortamda 11 mum yakılır ve insan nefesi kullanmayan herhangi bir enstürmanla doğru melodi çalınırsa bu alev ruhu çağırılabilir.Ancak kontrol edilmesi çok güçtür ve yalanlarıyla kendisini serbest bırakmaya sizi kolaylıkla ikna edebilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dostlarım,şimdilik bu kadar yazabildim ama merak etmeyin ileriki yazılarımda daha pek çok yaratıktan bahsedecek ve sizi bilgilendirmeye devam edeceğim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Işığın yolundan ayrılmayın!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic;"&gt;İstanbul Baş Büyücüsü Kelam Efendisi Memth &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115308213334375899?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115308213334375899/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115308213334375899&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115308213334375899'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115308213334375899'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/07/aktarmsal-blge-canavarlar-1.html' title='Aktarımsal Bölge Canavarları -1-'/><author><name>dodothebird</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115305832580443314</id><published>2006-07-16T16:57:00.000+03:00</published><updated>2006-07-18T18:53:04.793+03:00</updated><title type='text'>ordan burdan</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir kaç gündür ev dolup dolup taşıyor.Dün evde 8 kişiydik allah'tan ev de yatacak yer problemi olmadı.Her oda da ya 2 kişi ya da 3 kişi kaldı.Yarın 2 tane sınavım var ve ben halen dersin başına oturabilmiş değilim,neyseki kolay da pek kasmıyorum.Hafta sonu Ayvalık işi de yattı çünkü misafirlerimiz vardı tüm cuma ve cumartesi izmir'i gezdim.Şu sıralar izmir pek kalabalık değil çünkü herkeşler ya denizde ya da başka bir yerde tatilde.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Misafirlerimizle ilk önce gezmeye İnciraltıyla başladık.İnciraltı sahilde ve harika balıkçılar,cafeler,restoranlar var.İnsan kendini orda acaip huzurlu hissediyor.Özdileğin marketinden alınan aparatiflerle sahile oturup keyif yapmanın tadı bambaşka 0luyor.&lt;br /&gt;Sonra Alsancak'ta bir akşam yapmak:rock barların önünden geçerken siyah giyen adamaların içmeleri,sokakta tesbih satan zencilerin şirinliği,saksofon çalan romantik adamın hiç nefesinin tükenmeyişi ve sizi o harika,büyülü havaya sokması,tikilerin komikliği,travestilerin yanınızda ki erkeklere bulaşması,sahil tarafından yürürken her cafe'nin her barın önünde duran adamın kolunuzdan tutup size zorla içeriyi göstermesi,midyecilerin önünün kalabalıklığı ve daha bir çok şey gerçekten yaşamadan tat almanızı ve yaşadığınızı hissetmenizi sağlıyor.İzmir konum ve durum itibariyle hem eylenmeyi seven hem de eylenmeyi bilen bir şehir olduğu için hiçbir memleketinde canınız sıkılmıyor.Her yerde mutlaka ilginç olaylarla karşılaşıyorsunuz.Özellikle kıyıya yaklaşan arap gemilerinin mürettebatı Alsancak sokaklarına inince bu ilginç görüntü karşısında şaşkınlığınınızı gizleyemiyorsunuz.Sarıklı beyaz üniformalı zenci bir sürü yağız delikanlı ya mağzalarda alışveriş yapıyor ya kordonda çimlere uzanmış izmirin kızlarını kesiyor ya da izmir sokakların da volta atıyor.Hatta arkanızdan hiç bilmediğiniz bir dilde birşeyler söylüyorlarsa ve siz dönüp ingilizce yanıt veriyorsanız durum olduğundan daha da komik bir hale geliyor.Geçen gün arkadaşlarım Alsancakta gezerlerken mini minicik minyatür bir çocukla karşılaşmışlar.Bu çocuk ayakları yalın elinde bir demet gül satıyormuş.Bizimkiler bunu görünce hemen takılmışlar ve konuşmaya başlamışlar,gerçekten zeki ve çok şirin bir çocukmuş.Giderlerken de eline bir miktar para koymuşlar ve el sallamışlar ama çocuk peşlerinden ayrılmamış bizimkiler de merak etmişler neden peşimizden geliyor nası sevdi bizi falan diye,ama çocuğumun amacı farklıymış:Meğer parayı alınca kendini suçlu hissetmiş ve gülünüzü unuttunuz diye peşlerinden gelmiş.Sonra arkadaşlarım gülü istemediklerini başkasına satmasını söylemişler ama lütfen gülü alın diye çocuk ağlamaya başlamış,bizimkiler de dayanamayıp gülü almışlar fakat bu sefer de gül kırılmış.Çocuk özür dileyip uzaklaşmış.&lt;br /&gt;Çocuklar kadar saf ve temiz kalabilmeyi çok isterdim.İnsanlar keşke hiç büyümeseler diyor bir yanım ama hepimiz toplu yaşama ayak uydurabilmek için benliğimizi,saflığımızı mahvediyoruz.offf off içlendim bak şimdi yazdıkça yazasım gelio ama başka bi yazıya umarım dersim geldi şimdi:)...bugün 18 temmuz yazıma azcık devam edicem yaa ümit izmire gelcekti gelemiomuş bende uygun koşullar falan hazırlık yapmıştım ama neyse yaaa başka zamana demekki.Bugün ÖSS açıklandı way be!Yaa bide şimdi iş başvurusu için mülakata gitmeliyim,sanırım iş buldum. :)&lt;br /&gt;fulyy'İŞÇİ'güler&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115305832580443314?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115305832580443314/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115305832580443314&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115305832580443314'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115305832580443314'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/07/ordan-burdan.html' title='ordan burdan'/><author><name>fulyy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01604989794479865553</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115301654076737704</id><published>2006-07-16T05:05:00.000+03:00</published><updated>2006-07-16T05:24:49.213+03:00</updated><title type='text'>Küçük Bir Çerçeve</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/1600/fear-765783.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/320/fear-765783.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;2006 yılının Temmuz ayının 16. sabahı bir yazı yazmaya karar verdim.  Yazıya başlama saati 05:02. Uzun süredir bahsetmek istediğim bir konu vardı; "madur babanın dramı" Yan binada ikamet etmekte olan komşularımız bir kız iki çocuktan oluşan çekirdek bir aileydi. Anne, bir sabah yatağında ölü bulundu, kesinlikle bir sebebi vardır ama ben şu anda bunu hatırlamıyorum. Aradan yıllar geçti, baba emekli olmuştu. Yaşlanmaya başladı ve yaşlılıkla birlikte akıl sağlında bozulmalar vuku buldu. Şu anda çocuklar başka bir eve taşınmış durumdalar. Babanın emekli maaşıda çocuklar tarafından alınıyor. Madur baba ise eve kilitlenmiş bir şekilde komşularının verdiği yiyeceklerle yaşıyor. Babam bir dilekçe yazıp, sokak sakinlerine imzalattı ve belediyeye bildirdi ama bildiğim kadarıyla hiç bir gelişme olmadı. Sonuç olarak anlatmak istediğim hayatta ölümden daha beter olaylar var.&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115301654076737704?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115301654076737704/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115301654076737704&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115301654076737704'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115301654076737704'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/07/kk-bir-ereve.html' title='Küçük Bir Çerçeve'/><author><name>Olcay Bayram</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12314886734351727517</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115279586478077470</id><published>2006-07-13T16:04:00.000+03:00</published><updated>2006-07-15T01:14:35.250+03:00</updated><title type='text'>Attırımsal Bölge!</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://www.terra.com.br/sebastiaosalgado/photos_op1/02s_1.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left; width: 400px;" alt="" src="http://www.terra.com.br/sebastiaosalgado/photos_op1/02s_1.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;---Bilmiyorum daha önce size bahsettim mi ama en sonunda kendime bir fotoğraf makinası aldım en mekaniğinden. Sitenin ilk ay yazılarına bakanlar görebelir yazımı.---&lt;br /&gt;Dodonun da dediği gibi her şey çok sıkıcı, bakıyorum da gençliğimizin en büyük sorunu mutsuzluk. Yine bakıyorum etrafımdaki insanlara psikolojileri saatlere endeksli, bir gün içinde farklı ruh halindeler (ben de dahil). İnsanlarda genel bir tatminsizlik var, bunu da tüketim hızına bağlıyorum, gerek ilişkileri gerekse bize sunulan değerleri tüketmemizdeki üstün gayrete... Gün aşırı değişen aşklar, dostluklar, dalga geçmiyorum ki oturduğumuz evler, semtler... Bir düşünsenize bu yaşınıza kadar kaç ev değiştirmişsinizdir? Eskiden 3-4 kuşak yaşanılan evlerde artık en fazla 3-4 yıl yaşanıyor. E sonra kimse gelip bana nerde o eski komşular bea demesin! Her şeyi tüketiyoruz, en başta zamanımızı semra hanımlarla meriç beylerle tüketiyoruz! Semra hanımdan ve uykumuzdan kalan ufacık zaman diliminde de nasıl oluyor da büyük kısmı yalan olan, her anlamıyla yanlış yaşanılan aşkları, dostları sığdırabiliyoruz anlayamıyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yakında fotoğraflarım ve karikatürlerimle karşınızda olacağım!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahadır"DelokalizeMolekülOrbitali"Emirler&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115279586478077470?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115279586478077470/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115279586478077470&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115279586478077470'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115279586478077470'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/07/attrmsal-blge.html' title='Attırımsal Bölge!'/><author><name>Bahadır "BAGON" Emirler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17256331261377080831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115265027058643120</id><published>2006-07-11T23:37:00.000+03:00</published><updated>2006-07-11T23:37:51.206+03:00</updated><title type='text'>çok pis tiksindim!</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/1179/2290/1600/_by_transfuse.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1179/2290/320/_by_transfuse.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;bu aralar acayip tiksinmiş durumdayım herşeyden.ya böyle gece yatıyorum tamam mı,sonra bi uyanıyorum saat iki olmuş[öğle vakti lan!].hiç kalkasım falan gelmiyor yataktan.sonra zaten kendime geldiğimde akşam olmuş oluyor.bok gibi geçiyor günler.bi ara sanki bi anlam katılıyor gibi olmuştu hayatıma o da patladı gitti.insanın umutlarının kırılması çok kötü.ya bakıyorum çevreme aslında herkes aşağı yukarı aynı durumda.bi olcay'ın umrunda değil galiba diyeceğim de büyük ihtimalle o da "süper çaktırmayan" bi insan olduğu için öyle geliyor.hayır herif bi de rahat çok etkilemesine izin vermiyor hayatını abidik gubidik atraksiyonların galiba.hmmm.bilmiyorum ya olcaya kafam girsin ne bileyim.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;olcay demişken bugün kendisine bi takım g3 videolarını izlettim.gitar virtüözlerini falan gördü bu.böyle bi baktım gözleri açıldı bi parıltı geldi falan.sevindim.&lt;br /&gt;ototrite çok pis bişey.harbi diyorum bak.yani eğer bi insan size kendi hayatında söz sahibi olma hakkını tanıyosa size ufak çapta bi "güç" bahşetmiş oluyor.bu güç kişisel egomuzu tatmin etmek için mükemmel bişey.yani aşk mevzusunda da var bu[doğa bilir hehe].sıkılana kadar[aşk bitene kadar ya da]o insana sözünüzün geçmesi durumu vuku buluyor.çok süper cidden ya.sonra o gücü kaybediyorsunuz.e malum bünye bi süre sonra delleniyor zira kimse kimseye kendi üzerinde baskı kurması için,bilerek ve isteyerek böyle bi gücü vermez.bişeylerin farkına varınca ayar manyağı oluyorsunuz[siz oluyorsunuz ben olmuyorum alla alla].neyse işte sonuçta şu hayat denilen foseptik çukurunda[yeah!]kimseye çok fazla bağlanmamak lazım.bencil olun mınakoyim![ben olamadım siz olun hehe]&lt;br /&gt;aslında bana uğraşacak bişeyler lazım bu aralar.ama ne bende böyle bi "aktif olayım akılları alayım" eğilimi var,ne de çevrede bu isteğimi dikkate alan bi takım garip güçler falan var[anlıyorum].sonuçta oldukça keyifsiz gidiyor hayatım.&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;yıkılan umutlardan bahsetmiştim değil mi?ya evet o çok kötü birşey işte.çok güçsüz hissediyor insan kendini.özgüveninizi yitirdiğinizi falan hissediyorsunuz.tavsiye etmiyorum![tabii]&lt;br /&gt;onun dışında yaz gelmiş diye duydum.dondurma falan yenilebilir[fransa bile yenildi finalde dondurma mı yenilmeyeceğimiş dediğinizi duyar gibi oldum sanki ya da değil bilemiyorum].istersen karpuz keseyim?peki sen bilirsin.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;/div&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;dream theater'dan "overture 1928" ve "strange deja vu"  yu tavsiye ederek kaçızlıyorum.&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115265027058643120?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115265027058643120/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115265027058643120&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115265027058643120'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115265027058643120'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/07/ok-pis-tiksindim.html' title='çok pis tiksindim!'/><author><name>dodothebird</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115263603393883643</id><published>2006-07-11T19:39:00.000+03:00</published><updated>2006-07-11T23:56:29.150+03:00</updated><title type='text'>tatil mi dedin o da ne?</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Yaaaa yazıyorum yazıyorum sinir olup siliyorum yaa ben günlüğüme tekrar başlicam yaaa neden benim netim yok yaaa bu aralar acaip dertliyim herşeye kafamı takıyorum.Geçen gün iyi bir ilişkinin temellerini attığımı düşünüyordum ve bugün yine yanıldığımı anladım neden insanlar saflıklarını ve masumiyetlerini yitiriyorlar?Eski aşklar nerede kaldı ahh ahhh.Sanki çok yaşlandım ama zaman kötü artık kimseye güvenemiyorsun,özellikle tüm izmirliler üstlerine alınmasın ama izmirliler'den kime güvensem hüsrana uğradım.Bundan sonra da yanlız kalmaya karar verdim öyle saftirik saçma ilişkilerdense yanlız kalırım daha iyi.Yani beyaz atlı prens meselesi falan.Geçenlerde Cezmi Ersöz okudum yine ve adam sırf aşk için yaratılmış.Hüsran,ayrılık zevk veriyor sanki ona hiç koymuyor.Yeter ki aşık olabileceği birileri olsun.Bende artık takmıyorum insanları kafama,sinirlerimi bozuyorlar,çünkü ben nekadar işi ciddye alsam bir erkek okadar salıyor ve rahat davran&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/1179/2290/1600/Summer_comes___by_Kyena.0.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1179/2290/400/Summer_comes___by_Kyena.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;ıyor.Aşk dediğin büyülü bir şeydir böyle onu görmek için can atarsın,yanında heycanlanırsın falan,ama tabii bu heycan meselesi falanda ilk aylar için geçerli zaten.Şimdi herkes kaşar olmuş.Elimi nereye atsam en gerzeği beni buluyor yada.Okulda sinir ötesi karman çorman sınıflar kimse birbirini tanımıyor,haftaya sınavlar var ben daha pek sallamadım,henüz denize bile gitmedim.İzmirde olmama rağmen adaya bile kaçamıyorum ama işallah bu hafta sonu Ayvalık yolları gözüküyor bana bakalım gidebilecekmiyim?Kendi ayaklarımın üstünde duriim çalişim dedim ama işte bulamadım,kendi para mı da kazanamadım.İlk defa merak ettim kendi paranı kazanmak nasıl bir şey diye ve karar verdim çalışmaya herkes yapamicağımı söylese de ben kararlıydım ama halen bulamadım.Aramayı da bırakmış değilim heryerlere başvuruyorum,işllah ben de gitmeden 1 yada 2 günlükte olsa çalışıcam ve kendi paramı kazanıp gidicem evime:)Babamın karşısına çıkıp başardım işte dicem.İnsanın kendi ayaklarının üzerinde durabilmesi önemli.Baba parası bir yere kadar ve ben bir birey olduğumu ispatlayabilmeliyim.Burda apartmandaki aileler üstümüze üstümüze geliyorlar baba parasıyla yaşamak kolaydır hiç bişey bilmiyorsunuz siz diye ve haklılarda.Ben şimdiye kadar hiç çalışmadım ve bunla da gurur duymuyorum tabi ve merak ediyorum,gerçi üniversiteden sonra hayatım çalışmakla geçicek ama olsun.Bide millete taktım bu aralar okulda çim muhabbeti yaparken etrafıma bakındım şöyle herkes metal,rock,tiki falan ayrı ayrı insanlar acaba bunlar evlenince nasıl olur diye geçirdim içimden.Şimdi sorsanız hepsi ben evlenmicem der ben de külahıma anlat derim.Babalarımız annelerimizde zamanında aynı şeyleri yaşamışlar şimdi hepsine bizi anlamıyorlar diye söyleniyoruz ve gün gelecek çocuklarımızda bize söylenecek.Neyse işte salak salak düşünüyorum be yine.Ya bide geçen gün cafede oturuyoruz arkadaşın biri avizeye ahize demesin mi:)ahize neydi-avize neydi?Karıştırılır tabi canım birbirine yakın kelimeler.Amma uzattım neyse sıkıldıkça yazmassam...Yanlışlarım olabilir affola!&lt;br /&gt;fulyy'ekzantirik hikayist'güler&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115263603393883643?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115263603393883643/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115263603393883643&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115263603393883643'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115263603393883643'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/07/tatil-mi-dedin-o-da-ne.html' title='tatil mi dedin o da ne?'/><author><name>fulyy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01604989794479865553</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115244029674601412</id><published>2006-07-09T13:08:00.000+03:00</published><updated>2006-07-09T13:18:17.736+03:00</updated><title type='text'>...sadece 3 nokta...</title><content type='html'>Kısa konuşacağım...Kahrolası hayatım artık son safhasına geldi, herşeyden önce kendimi bulmayı değil artık hiçbir yere ait olmamayı başarmam gerekli...İşte bu yüzden uğrunda kurduğum tüm köprüleri yıkmam,belki de tüm geçmişimi tehlikeye atmak zorundayım...Bu söylediklerimi başarana kadar yazı yazmayacağım...belki kısa sürede olur belki de hiç gerçekleştiremem...İşte bu yüzden siteden atılmayı talep ediyorum.Yazmaya belki devam edeceğim bir gün ama artık burda kalmamı gerektirecek bir şey yok...Beni buraya dodo eklemişti şimdi de o atsın lütfen...Kendinize iyi bakın...iyi yazılar!!...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavuz  "Eskinin hatırına: HoRuS"  EĞİLLİ&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115244029674601412?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115244029674601412/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115244029674601412&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115244029674601412'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115244029674601412'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/07/sadece-3-nokta.html' title='...sadece 3 nokta...'/><author><name>HoRuS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08793741572454118257</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115217591246813718</id><published>2006-07-06T11:45:00.000+03:00</published><updated>2006-07-06T11:53:08.096+03:00</updated><title type='text'>Özgürlük</title><content type='html'>&lt;embed style="width:400px; height:326px;" id="VideoPlayback" align="middle" type="application/x-shockwave-flash" src="http://video.google.com/googleplayer.swf?docId=-5714821551213847667" allowScriptAccess="sameDomain" quality="best" bgcolor="#ffffff" scale="noScale" salign="TL"  FlashVars="playerMode=embedded"&gt; &lt;/embed&gt;&lt;br /&gt;        &lt;br /&gt;       En son filmim. Half life 2 tşörtü giyen Sinan adında ki genç yönetmen rolünde ben varım :) Daha önce site içerisinde "senaryoaktar" adı altında bir yarışma yapmıştım ama ciddi bir fikir çıkmamıştı. Biz de "Ne kadar özgürüz?" sorusundan yola çıkarak bu senaryoyu oluşturduk. Trakya Üniversitesi Radyo Televizyon Bölümü son sınıf öğrencileri ile birlikte çekmiştik, artık mezun oldular.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115217591246813718?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115217591246813718/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115217591246813718&amp;isPopup=true' title='7 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115217591246813718'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115217591246813718'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/07/zgrlk_115217591246813718.html' title='Özgürlük'/><author><name>Olcay Bayram</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12314886734351727517</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>7</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115183816592028210</id><published>2006-07-02T13:57:00.000+03:00</published><updated>2006-07-16T15:44:42.280+03:00</updated><title type='text'>Şöyle bi durum izahı...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/1600/ariel.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/320/ariel.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Yaz tatili başladı, 3 tane bütünlemem var. Ne yapıyorum? Televizyon izliyorum ve bilgisayar kullanıyorum. Tv'de genel izleyici ve internette msn kullanan genel asalak kitlesine katılmışım. Genel izleyici olmak kolay değil, msnde gerçek hayatta kuramadığın cümleleri kurmak ise çok kolay. Yurtta, gazete okurdum artık onuda bıraktım. Arada sırada &lt;a href="http://www.ntvmsnbc.com"&gt;www.ntvmsnbc.com&lt;/a&gt; a giriyorum başlıklara bakıyorum. Polis memuru cinnet getirdi, bi kere olsun evine çiçek getirmiş miydi? Hiç bir zaman çiçek almadığı karısına iki kurşun hediye etmişti. Konu bu değildi "cinnet getirmek" ve "cinnet geçirmek" arasında fark var mıydı? TDK (Türk Dil Kurumu) sitesi &lt;a href="http://www.tdk.gov.tr"&gt;www.tdk.gov.tr&lt;/a&gt; daima yardımcı olur. Cinnet getirmek: Bir an için delilik belirtisi göstermekmiş "Ayol, duydunuz mu? Fahim Bey cinnet getirmiş." demiş A. Ş. Hisar bir yazısında. Cinnet geçirmek ise delirmek ya da aklını kaçırmak olarak anlatılıyor, örnek cümlesi yok. Ben şu sonuca varıyorum eğer cinnet sonucu kendini öldürüyorsan bu kısa bir süreye tekabül ediyor ve cinnet getirmiş oluyorsun ama cinnet getirip hiç bir şey yapmazsan o zaman cinnet geçirmiş oluyorsun. Haberde ki anlamı doğru yerinde kullanılmış yani. Nette ne kadar boş işlerle uğraştığıma tanıklık ettikten sonra televizyona geçelim. Saat 6 civarı, cnbc-e (Cehalet Nakledici Beyaz Cam - Eblehleştiricili) kanalını açmam lazım. Borsa biter, ekonomi haberleri sona erer. Amerikanın göz boyayıcı, zihin bulanıklaştırıcı, biraz kahkahalı, düşünmeden güldüren, ingilizce geliştiren, okumayı hızlandıran dizileri başlar. Ben bunları bilmeme rağmen türk yapımı dizlerden fazlası ile sıkıldığımdan bu dizileri izlemeye başlarım. Başka kanallarda güzel bir film olduğunu bilmedikçe cnbc-e den vaz geçmem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazıyı nereye bağlayacağımı düşünürken girdiğim site ve izlediğim kanal arasında bir bağ buldum. Ntvmsnbc.com ve cnbc-e aman tanrım nbc, aman tanrım beynim yıkanmış. Sizlere sevgiler saygılar, nbc tarafından ariel (şaron) ile yıkanmış beynimle. Ayrıca resim de ki deniz kızının adı Ariel.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olcay "amerikanın köpeği" bayram&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115183816592028210?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115183816592028210/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115183816592028210&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115183816592028210'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115183816592028210'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/07/yle-bi-durum-izah.html' title='Şöyle bi durum izahı...'/><author><name>Olcay Bayram</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12314886734351727517</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115176721491307963</id><published>2006-07-01T18:05:00.000+03:00</published><updated>2006-07-01T18:20:15.100+03:00</updated><title type='text'>...uzun zaman olmuştu</title><content type='html'>...uzun bir aradan sonra tekrar yazıyorum. Her zamanki gibi satirik yazmayacağım bugün; aksine bir dostumun, "kardeşimin", beni ve bitmiş ilişkim sırasında yaşadıklarımı güzel bir biçimde anlatan dizelerini aktaracağım sizlere...                                                                                          &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aşağıdaki yazı   cnm kardeşim Seda tarafından yazıldı:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                    BEN&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Dört mevsim bahar mı demiştik canım?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Ben yağmuru yaşıyorum şimdi...&lt;br /&gt; &lt;br /&gt;   İliklerim sırılsıklam         sen YOKKEN...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;       365 gün güneş mi?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Ben bir sen kadar gölgedeyken;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      SİMSİYAHKEN...    Beyaz mı demiştik?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;    Canım mı demiştin?&lt;br /&gt;   &lt;br /&gt;     Ben yaşamaya çalışırken ,    YALNIZKEN ;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Sen  "aynı yoldayız"  mı demiştin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;     Ben kendimi bile bulamazken dokunacak&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;   Sen   "yanındayım"  mı demiştin?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Peki,&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;              NERDEYDİN??????&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;       Yavuz  "raven" EĞİLLİ&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115176721491307963?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115176721491307963/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115176721491307963&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115176721491307963'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115176721491307963'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/07/uzun-zaman-olmutu.html' title='...uzun zaman olmuştu'/><author><name>HoRuS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08793741572454118257</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115168325779349349</id><published>2006-06-30T19:00:00.000+03:00</published><updated>2006-07-16T15:44:02.530+03:00</updated><title type='text'>İstanbullu değilim...</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/1600/edirne.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/320/edirne.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bir Edirne sabahı uyanılır.&lt;br /&gt;Edirne de yeryüzü ve gökyüzü sevişir.Güzelleri parmakla gösteren akşam güneşine ve adamın boynunu tutulma ızdırapları içinde boğan mavi beyaz gökyüzüne karşı yeryüzü, meriç ve tunca kozunu oynar.Kazanan Edirne kaybeden insan aklı olur.&lt;br /&gt;Edirne sıcaktır.Edirne soğuktur.Ortası yoktur.Aslında vadır ama çoğu kişi bunu göremez.Görenler de ortalıkta görünmez.Onların başka işleri vardır.&lt;br /&gt;Belki yalnız başına uyanılır.Belki sevgilininin saç kokusuna uyanılır.Belki de kalabalık bi geceden kalan arkadaşın ayak kokusuna...Ama uyandıktan sonra o gün içinde neler yapılabileceği düşünüldüğünde hayaller ebeveyndi, trafikti, yapılması gereken işlerdi, gibi şeyler tarafından sınırlandırılmaz.Yani içinizden geçen ve yapmak istediğiniz şeyler kafanızın içinde çok uzak ve zahmetli birer görev değil, kalkıp üstünüzü giyinmek kadar kolay ve zaten yapılacak bir iş gibi gözükür.Bugün şunu şunu yapıcam, diye düşünüp düşündüklerinizin anca yüzde onuna zamanınızın yetmesi gibi bişey sözkonusu bile değildir.Zaten ne zaman yapıca diye düşünmezsiniz.Ne yapsam diye dşünürsünüz.Zaman her nasılsa 24 saatten fazladır Edirne de bir İstanbullu için.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Edirne sabahı kahvaltı edilir.&lt;br /&gt;Kahvaltı da peynirler,salatalıklar,domatesler,ballar,yağlar,omletler,kızarmış ekmekler,çaylar,sütler, belki de taze sıkılmış meyve suları, belki de sadece alelacele giyinip migrostan aldığımız bi gofret,ya da iki parça bayat ekmeğe sürülen bi gıdım çukulata olur&lt;br /&gt;Genellikle bir öğrenci için kahvaltıda ne yiyeceğine kendisi değil final haftası karar verir.&lt;br /&gt;Edirne de kahvaltı bittikten sonra elele tutuşulabilir.Şehrin taaa bi ucundan yrüyerek meriç e inilebilir.Ve neşe önden giden lider olabilir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Edirne öğleni...&lt;br /&gt;işte bu vakit insanlar için en çeşitli olan zamandır.Burda insanların yaptığı işleri sıralayıp uzun bir cümle oluşturmak marifet değildir.Ama Edirne de öğlen gerçek üstü bi vakitmiş gibi geçer.Akşam olduğunda ben bugün ne yaptım ki sorusunu akla getirir.Gün batışı gökyüzündeki bulutlarla beraber beyindeki kıymıkları,kalbe yapılan cevapsız aramaları,hepsini bi güzel siler,tunca nın yeşiline boyar,meriç in pusuyla parlatır.Dertler bir bira kapağının açacakla açıldıktan sonraki pummm sesiyle irkilir, şişenin dar ağzından yükselen buhurla beraber gökyüzüne kavuşur.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edirne de akşam vakti...&lt;br /&gt;Kapılar vardır akşam vaktinde de.Ya ev kapısı ya yurt kapısı,ya merkez kantin kapısı,ya cafe kapısı,ya ikinci bi cafe kapısı,ya üniversite kapısı,ya akşam çalıştığınız ek işin kapısı,belki bir spor salonu kapısı,bahçe kapısı,asansör kapısı,market kapısı.....uzar gider kapısı...Kapılara dikatli bakanlar görebileceklerdir.kapıların zillerinde,otomatik kapı camlarının üstünde,bahçesindeki çiçeklerde, hatta ağaçlardaki meyvelerin üstünde, marketteki sensörlerin kenarında azan şey aynıdır.Özgürlük...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edirne de gün batar...İnsanın canını yakar.Ama gerçekten de bu böyledir.romantik olsun diye söylemiyorum.Edirne de güneş doğarken hiç manzara yoktur.Pat diye doğuverir.Sabahlamışsınızdır,çizim yamışsınızdır veya ders çalışmışsınızdır işte ne biliyim sohbet etmişsinizdir.Cadan dışarı bi bakarsınız.Ana!Güneş doğmuş sabah olmuş.Önce martı çığlıklarından biraz kıllanmışsınızdır ama güneş doğduğunda ruhunuz duymamıştır.&lt;br /&gt;Ama gün batımı öyle değildir.Önce gökyüzü kısık ateşte kavrulmaya başlar.Hafiften kızarır.Bişeylerin canının acıdığını duyumsarsınız.insanın gölgeleri uzar.Minarelerin gölgeleri uzar.Minibüsle çarşıya giderken gözü yakmayan güneşe takılı kalmısınızdır.Minare silüetleri araya girmese daha böyle aval aval bakmaya devam edeceksinizdir.Ama yoktur,olmasındır.Bu bi insana yapılmasındır.Bu kadar da olmaz ki dir.Hele meriç köprüsünün üstündeyseniz.Eh artık be abi napmışsın sen böle dir.Ben de bu manzarayı gördüm ya atın ulan beni denizlere dir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edirne de geceleri...sevişilir.Gözler özgürlük tadında kısılmıştır.Dudaklar sevinin rengiyle boyanmıştır.Eller avuçlar aidiyet ateşiyle yanmaktadır.Kulaklar hırsla bağlanmıştır sevgilinin sesine.Ve aşk o gece Tanrı olur...Uyku tez gelmez.belki hiç gelmez.Ama yokluunu hissettirmez.İki dakkalık uykuda seksen tane rüya nasıl görülür.Bunu da Edirne gecelerinda anlarsınız...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka bir Edirne sabahı...&lt;br /&gt;İstanbul a dönülecektir...Başka bir gerçeklik.Başka bir eşitlik,başka bir güneş, başka bir güzellik.&lt;br /&gt;Tamam iyidir güzeldir tabii ki.İstanbuldur ne de olsa.&lt;br /&gt;Ama hangisi diye sorulacaktır.Hangisidir gerçek olan.Kalben bağlı olduğumuz mu?Yoksa aklen bağlı olduğumuz mu?Hangisidir hedef?Az ama çok olan mı?Çok ama az olan mı?Başta biraz sorulur bu tip sorular...Ama sonra sana teslim olmaacam istanbul bakışıyla işinize gücünüze gidersiniz...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstanbul lu değilim.İstanbul da doğdupum büyüdüğüm halde.Edirneli mi?Hmm olabilir.Şimdilik belki.Ama İstanbullu olmam için daha çok değişmeli İstanbul...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;Yalın "KeçiPan" Pekvar&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115168325779349349?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115168325779349349/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115168325779349349&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115168325779349349'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115168325779349349'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/06/istanbullu-deilim.html' title='İstanbullu değilim...'/><author><name>Keçi Pan</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02351099166780172795</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115168172478058180</id><published>2006-06-30T18:04:00.000+03:00</published><updated>2006-07-01T12:34:15.270+03:00</updated><title type='text'>Tut tut lan kaçıyo bırakmayın ibineyi!</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://www.mezeevi.com/yemek.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right; width: 290px; height: 196px;" alt="" src="http://www.mezeevi.com/yemek.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Hele bi bismallah çekeyim. Ne kadar olmuş yazmayalı be? Öncelikle özür diliyorum hepinizden. Önce adsl kapandı(borcundan ötürü) sonra finaller başladı, ev taşıdım, yazokulu derken yazamadık işte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;2 gündür insan içine çıkmıyorum. Neden bilmiyorum ama görüşesim yok kimseyle. Evde de en teknolojik alet radyom... ilk başlarda canım baya bir sıkıldı. Sonra beş parasız ve sigarasız kalmamdan ötürü 3 saat yatakta boş boş tavanı izledim, deneyin çok zevkli!,. Sonra kendimi verdim kitaplara. Baktım bazı kitaplar gereksiz duruyor orda, yüklendim gittim 2. el kitapçıda sattım hepsini... Hah şimdi tam oldu işte. Bir saat drizzt dourden in hikayelerini okuyorum, bir saat emre kongar, bir saat ömer hayyamdan rubailer... E kafa karışıyor belli bir müddet sonra... 1.5 saat tavan izlerken ömer hayyam elminster'a bir çift rubai okuyor, bizim karaelf drizzt meğerse 3 yaşında alınıp devşirilmiş müslaman yapılmış fatih camiinde makamlı kamet getiriyor...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Lan harbi sıyırdım galiba. Şimdi hesapladım 41 saattir kimseyle görüşmemişim. Vay anasını bea! Düşündüm de bu terlik tam benlik beaa! Akıllara zarar gelmeden uzaklaşma vakti geldi sanırsam galiba! kendinize mukavva olun, sereserpe dolaşmayın üç harfli ırzınıza geçer...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bahadır"17. yy harikası"Emirler&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115168172478058180?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115168172478058180/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115168172478058180&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115168172478058180'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115168172478058180'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/06/tut-tut-lan-kayo-brakmayn-ibineyi.html' title='Tut tut lan kaçıyo bırakmayın ibineyi!'/><author><name>Bahadır "BAGON" Emirler</name><uri>http://www.blogger.com/profile/17256331261377080831</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115159863333769221</id><published>2006-06-29T19:30:00.000+03:00</published><updated>2006-06-29T19:32:03.440+03:00</updated><title type='text'>8443</title><content type='html'>Hayat resmi bir geçit töreniydi bizim için:&lt;br /&gt;İçinde şaklaban olduğumuz ama resmiyet barındıran&lt;br /&gt;Bir kaç sambacı hariç uygun adım yürüdüğümüz&lt;br /&gt;Müzik eşliğinde şen şakrak ama yorucu&lt;br /&gt;Sokağın sonunda bitecek olan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;olcay&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115159863333769221?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115159863333769221/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115159863333769221&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115159863333769221'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115159863333769221'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/06/8443.html' title='8443'/><author><name>Olcay Bayram</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12314886734351727517</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115118482395702370</id><published>2006-06-25T00:28:00.000+03:00</published><updated>2006-07-16T15:43:20.886+03:00</updated><title type='text'>içimde biri var</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;ilk belirtiler başlayalı çok zaman oldu.yaşımmı?üç aşşağı beş yukarı ondu.varlığını hissettiğim ilk yer otoyoldu.okul yolu sabahları hep çile doluydu.miskin bedenim salyalar saldı sırama.tiksinç değilim yafta takmayın adıma.üstüme gelmeyin farklı olan ben değilim.üzgünüm gülmeyin kastii degil bu eğilim.bana inanmadınız hiperaktif sandınız,pediatrik tezde biraz pasif kaldınız,itiraf edemedim her tarafım bertaraf,içimdeki her neyse iyiliğe itilaf.günden güne oda benle büyüdü ve gelişti.doğruyu bilip yanlışı istemesi çelişki,en içten dileklerim cidden bunlar değilki.&lt;br /&gt;sen gitsen içimdeki kısmen hepsi biterdi.&lt;br /&gt;evet doğru anladın benim içimde biri var..&lt;br /&gt;hayır deli değilim bu duyduğum en aptal sual.hala anlamadınız herşey onun eseri,öldürdüğüm kadınada o vurdu ilk keseri,ben istemesemde o yaptırır hep istediğini.dur yapma desemde dinlemez hiç sözlerimi.ben masumum içimdekini çıkarıp yargılayın,ama beni serbest bırakın köreldi algılarım..&lt;br /&gt;beni idam etsenizde onu öldüremezsiniz.beden değiştirip durur farkedemezsiniz.duruşma bittiğinde benle olan işide biter.hakim bey kimbilir belkide sizi seçer.girerse içinize görürsünüz katil olmayı,bir bakarsın koymuşsun caddeye bombayı,patladığında can verenler suçsuz bedenler.anlamazsın kandırır görünmez bedeller..&lt;br /&gt;herşeyi söyledim alın size bir itiraf daha..&lt;br /&gt;birileri ağlarken atmak istedim kahkaha..&lt;br /&gt;irtifa kaybetti uçak kulelere daldı.ladin'inde içinde onun ikiz kardeşi vardı.yandı gökyüzü çok soluklar sonlandı,kaydı yıldızlar umutlar onlara bağlandı..&lt;br /&gt;bana bakmayın öyle kokainman falan değilim,içimdeki kana bağımlı ben bunu bilirim..sırf bende var sandınız içimdeki lanetten,sokaklara baksanız anlarsınız hakkaten..odaklanmış zekalara kin dolu varlıklar,palazlanmış dehalara soykırım karanlıklar.&lt;br /&gt;ne söylesem boş fonksiyonsuz bir köleyim..&lt;br /&gt;tek istediğim ötenazi bırakında öleyim..&lt;br /&gt;beraat bekledim sanmayım bana acımayın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;son bir isteğim var içimdekini çıkarın!!!&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;em&gt;Mrtince Tarih:25 Haziran 2006 Saat:00.30&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115118482395702370?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115118482395702370/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115118482395702370&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115118482395702370'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115118482395702370'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/06/iimde-biri-var.html' title='içimde biri var'/><author><name>MrTince</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10014839775775873245</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115118252929555397</id><published>2006-06-24T23:51:00.000+03:00</published><updated>2006-07-16T15:42:36.066+03:00</updated><title type='text'>Sanal ortama aktarılan eski bir yazı</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/1600/beyoglu.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/320/beyoglu.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ding ding...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İstiklal caddesinin emektar traleybüsü, tek notadan oluşan melodisiyle yolunun üzerinde ki adamı uzaklaştırmaya çalışmaktadır. Hava kararmış ve hala evine gidecek olan birileri var. O yol her ne kadar başı boş dolaşanların, vitrinlere bakanların, nefes almaz bir süreklilikle telefonda konuşan hücresel şebeke müşterilerinin (bunlar ya sevgililerdir  3 dakikada hasretlik olan yada işadamlarıdır zamanın paraya eşit olduğunu savunan) kitap, müzik arayan gençlerin mekanıda olsa gün bitmiştir ve evde bekleyenlerin sabrında kaybedecek vakit kalmamaıştır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Traleybüsün makinisti aklından geçen bu düşünceleri zarar vermeden bir kenara bırakır. Sıkıldığı başka bir zaman bulabilmek için daha kolay bir yere bırakır. Mesala bitmeyen bir günün akşam üstü zamanı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Rayların üzerinden çekilmeyi akıl eden adam yanından geçen aracın içinde ki aceleci suratlara bakar. "Benim hiç acelem yok. Ne kadar şanslıyım?" der gibi süzer insanları. Gözlerinin o aceleci ifadeler arasında dolaştığı sırada, onlar bir deryaya dalarlar. Kim mi onlar? Onlar adamın en temiz duygularıdır, sn zamanlarda pek kullanmadığı duyguları. Şimdi çırıl çıplak soyunmuş yüzüyorlar denizde. Sonuçta en temiz duygular onlar giyinikte olsalar, mahremliğin bütün noktalarını sergiliyorda olsalar hiç biri diğeri için kötü bir fikre kapılmaz. Artık çıkma vakitleri geldi. Çünkü deniz bir yerlere gidiyor, uzaklaşıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ding ding...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Emektar imalı bir şekilde "Yoldan çekildiğin için teşekkürler." diyor ve yoluna devam ediyor. Bugün için atılması gerekn bir kaç tur daha var. Traleybüs gidiyor, içinde ki kız gidiyor, aceleci suratlar gidiyor, derya gidiyor, kızın gözlerinde ki deniz gidiyor. Adam gidenlerin arkasından bakıyor. En temiz duygular aceleyle çıktıklarından kurulanamıyorlar ve geri dönerken hala ıslaklar. Adamın gözlerin de biraz nem oluşturuyorlar. Ağlıyor. Az önce gelenler şimdi gidiyorlar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;Olcay "gelgit" Bayram&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115118252929555397?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115118252929555397/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115118252929555397&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115118252929555397'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115118252929555397'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/06/sanal-ortama-aktarlan-eski-bir-yaz.html' title='Sanal ortama aktarılan eski bir yazı'/><author><name>Olcay Bayram</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12314886734351727517</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115106762873008780</id><published>2006-06-23T15:42:00.000+03:00</published><updated>2006-07-01T12:39:36.000+03:00</updated><title type='text'>BULAMAÇ</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6491/2787/1600/angleofdeath26kl6uv.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px 10px 10px 0px; float: left;" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6491/2787/320/angleofdeath26kl6uv.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Bu masalın bir orospuya ihtiyacı var çünkü orospudur bir masalın en güzel yerinde soyunan.yoksa evinde oturan kızın ne işi var.Dili nekadar uzar ki di'li geçmiş zamanın.Dilinden kan damlarken Azrail'in birkaçınız içimdeydiniz,diğerleriniz beynimde.Çocuk yapmak isteyenlere tavsiyemdir,güvenmeyin hiç bir sperme;çünkü sperm geldiği yer itibariyle taşak geçmekte hepimizle...&lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Tanrım Zalim Yapmış Sevdiklerimi&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;Ön sevişme ya da yön değiştirme.Çıktığı günden beri sakalları aynı yönde uzayanerkeklere ihtiyacım var benim.Sonsuza kadar açılmışaralıklara tek sıra olmuş kurbağalar ya da tavşanlar...Hayvan mezarlığına giden yoğun sigara dumanlı bir yolun girişini kaçırmışım;ama en ufak bir kaygım yok ,çünkü yol gösteren çok bana.&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;                                                                    Her türlü salgın hastalığın tok gezdiğibir lunaparktan geliyorum.Ver kurtul diye öğrettiler bana,ama anladım ki o yaşı çoktan geçmişim.Tavla zarı yada kızlık zarı önemli değil,ikisini de kaybettim bir kaza sonucu .Şimdi soruyorum içimizden birine nick'im ne olsun MSN de?&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;"&gt;  fulyy'yüxexes dergisi ŞULE ER(alıntı)'guler&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115106762873008780?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115106762873008780/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115106762873008780&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115106762873008780'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115106762873008780'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/06/bulama.html' title='BULAMAÇ'/><author><name>fulyy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01604989794479865553</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115081886467248264</id><published>2006-06-20T18:46:00.000+03:00</published><updated>2006-06-20T18:56:07.190+03:00</updated><title type='text'>össciler</title><content type='html'>Sınavdan çıkmışım moral yerinde. Taksim'de dolmuş bekliyorum, dolmuştan tikky (neyse artık) diye tabir edilen bir çift indi. Yaşları yakındı benimkilere, yani normal şartlar altında onların da girmesi gerekirdi össye ama baba parasının çelik duvar ördüğü zırhları sınava girmelerine müsade etmemişti heralde. Bayan olanının "ne bu kalabalık yaaa" demesi üzerine, erkek olanı büyük bir tebessümle "össciler bunlar" demişti. Sınavdan taze çıkmış olmamın da etkisiyle bu yorum, beni uzun uzun düşünmeye sevk etti. "Össciler" diyerek sırıtması ve bunu söyledikten sonra da dişi olanının gülmesi beni sarsmıştı açıkçası. Ben 2 yılımı 3 saat içinde ufak kutucuklara doldurmuşum, ömrümün nice 2 yıllarını düşünerek, o ise eğlenmesine bakıyor. "Paraları var ama mutsuzlar be abi" diyerek kendimizi avutmamıza gerek yok. Mutlular, çok....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Doğa "Yorgun" Genç&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115081886467248264?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115081886467248264/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115081886467248264&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115081886467248264'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115081886467248264'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/06/ssciler.html' title='össciler'/><author><name>Polente</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14554357442839159501</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/_dLwcTVrGrKo/Sbleihf62PI/AAAAAAAAABA/EX_WbzrGY8M/S220/2152338163_a5d674eb11_b.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115056303791046002</id><published>2006-06-17T19:37:00.000+03:00</published><updated>2006-07-16T15:39:30.200+03:00</updated><title type='text'>Hayta Dair Sözler</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;Bir kaç düsünürün,bir kaç özlü sözünü yazacağım sizlere.Umarım herkese göre bir cümle vardır...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;      Zirvelerde kartallarda bulunur yılanlarda,ancak biri oraya süzülerek,diğeri ise sürünerek gelmiştir.Önemli olan,nereye gelmiş olduğunuzdan çok,nereden ve nasil geldiğinizdir.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;                                                                                                 Cenap Şahabettin&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;       Her şeye homurdanmaya alışmış bir kimse,fırsat kapıyı çaldıgında bile gürültüden yakınır.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;                                                                                                  Conidences&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;      Antremanların her dakikasından nefret ediyordum.Fakat kendime ''Vazgeçme!'' dedim.Şimdi sıkıntı çek ve hayatının geri kalan kısmını bir şampiyon olarak yaşa...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;                                                                                                  Muhammed Ali Clay&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;      Hayat, bir bisiklete binmek gibidir,pedalı çevirmeye devam ettiğiniz sürece düşmezsiniz...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;                                                                                                  Claude Pepper&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;      Bir kuş,bir dala kırk yılda bir konar;bir daha konuncaya kadar ya dal kurur ya kuş ölür...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;                                                                                                   Türk atasözü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;      Devekuşuna ''yük götür'' demişler,''ben kuşum demiş;''uç'' demişler,''deve hiç uçar mı?'' demiş.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;                                                                                                   Türk atasözü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;     Eğer adımlarını önünde yürümüş olanların adımlarına göre atarsan, hiçbir zaman onları geçemezsin.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;                                                                                                   Mao Zetung&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;      Tavşan,tilkiden daha hızlı koşar;çünkü tilki yiyeceği uğruna,tavşan hayatı uğruna koşuyordur...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;                                                                                                   Sang H. Kim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;      Sevmek, keman çalmak gibidir; onu çalmasını bilmeyen kötü sesler cıkarır...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;                                                                                                    Avustralya Atasözü&lt;/span&gt; (benimde favori sözüm)&lt;br /&gt;      Bir insan öldü mü ondan kalacak şey eseri&lt;br /&gt;      Bir merkep de ölünce nihayet semeri&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;                                                     Mehmet Akif&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;      Akıntıya kürek çekmekten korkmayın.İnsanlığınher ilerleyişi, popüler olmayan düşünce ve durumların savunmasını yapanlar sayesinde gelişti.Bütün değisiklikler, çağdaş kafaların değişmesiyle oluştu...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;                                                                                                      Walt Disney&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;     Kendini değistirmenin ne kadar güç olduğunu düşünürsen, başkalarını değistirmeye çalışmada şansının ne kadar az olduğunu anlarsın...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;                                                                                                       Voltaire&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;     Damla,ancak kendini tamamlayınca damlar.İnsanda isterse bir damla olabilir...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;                                                                                                       Anonim&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;     Başarının gerçek ölçüsü, nelere sahip olduğun değil, nelerden vazgeçebildigindir.&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;                                                                                                        Jackson Brown&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;     Doğru pabucunu giymeyen, yalan dünyayı dolaşır...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;                                                                    Mark Twain&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;     Hayat, silgi kullanmadan resim çizme sanatıdır...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;                                                                    Jhon Christian&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;     Okumasını bilen için her insan bir kitap,her çiçek bir mektuptur...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;                                                                    Goethe&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;     Dostların sıkıntıda iken, onları mutlu oldukları zamankinden daha çok ara...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;                                                                    Chilon&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;     Tomurcuk derdinde olmayan ağaç, odundur...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;                                                                   Necip Fazıl Kısakürek&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;     Güneş olmazsan yıldız ol, ama gökteki en parlak yıldız ol...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;                                                                    Tagore&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;     Ağaç kapı kapandıysa, altın kapı açılır...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;                                                    Türk Atasözü&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;     ''Şimdi'' diğer zamanlardan daha üstündür, çünkü bize aittir...&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;                                                                    Charles C. Coltan&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;                                                                                  D.Y&lt;/span&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115056303791046002?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115056303791046002/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115056303791046002&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115056303791046002'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115056303791046002'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/06/hayta-dair-szler.html' title='Hayta Dair Sözler'/><author><name>D.y</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15355225528341563573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-115028763438700270</id><published>2006-06-14T15:05:00.000+03:00</published><updated>2006-07-16T15:41:32.796+03:00</updated><title type='text'>Uzun aradan sonra yine sizlerleyim.</title><content type='html'>&lt;div style="text-align: justify;"&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6633/2690/1600/bayrakmuth??a.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0px 0px 10px 10px; float: right;" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6633/2690/320/bayrakmuth%3F%3Fa.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;EY VATAN.BU VATAN NE KADAR ULU BİR VATAN!&lt;br /&gt;Tüm dünya devletlerinin ne alıp vermediği var bizim bu vatanımızdan.&lt;br /&gt;Türk olmak bu kadar çok düşmanımızın olmasına gerekçe mi?&lt;br /&gt;Evet gerekçedir; çünkü Atalarımıza yapamadıklarına bizlere yapmaya çalışıyorlar. Yani kuyruk acısı.&lt;br /&gt;Tüm bu çabalarının hepsinin boş olduğunu anlamıyorlar. inat ediyorlar. Belki bir ihtimal deyip lobilere para akıtıyorlar. Merak ediyorum ne zaman pes edecekler. Ne zaman ''bu zamana kadar boşuna uğraşmışız'' diyecekler. Aslında pek de diyecek gibi durmuyorlar; çünkü çok kalabalıklar.&lt;br /&gt;ABD Ben yapamazsam üvey kardeşim ingilere ya da almanya, israil vs. yapar diye düşünüyor.&lt;br /&gt;Düşünüyorum.Amaçlarına ulaşabilecekler mi? Bu vatanı parçala yoket tekniğiyle yutabilecekler, manda devlet haline getirebilecekler mi? Hep unutuyorlar. Türklük Toprağa işlemiş.yüzyıllardır anadolu Türk vatanıdır.Bu vatanı silseler bile bu topraktan tekrar Türk devleti dogar.Tekrar silseler Yine doğar,yine doğar! Türk'ün Türk'ten başka dostu yok'' dediğim zaman bırak bu bölücülüğü,ırkçılık yapıyorsun'' diyorlar. Hepimizin ölçütü tarih değil mi? Tarih de bana sürekli bunu söylüyor. Ben ne yapayım.Siyasi bir ideoloji taşımıyorum.Yanlış anlaşılmak da istemiyorum.ABD'nin kıbrısı tanımayı reddettiği zaman bunları yazmak istedim. Arkadaşlar Dünya da Türkiye haricinde hiçbir devlet kıbrısı tanımıyor. Azerbaycan,Kazakistan,Türkemistan,Kırgısiztan ... Türk devletleri neden tanımıyor.Emperyalistlerin çıkarları zedeleniyor. Peki diğer Türk devletleri neden bu şekilde davranıyor. Sadece Azerbaycan KKTC'ye uçak seferi yapıyor;bu resmi olarak tanıdığını göstermiyor.Korkuyorum. Yoksa emperyalistler onlarındamı ellerini, kollarını bağladı. Pek ihtimal vermek istemiyorum. Bilmediğim başka çok şey var.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ergün Güzelbilen&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-115028763438700270?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/115028763438700270/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=115028763438700270&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115028763438700270'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/115028763438700270'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/06/uzun-aradan-sonra-yine-sizlerleyim.html' title='Uzun aradan sonra yine sizlerleyim.'/><author><name>salvadore</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02453266849928509490</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114994412048239057</id><published>2006-06-10T15:54:00.000+03:00</published><updated>2006-06-10T15:55:20.586+03:00</updated><title type='text'>...the end...</title><content type='html'>...evet sonunda o güzel rüya bitti,asla uyanmak istemeyeceğim ve içinde huzuru bulabildiğim belki di tek yer gitti...ayrıldık...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hep küçük bahanelerın arkasına sakladın seni huzursuz eden şeyi,keşke bana cesurca açıklayabilseydin cnm; birlikte bunun da üstesinden gelebilirdik belki, benden uzaklaşmanı önleyebilirdim belki de... ama olmadı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayatta ilişkilerimde böyle genel yenilgiler yaşamak konusunda ustalaştığım için belki eskiye nazaran çok yanmadı içim ama sizden birşey istiyorum dobakeler:&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;EĞER SİZİ GERÇEKTEN SEVEN BİR ÖZEL İNSAN VARSA HAYATINIZDA; ONA VERDĞİİNİZ DEĞERİ GÖSTERMEKTEN ÇEKİNMEYİN LÜTFEN VE MUTLU OLUN,HEM DE ÇOK. BEN HAYATTAN ÖCÜMÜ ANCAK BİR ŞEKİLDE TANIDIĞIM İNSANLARIN İLİŞKİLERİNDE MUTLU OLMALARIYLA ALABİLİRİM...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavuz "Fallen angel" EĞİLLİ&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114994412048239057?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114994412048239057/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114994412048239057&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114994412048239057'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114994412048239057'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/06/end_10.html' title='...the end...'/><author><name>HoRuS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08793741572454118257</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114975494715574312</id><published>2006-06-08T11:18:00.000+03:00</published><updated>2006-06-08T11:22:27.446+03:00</updated><title type='text'>YaLaN</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;/strong&gt;&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2941/2288/1600/ddj6aw.th[1].jpg"&gt;&lt;img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2941/2288/320/ddj6aw.th%5B1%5D.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Elimde saç tokan&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Güneş misali mis kokan&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Bıraktığın tek parçan&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Bir de kocaman bir yalan&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Affedilmek istemedin&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Nefretimi bekledin&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Seni senden başka&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Kimse, kimse, kimse affedemez&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Bazı şeyler için&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;İyi olmak yetmiyormuş&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Sevilmek için, aşk için&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;İyi olmak yetmiyormuş&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Aşk biraz palavradır&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Biraz da aşna, aşna fişna&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Biraz da yalandandır&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Sevmek birisini ömür boyu&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Platonik olma, değmez ona, yazık sana&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Aslında hepsi yalan, yalan dolan, herşey yalan&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Aşk sevmek değil yalan, yalan dolan her şey, yalan, yalan dolan&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;em&gt;Aşk sevmek değil yalan, yalan dolan her şey, yalan, yalan dolan&lt;/em&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Ümit &lt;strong&gt;''Ö&lt;/strong&gt;yle bi canım sıkıldı bir şarkı yaziim &lt;strong&gt;dedim'' &lt;/strong&gt;BAK&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;NP :Manga - Yalan ve Yalan 2 (Yalan 2 slow coveri)&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/em&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;/strong&gt;&lt;strong&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114975494715574312?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114975494715574312/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114975494715574312&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114975494715574312'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114975494715574312'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/06/yalan.html' title='YaLaN'/><author><name>somebody</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15559235118530725128</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114942533186504129</id><published>2006-06-04T15:45:00.000+03:00</published><updated>2006-06-04T15:48:52.853+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/1179/2290/1600/blogseysi1.0.jpg"&gt;&lt;img style="cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1179/2290/400/blogseysi1.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114942533186504129?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114942533186504129/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114942533186504129&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114942533186504129'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114942533186504129'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/06/blog-post.html' title=''/><author><name>dodothebird</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114929098104423446</id><published>2006-06-03T02:22:00.000+03:00</published><updated>2006-06-04T09:45:44.396+03:00</updated><title type='text'>Dalak</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/1600/blood.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/320/blood.jpg" border="0" alt="" /&gt;&lt;/a&gt;Gökkubbede ki o devasa sarı toptan geldiğini düşündüğüm ısı, cildimin üzerinde ki son ter damlasını da kurutmaya başladığı anla yolun ortasın da ki kızı görmem aynı ana denk gelmişti. O kıza ulaşmam gerektiğini düşünüyordum. Yoldan hiç bir araç geçmiyordu. Nerede olduğumu bilmiyordum ama burası bir otobandı. Hangi ülkede olursanız olun otobanlar süratli arabaların mekanıdır. Geniş yol ayaklarımın altında bitmeyecekmiş gibi geliyordu, yürüyordum. Ne zaman koşmaya karar verdim hatırlamıyorum. Yolun ortasına vardığımda uzunca bir süre koşmuş ve yorulmuştum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada hiç kimse yoktu. Tam tersine var olmayan arabalar bir anda otaya çıkmıştı. Ben yolun ortasında kala kalmıştım. Arabalar çok hızlı geçiyorlardı. Yol boyunca yürümeye karar kıldım ama hangi tarafa yürüyeceğimi bilmiyordum. Hislerim sahil tarafına yürü diyordu ama deniz gözükmüyordu. Motor seslerini kafamdan atıp, martı seslerini duymaya çalıştım. Duyamıyordum. Peki ya denizin kokusu yok mudur? Burnumun içi egzost gazları ile yanmaya başlayana kadar derin derin çekmeye çalıştım etrafta ki kokuları. Farklı bir koku alamamıştım. İki yönün de bir birinin aynı olduğunu düşünüp, yürümeye başladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Günlerce yürüdüm. Burada ne uyuyabiliyordum ne de buradan çıkabiliyordum. Çok uzun bir koridoru olan tek kişilik hapishaneydi burası benim için. Araçların içinde ki insanlar beni fark etmiyorlardı ya da önemsemiyorlardı. Bense onları göremiyordum. Bütün camlar siyahtı. BU yolun biteceğini biliyordum ama en azından birazcık daralmasını bekliyordum. Daraldığı anda kendimi yola atacaktım. Hiç daralmadan ilerleyen yol bi anda bitti. Taşıtlar yok olmuştu. Asfalt bir çizgi şeklinde bitiyordu, gerisi topraktı ve yol yoktu. Ben yoldan kurtulmamın sevinciyle hoplayıp zıplayarak toprağa doğru koşarken, bulunduğum yerin bitmemiş bir köprü olduğunu fark etmemişim. Tek bir adımla geri dönüşü olmayan bir hata yapmıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şeylere tutnmak için çabalayan ellerim can havliyle küçük bir kuşa çarptı, düşüyordum. Ben ölecektim, hiç bi umudum yoktu ama yine de kurtulma arzusuyla bir canlıya zarar vermiştim. Benle birlikte kuşta düşüyordu. Kuşa uzanmaya çalıştım. Kuşu elime aldım. Bunu nasıl yaptığımı kavramayamadım. Havada süzülüyordum. Kuşu kurtarmaya çalışırken umayı öğrenmiştim. Küçük kuş, elimde pır pır ederken canlandı ve uçmaya başladı. Onunla birlikte bende uçuyordum. Bir süre kuşu takip ettim. Sonra bulutları gözüme kestirdim. Acaba bulutlara kadar yükselebilir miydim? Evet. Önce pamuk gibi beyaz içinden geçince biraz ürperdiğim bir kaç bulutu geçtim. Biraz daha yükselince elbiselerimi ıslatan ve beni titreten koyu gri renkli bir bulutun içinde süzüldüm. İçimde ki merak duygusu hiç kaybolmayacak gibiydi. Daha yukarıda ne var? Bomboş. Sarı renkli devasa top yukarıda ama önce ki gibi ısıtmıyor. Üşümeye başlamıştım ve yoruluyordum. Daha fazla yükselmeden aşağı inmem gerektiğini düşündüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yer yüzüne ulaştığımda tam sağ tarafımda bir bomba patladı. Bi anlık bütün sesler kesildi. Hayatın sesi kısıldı. Görüntüler akmaya devam ediyordu. Bir kaç saniye ve sesle görüntü uyumu yakalandı. Bir savaşın ortasındaydım. İki tarafta yeşil ve kahverengiden oluşan kıyafetler giyiyordu sanki tek bir taraf varmış gibi. Kim kimi vuracağını nereden biliyordu? Kısa bir süre beni sağır eden patlama vucüduma hiç bir hasar vermemişti. Yakınıma iki üç tane daha bomba düştü ve sadece saçtıkları topraklar saçlarımda toplanıyordu. Bana başka bir etkileri yoktu. Yine de uçarak buradan kurtulmayı düşündüm. Patlamalar belki de hayali kanatlarıma zarar vermiş olacaklar, uçamıyordum. Yere yattım gözlerimi kapattım başladığım yere geri dönmüştüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Uzun koridorlu hapishaneydim ama farklı bir açıdan görüyordum bu hapishaneyi. Otobandan geçen bir otobüsün içindeydim. Otobüsle Edirne'ye çok fazla gittiğimden, aynı yere gittiğimi düşündüm. Sonra bir tünele girdik galiba etraf karardı. Aydınlandığında başımda tanımadığım insanlar "Olcay, Olcay!" diye sesleniyordu. En son nerede olduğumu hatırlamaya çalıştım. Otobüsteydim sonra ne oldu? Hayır, otobüste değildim. En son hastanede kan veriyordum. Kan verirken bayılmışım ve gözlerimin kararmasının ardından beynimde bunları yaşamıştım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir süre dinlendikten sonra normal hayatıma geri döndüm. Cesaretim olsa hekime "Bir daha yapabilir miyiz?" diyecektim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;olcay "uçan" bayram&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114929098104423446?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114929098104423446/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114929098104423446&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114929098104423446'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114929098104423446'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/06/dalak.html' title='Dalak'/><author><name>Olcay Bayram</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12314886734351727517</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114928180987430398</id><published>2006-06-02T23:56:00.000+03:00</published><updated>2006-06-03T01:14:28.640+03:00</updated><title type='text'>Ömer gaza gelmiş!</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/1600/selviboylum.0.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2254/2277/320/selviboylum.0.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;efendim, sevdiğimiz kişilik, gönül adamı, elektromanyetik kimse, osurtan bünye ve güzel insan ömer "hansolo" kalkanlı bir başka kayıtla blogımıza bombamsı bir şekilde düştü!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;aha da "&lt;a href="http://www.hemenpaylas.com/download/855311/oh_fuck___.wav.html"&gt;selvi boylum al yazmalım&lt;/a&gt;"[elektro gitar şeysi]&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114928180987430398?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114928180987430398/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114928180987430398&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114928180987430398'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114928180987430398'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/06/mer-gaza-gelmi.html' title='Ömer gaza gelmiş!'/><author><name>dodothebird</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114919626137263191</id><published>2006-06-02T00:10:00.000+03:00</published><updated>2006-06-02T00:11:01.603+03:00</updated><title type='text'>Kahve Falları ve Edirne Sabahları</title><content type='html'>Trakya Üniversitesi'nin bahar şenlikleri haftasındayız. Etkinlik olarak bir kahve firması gelmiş, hakiki türk kahvesi dağıtıyordu. İçtik kahvelerimizi, sonra arkadaşlardan biri kahve falı bakabileceğini söyledi. Aslında inanmam ama insanlar baktırırken bende de bir istek doğdu ve bende baktırdım. Falımda çıkan yollar, 3 gün sonra tekrar kahve falı baktırdığım da tekrar çıkmışlardı. Daha önce de tarot falı baktırmıştım. Tarot falında çıkanlar henüz gerçekleşmedi. Kahve falında çıkanlar da gerçekleşmedi ama iki ayrı yer, zaman ve kişi tarafından aynı geleceğin görülmesi insanın heyecana kapılmasını sağlıyor.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Edirne sabahları konusuna geçersek; Cumartesi gecesi hiç uyumadım, pazar sabahı 5 civarı yattım 12'de kalktım. Pazar gecesi de 24 civarı yattım ve 5'de kalktım. Düzensiz uyku dedikleri bu olsa gerek. Aslında düzensizliğin de kendi içinde bir düzeni vardır. Finaller yaklaşıyor. Uyku artık benim için gerekli bir şey değil, daha çok bir sorun olacak. Macaristan hala kesinleşmedi. :(&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hayat, kısa filmlerle dolu bir kazan." Olcay Bayram. (blog özlü sözleri) Gözüm her an, her yer de bir kısa film arıyor yada kısa film beni buluyor. İki üç gün önce gittiğim bir resim sergisinde. Sergide görevli olan eski kız arkadaşına hediye getiren piskopat mesala. Adam o kadar kişiden beni buldu. Geldi  yanıma derdini anlattı. Kızı görünce biraz hırladı. Ben de tırsmama rağmen senaryonun sonunu görmek için sürekli onu izledim. En son baktığımda genç adam yeni birini ağına düşürmüş onunla konuşuyordu. Olay yerinden uzaklaştık tabi ki. Şu anda aklıma kendi düşündüğüm senaryolar gelmiyor. Benim düşüncelerim daha çok şu ayrıntıyıda film içinde kullanırım şeklinde. Mesala her yeni sevgilisine, önce ki sevgilisinden aldığı bir şeyi veren genç. Buna örnek önce ki sevgilisinden aldığı bir saat olabilir, yada sevgilisinin evinden aldığı basit bir kolanyalı mendil olabilir. Bunları yeni sevgilisine vermesi, çocukta her seferinde eskisinden bir şeyler aktarmak gibi bir piskoloji yaratıyor olabilir. Bazen de aklıma çekim açıları gelir. Hayatı açılar şeklinde görürüm.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öf çok fazla birinci tekil şahıs kullandım. Biraz da şu yurdun bahçesinde ki köpekten bahsedeyim. Yurt bahçesinde yağmurlu bir günün sabahında 9 yavru dünyaya getirdi pasaklı siyah köpek. Öğrenciler hemen derme çatma bir barınak hazırladı ona. Sonra görevliler devreye girerek, eski bir buzdoladını onlara yuva yaptı. Şimdi bizim bloğun arka tarafında ki bir çalının içinde yaşıyorlar. Yavrulardan 8'i hayatta kaldı. İki tanesi kahverengi beyaz, bir tanesi tümüyle kahverengi ve diğerleri simsiyah. İnsanlar yiyecek, içecek getiriyor. Tabi ki bu hayvan sevgisiyle dolu insanlar daha çok bayan oluyor. Erkekler de köpeklerin yanında bir bayan gördükleri takdirde, köpekleri sevme numarasıyla onlara yaklaşıyorlar. Kızlar hem köpekleri besliyor, hem seviyor, hem de köpeklerin başkaları tarafından sevilmelerini sağlıyorlar. Kızlar gelince erkekler geliyor, kızlar gidince erkekler gidiyor. Kızlar gittikten sonra kalalım biraz daha sevelim diyenini görmedim. Hayat böyle işte. Önemli olan sevmek değil. Ben köpeklere hiç dokunmadım bundan da gurur duyuyorum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;olcay "her havuzun dibi aynıdır" bayram&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114919626137263191?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114919626137263191/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114919626137263191&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114919626137263191'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114919626137263191'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/06/kahve-fallar-ve-edirne-sabahlar.html' title='Kahve Falları ve Edirne Sabahları'/><author><name>Olcay Bayram</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12314886734351727517</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114914870315704735</id><published>2006-06-01T10:37:00.000+03:00</published><updated>2006-06-01T11:21:54.876+03:00</updated><title type='text'>bak helede yawrum bak hele</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2941/2288/1600/RequiemForADream.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2941/2288/320/RequiemForADream.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;''Bak helede yavrum bak hele dönde bu yana bak hele beni beğenmiyorsun dönde bi kendine bak hele''&lt;/strong&gt;demiş Ankaralı Turgut nede güzel demiş pekde iyi demiş..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;-Cidden ya Ankaralı Turgut'u ben çok seviyorum.Burdan ona bir beste armağan etmek istiyorum..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;Hey seksi leydi/hadi gel biz gidelim/kapıcı recep abi/ne güzel hayat değil mi?&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;strong&gt;Ah maykıl daglıs/kovalasin seni olcay bayram/macaristanda salam/kovalasin seni haham&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Evet budur..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;-Ahu Tugba ile Meriç Erkan evleniyormuş.O değilde söylemiştim ama yine söyleyeyim Meriç Erkan aslında Türk temel reis harbi öyle..O değilde sabah kalkın şu &lt;strong&gt;Aydın'ı &lt;/strong&gt;izleyin ya çok komik..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;-O değilde finallerde başladı ya yani başlıcakta ben hiç ders çalışmadım.6-19 haziranda &lt;strong&gt;baba&lt;/strong&gt; adı verdiğimiz &lt;strong&gt;finaller&lt;/strong&gt; girecek efendime söyleyeyim afedersiniz..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;-Bide şey dicem msnde nicklerine kalp koyanların ewine ben giriyiim afedersin..(bi ara bende koyuyordum ama nese).Ya bu kadar mı aşk dolu bi msn listem olur ya toplam 15 tane kalpli nick war..Ha koysun kalp koymasin mi koysun bana ne..bana mi koyuyor yo msn e koyuyor ama msn de böyle (L) cıkıyorya diyorum nedir bu (L) bakıyorum kalp cıkıyor.Sonra ''&lt;strong&gt;hay Allesen&lt;/strong&gt;'' diye bi tepki veriyorum.Şimdi burda o msnleri açıklıyorum..Açıklarım açıklamam mi medyum memiş bile kitabinda kimler bana geldi diye yazmış ben yazmışım az mı olur..neyse şimdi efendime söyliim..iett bileti olan war mı?&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;-&lt;strong&gt;FUCK - UP&lt;/strong&gt; diye bi kitap aldım..Güzel birşey okuyun..Ama bide şey Fuck-up ne demekti ya yorumlardan bana anlamını yazarsaniz sewinirim.Benim düsüncem hindistanda bi şehir diye düsünüyorum ama değildir herhalde..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;-Bide geçen yazımda Gay gruplar dinlemem diye birşey söylemiştim..Yeni Türkü gaymış lem (Bkz:Oha ahmet abi i..e olmuş) yani grup halinde gay diiller galiba ama vokali gaymiş..elelamin derdin seni mi gaydi diceksiniz..Ewet nedir abi yok mu delikanlı gibi şarkı söylücek şu dünyada..töbe töbe sinirlendim şimdi a.kodumn gruplari yok lem dinlemiom sen adam olsan adam gibi şarkı yapardın.Neymiş &lt;strong&gt;olmasa mektubu&lt;/strong&gt;' nu böyle erkek ark.ına yazmış.Ayrıca &lt;strong&gt;Murat Öngen &lt;/strong&gt;mi ne var böyle mor ve ötesinin önceki albümünde &lt;strong&gt;bir derdim var&lt;/strong&gt; ın yazarıda i..eymişte o şarkıyı erkek arkına yazmış.Ne Lan böyle s..kerim lem çok sinirlendim şimdi millet i..e olmuş şarkıcı oluyor..töbe töbe.. bak çok sinirlendim...du bi Ankaralı Turgut dinliim..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;-Onu bunu geçte yeter bu kadar değil mi?hadi kendinize iyi bakın..Berber'e selam söyleyin kasapa dikkat edin..(bkz:kasapa - kasaba) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;N.P(Now Playing) - Yeni Türkü,Placebo,mVo - i fall in love with a boy&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;(şaka lem a.q.mn i..eleri)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;N.P. :REDD - Falan Filan&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Ümit &lt;strong&gt;''uzaya gittim gelcem'' &lt;/strong&gt;BAK&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114914870315704735?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114914870315704735/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114914870315704735&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114914870315704735'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114914870315704735'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/06/bak-helede-yawrum-bak-hele.html' title='bak helede yawrum bak hele'/><author><name>somebody</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15559235118530725128</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114892799231113150</id><published>2006-05-29T21:20:00.000+03:00</published><updated>2006-05-29T21:39:52.816+03:00</updated><title type='text'>şanssızlık yine...</title><content type='html'>Bir insanın hayatındaki şanssızlıklar bu kadar sık ve çok olunca artık isyan etmekten başka çare kalmıyor gerçekten...doğumum bile şanssızlıktı bazılarına göre çünkü kaza eseri doğmuşum resmen ve ailem şanssızlık olarak değerlendirmiştir kesin beni...düz tabanlılığımdan tutun anestezi ve belli ağrı kesicilere bile alerjim olması belki beni acıya dayanıklı hale getirdi ama dişe dolgu yapılırken hiç de dayanası gelmiyor insanın doğrusu...girmek istediğim liseyi ve üniversiteyi küsuratla kaçırmış olmamı da,kırk yılın başında bir ilişkiye başladığımda başıma en olmadık şeylerin gelmesini de ve suçsuz olduğum halde acıyı hep benim çekmemi de üst üste koyun bakalım ne çıkıyor ortaya: koskoca bir ŞANSSIZ HAYAT...(dağılmış bir psikolojiyi de beraberinde getiriyor bu tabiki de). Belki bana şımarık diyeceksiniz bunu okurken çünkü diğer bir perspektiften bakarsak aslında: üniversiteye gidebiliyorum,parasız değilim,iyi bir bilgisayarım var,sağlam dostluklarım var vb... ama hayata hep bu yönden bakamayız ki daha fazlasını aramadıktan sonra,daha yüksekleri hedeflemedikçe yaşam savaşımız sadece bir durgunluğa dönüşmez mi sorarım size?(not: sohbet tarzı yazılarda rakipsizim cidden;P) ben hayatımda şanslı geçen bir gün istiyorum; çok mutlu veya çok üzgün olmaktan sıkıldım ben biraz da "ortada" olmak istiyorum; ben NORMALLİK  istiyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavuz  "geçici olarak servis dışı" EĞİLLİ&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114892799231113150?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114892799231113150/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114892799231113150&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114892799231113150'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114892799231113150'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/05/ansszlk-yine.html' title='şanssızlık yine...'/><author><name>HoRuS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08793741572454118257</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114884416864334472</id><published>2006-05-28T22:13:00.000+03:00</published><updated>2006-05-28T22:22:49.266+03:00</updated><title type='text'>Just do it</title><content type='html'>Arkadaslar yazıma bana bu sıcak ortamda yazma sansı veren arkadasim Dogana tesekkur ederek basliyorum.&lt;br /&gt;Önce geçen gün arkadasımla aramızda geçen bi konusmadan bahsetmek, sonrada bu konu hakkında bir seyler karalamak istiyorum.&lt;br /&gt;    Arkadasımın kendisi Yeditepe Üniverstesinde okuyor ve bana şimdilerde onun kankası olan bir kızdan bahsetti.Kız için yeditepe üniverstesinin en güzel kızlarından biri diye söz ediyor.(kızın fotosunu bende gördüm allah için güzel)Kız üzerine konusmamız biraz daha devam ettikten sonra ona aralarında kankalıktan öte bir seyler olup olmadıgını sordum ve bana cevabı şu oldu ''Böyle bir sey söz konusu bile olamaz,ben ve o bir arada düşünülemeyiz bile'' diyerek kızıdan cok üstün bir varlıkmış gibi söz etti.&lt;br /&gt;Bende bunun üzerine sizinle birseyler paylaşayim dedim.&lt;br /&gt;   Bildigimiz gibi böyle düsünmek sadece benim arkadasimin sorunu degil.Büyük ihtimalle hepimiz az ve ya çok bu sorunu yaşıyoruz.Bir kızdan hoşlanıyoruz ama bu bana bakmaz ya da reddedilirim korkusuyla coğu zaman kıza tek bir keklime bile edemiyoruz.Çoğu zaman kızın sizin onu ne kadar sevdiginizden ya da sizin onun için geceler boyu uykusuz kaldıgınızdan haberi bile olmuyor.Sözüm o ki arkadaslar:Hepimizin eksik noktaları var.Kimimizin boyu kısa,kimizin burnu büyük kimimizin, kulakları kepçeAma bu yapabileceklerimize engel değil.Çünkü bütün bu eksilerimizin yanında, bunların 2 katı kadar arti yönümüz var.Daha da önemlisi bu dünyaya sadece 1 kere geliyoruz.Şimdi denemeyeceğiz ne zaman??&lt;br /&gt;   Emin olun ki bir kıza onu ne kadar sevdiginizi gösterebilirseniz, görünüşünüze deger vermese bile sevginize mutlaka deger verecektir.(ben bir erkek olarak bundan eminim).Bunlardan dolayi Nike abimizinde söyledigi gibi just do it.....&lt;br /&gt;D.y&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114884416864334472?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114884416864334472/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114884416864334472&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114884416864334472'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114884416864334472'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/05/just-do-it.html' title='Just do it'/><author><name>D.y</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15355225528341563573</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114881729164641395</id><published>2006-05-28T14:54:00.000+03:00</published><updated>2006-05-28T14:54:51.750+03:00</updated><title type='text'>yok başlık fln...</title><content type='html'>....yazamıyorum,kahretsin!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavuz "......." EĞİLLİ&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114881729164641395?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114881729164641395/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114881729164641395&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114881729164641395'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114881729164641395'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/05/yok-balk-fln_28.html' title='yok başlık fln...'/><author><name>HoRuS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08793741572454118257</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114846137189789677</id><published>2006-05-24T11:49:00.000+03:00</published><updated>2006-05-24T12:03:02.783+03:00</updated><title type='text'>But I'm fooling myself..</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:85%;"&gt;but i'm fooling myself..i'm fooling myself  Cause you say you love me..And then you do it again, you do it again.. demiş&lt;strong&gt;  travis - re offender &lt;/strong&gt;şarkısında..ne güsel demiş sewerim ben travisi ya bi ara i..eler die bişi duymuştum ama yinede sewerim..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;-O diilde ben harbi &lt;strong&gt;placebo&lt;/strong&gt; yu i..eler diye fazla dinlemiyorum.Ama iyi mi ediyorum etmiyorum ama kötü mü ediyorum onuda etmiyorum..Ya ama ne biliim müzik aslinda böyle evrenseldir müziği dinle kişilerin cinsel tercihine falan bakma diye kendi kendime kızıyorum.Ama sonna lem olm i..e lem bunlar bunu dinleyende i..edir emula going diorm ve &lt;strong&gt;placebo&lt;/strong&gt;'yu dinlemiyorum..Burdan izzet yıldızhana sesleniyorum &lt;strong&gt;placebo feat izzet yıldızhan&lt;/strong&gt; - &lt;strong&gt;where is my mind&lt;/strong&gt; coverini yapsinlar.. yada yapmasinlar..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;-Onu bunu birakta geçen iett otobüsüne bindim.Bi amcam geldi böyle 4 lü koltukta grup kurmuşlar.(bkz:grup kurmak) böyle sohbet falan ediyorlardi.Adam dedi ki:''ben bu otobüsü boziim mi?'' diğerleri nasil yapcan mina monte dermiş gibi baktilar..Adamın cewabi şu:''Koltuğun altındaki motorun yaninda telefon etcem araba durcak yapiim mi yapiim mi?''Hayat garip işte..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;-Meriç erkan temel reise benzemiyor mu ya?cidden bi şapka falan çok iyi olur..Bide Ahu tuğba 3 tane erkek değiştirdi..neyse şimdi isim werip efendime söyliim..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;-Merliyn mensın la menri monrooyu karıştırıyordm eskiden..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;-Bateri çalmaya başlicam.Ama kime göre bateri neye göre bateri..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;-Canim sıkıldı yazdim taam bi işe yaramadi ama bide şey biz film çekcez&lt;strong&gt; kısa film&lt;/strong&gt; &lt;span style="font-size:85%;"&gt;aranızda punkci BAYAAAN warsa bize başwursun..Ünlü yapcas sizi ha ha ha..yakında film yayinlanır burda :) (&lt;strong&gt;3 hafta sonna falan&lt;/strong&gt;)&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;N.P.(Now Playing):Muse - Plug in Baby&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;                          &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;Ümit ''&lt;strong&gt;The yazdımda kötü oldu mina monte adam smith çorç w.buş ve merliyn menson'' &lt;/strong&gt;BAK&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;strong&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114846137189789677?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114846137189789677/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114846137189789677&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114846137189789677'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114846137189789677'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/05/but-im-fooling-myself.html' title='But I&apos;m fooling myself..'/><author><name>somebody</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15559235118530725128</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114840290790327031</id><published>2006-05-23T19:48:00.000+03:00</published><updated>2006-05-23T19:48:37.143+03:00</updated><title type='text'>K-11 e vefa borcu...</title><content type='html'>&lt;span style="font-family:lucida grande;"&gt;I don't&lt;/span&gt; want to be the one battles always choose,cause inside I realized I'm the one confused...&lt;br /&gt;breaking the habbit şarkısının o çok önemli sözleriydi bunlar benim için... o karanlık yılda akşam dersane çıkışı Gayrettepe&lt;br /&gt;nin boş sokaklarında karanlığa karışan sesimle mırıldandığım şarkının... "ne zaman kurtulacağım sizden!" diye haykırdığım berbat lisemin berbat insanlarını unutmak için söylediğim şarkının... ama en önemlisi de o yılı psikolojik olarak atlatmamı sağlayan o insanların yanına kaçtığım ve o anda tüm stresimi veya sorunlarımı unutmamı sağlayan ortamdan eve dönerken beynimde yankılanan şarkının...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dersane genelde sıkıcı bir ortam olarak hatırlanır insanlarca ama benim içinde bulunduğum ortam bana tekrardan: "iyi insanlar hala hayatta!" gerçeğini öğretmişti. Hiç ummadığım bir lise ortamında bulmuştum kendimi ve o 4 yılı gerçekten zor geçirmiştim,çevreden gördüğüme göre artık düzgün insanların kalmadığı kanısına varmıştım nerdeyse; ta ki dersane sınıfımı tanıyana kadar... çok çeşitli kişilerden oluşan bir sınıftık ama herhangi bir lise sınıfından çok daha kaynaşmış bir haldeydik; kavga olmazdı sadece küçük tartışmalar vardı,herkes birbirine destek çıkardı öss kabusu konusunda ve çok sağlam dostluklar kurulmuştu bunlara bağlı olarak... dersanenin son haftasına kadar birbirinden kopmayan ve son günü gözyaşlarıyla ve sınavın iyi geçmesi dilekleriyle vedalaşan bir topluluktuk.Ama farklı üniversitelere dağıldık ve ister istemez birbirimizden tamamen olmasa da koptuk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öss ye az bir süre kalan şu zamanlarda geçen haftasonu Beşiktaş'taydım ve eski dersanemin önündeki öğrencileri gördüm,bizim geçen yılki halimiz geldi gözümün önüne ve dersanedeki sınıfımı ne kadar özlediğmi hatırladım,onlara bir vefa borcum olduğunu düşündüm ve bu yazımda yakın olduğum tüm arkadaşlarıma tekrar teşekkür etmek istedim:&lt;br /&gt;K-11 için dostlar:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;thanks to:&lt;br /&gt;Oğuz,Gaye k. ve Gaye t.,İzi,Beny,Azmi,Tuğçe,Süleyman,Gökhan,Selin(bizi unutmuş olsan da),Melis(felis domesticus:)),Gizem,Ali,Serdar&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;unutulmadınız :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavuz "raven" Eğilli&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114840290790327031?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114840290790327031/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114840290790327031&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114840290790327031'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114840290790327031'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/05/k-11-e-vefa-borcu.html' title='K-11 e vefa borcu...'/><author><name>HoRuS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08793741572454118257</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114824308220739769</id><published>2006-05-21T23:24:00.000+03:00</published><updated>2006-05-21T23:26:58.543+03:00</updated><title type='text'>ehem...</title><content type='html'>Oldukça normal bir pazar gecesiydi aslında.Olaylar nasıl gelişti,tam olarak ne oldu,ne bitti inanın ben de bilmiyorum.Ama elimden geldiğince anlatmaya çalışacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O akşam da  diğer akşamlar gibi televizyonumun karşısındaki tekli koltuğuma krallar gibi kurulmuş,bir elimde coca-cola promosyonu kolpa bardak[ince uzun birşey böyle] bir diğer elimde de zapping dediğimiz atraksiyonu gerçekleştirmemize yarayan uzaktan kumanda isimli obje,takılıyordum.Dışarıda yazı andıran boğuk bir ilkbahar havası vardı ve benim içimde de garip bir sıkıntı peydah olmuştu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çok afedersiniz yelleneyim gitsin dedim.Demez olaydım.Elim[bu bağlamda dötüm]kırılaydı da vücudumdan o gazı dışarıya nakletmeyeydim.Ama olmadı.Yellendim.Osuruğum,çok afedersiniz,"tıss" efektiyle bedenimin alt taraflarından dış dünyaya yayıldı.Hızla diffüze oldu ama olana kadar öyle bir koku yaydı ki,allah sizi inandırsın insan dünyadan tiksinir.Burdaki dünya hem terim hem terim olmayan manada dünya.O derece yani.Neyse ne diyordum.Heh evet mevzu bahis koku burnumun direğini kırdı vs.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir iki dakika geçmedi ki evimin,üzerine altı kanatlı bir melek figürü işlenmiş altın kapısı[abartıyorum biraz] "tok tok tokundu tok" şeklinde çaldı.Önce kapıya doğru ters bir bakış attım.Bunu hep yaparım.Sanki ben o bakışı atınca kapının çalınması duracak mınakoyim.Hayır sinirlenmeyeyim diyorum ama ben de insanım sabrım bir yere kadar.Neyse,sonunda kapıdan üçüncü kez "tok tok tokundu tok" sesini aldıktan sonra "patlama mınakoyim patlama" diyerek[kısık sesle ama yoksa öyle asi bir çıkış yapayım akılları alayım şekline bürünebilen bir insan değilim]kapıya gittim ve tahmin edebileceğiniz gibi kendisini açtım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önümde Selim duruyordu.Selim,apartmanımızın asosyal ergen metalci genciydi.Merak ediyorum bu gençler acaba adını bilmediğim bir devlet kurumundan her apartmana tahsis mi ediliyor.Neyse bu konuyu ileriki bir yazıda irdeleme sözüyle devam edeyim.Selim uzun ve kirli saçlarını gayet efemine bir tavırla- ki o tavır sağ elini hiç de tehditkar olmayan bir biçimde kafasının tepesine götürmesinden anlaşılıyordu-düzeltti.Gerçi o saçlar da dünyanın en iyi saç düzelten adamına bıraksan yine düzelmez ya neyse."Abi" dedi,benimle saygılı konuşur,"bizim iki televizyondan biri arıza yaptı,diğerine de annem ve ablalarım el koydu,bense bu gece delicesine örovizyonu seyretmek istiyorum."diye devam etti.Bu açıklayıcı tavrı beni bir yandan memnun beriki yandan irrite etmişti.Hezeyanlı bir ruh hali içerisindeydim o gece belki kabul etmeliyim ama karşımda "çüküçükü" şeklinde konuşan çemçük ağızlı,üzerinde "fuck the system" yazılı siyah tişörtüyle kapıma dayanmış bu genci içeri alıp kendisiyle bir babacan abi tavrıyla çok afedersiniz "daşşak" geçmeme engel değildi."Ya oğlum sus ne konuşuyosun çükçük,ben de onu izliyorum gel takılalım birlikte yaaa" diyerek,bunu derken de bir elimi sağ omzunun arkasına atıp kendisini içeriye aldım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Selim bundan sonra konuşmayacaktı bunu çok iyi biliyordum.Amacını gerçekleştirmişti ve şimdi sinsi planının ikinci aşamasını tamamlamak kalmıştı.Teklinin yanındaki ikili koltuğa oturdu ve "mehel" bir ifadeyle tv ye bakmaya başladı.Ben de yerime geçtim.Selim'e bir şey ikram etmedim.Etmeyecektim de.Gerekirse o lanet olasıca koltukta ölecek,çürüyecek ve kahrolası bir kemik yığını olarak kalacaktı ama birşey ikram etmeyecektim.Ben ikram etmem.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;FB tv açıktı televizyonda.Örovizyon başlayalı bir iki dakika oluyordu.Kanalı değiştirmedim.Aslında Fenerbahçeli değildim.Lanet olasıca futboldan ekseriyetle nefret ederdim hatta öyle ki bir "milli takımı tutuyooooroooeeem" adamı dahi değildim.Neyse,amacım Selim'e garip gurup yollardan çektirebileceğim kadar acı çektirmekti.İki dakika daha geçti ve kanal hala değişmemişti.Kumandayı da bu Selim angutu bir densizlik yapar da benim evimde benim kumandamla benim televizyonumun kanalını değiştirmeye kalkar diye kıçımın yanına Selim'in göremeyeceği şekilde saklamıştım.Bir beş dakika daha geçti.Selim terli yüzünü bana çevirdi,samimiyetsiz bir sırıtışla "abi açsak yurovizyonu yeaaa" dedi.Eğer yaşımı başımı almış,aklı selim bir insan evladı olmasam,"yeaa" derken ağzının aldığı görüntü nedeniyle onu oracıkta,mutfakta tezgahın altındaki dolapta sakladığım elektrikli testeremle paramparça edebilirdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Hehe hangi kanaldaydı bu kodumunu yarışması Selimcim?" dedim ve aynı samimiyetsizlikle ben de sırıttım."Abi" dedi,alnındaki ve boynundaki damarlar belli oluyordu,sinirlendiğini açıkça görebiliyordum."trt 1 de işte nerede olacaktı ya" dedi.Bana bir an için sert çıkacağını,dinlediği müzik gibi isyankar bir tavır sergileyeceğini düşünmüştüm ki cümlesinin sonunda "ya" derken korkak bir ördek yavrusu gibi sesi inceldi.Hatta yutkundu.Bu yapmaması gereken bir hataydı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nefret tüm bedenimi kaplamıştı.Artık geri dönüşü olmayan bir yola girdiğimi biliyordum.Bugün ikimizden biri ölecekti.Yavaşça ayağa kalktım."Hacım bak kumanda orada.Sen aç trt1 i de ben de bize içecek birşeyler getireyim."dedim.Hemen kumandayı alıp tuşlara bastı.Bir anda tüm benliğimi alıp götürdü canımdan çok sevdiğim televizyonumdan.Ses,renk,kanal ayarlarım hepsiyle "cibidocibido" diye tuşlara basarak oynadı.Selim'i bunun için iki kez öldüreceğime yemin ederek mutfağa yöneldim.Aklımda sadece elektrikli testeremin imgesi vardı.Sırıttım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devam edecek!&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Doğan "dodothebird" Öztürk&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114824308220739769?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114824308220739769/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114824308220739769&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114824308220739769'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114824308220739769'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/05/ehem.html' title='ehem...'/><author><name>dodothebird</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114821826141994909</id><published>2006-05-21T16:30:00.000+03:00</published><updated>2006-05-21T16:33:03.806+03:00</updated><title type='text'>yaratıcı prof.larımız</title><content type='html'>İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesinin işletme Matematiği kitabindan GERÇEK bir alıntıdır. Hiç dokunulmadan ve yorumsuz şekliyle sizinle paylasmak istedim... içersindeki tüm kelimelerden ben değil bir prof.sorumludur:))&lt;br /&gt;Kitap Adi: İşletme Matematiği Yazar: Prof. Dr. Müh. Yilmaz Tulunay Sayfa: 173&lt;br /&gt;Soru : Amerika'ya lisansüstü çalışmalar yapmak üzere giden Mehmet, iki kız arkadaş edinmiştir. Bunlar Mary ve Nancy'dir. Mehmet'in deneyimlerine göre;&lt;br /&gt;a)Mary olgun bir kızdır ve klasiklerden zevk almaktadir. Böyle bir yerde onunla 3 saat birlikte olmak 12 dolara mal olmaktadır. Diğer taraftan Nancy daha çok popüler eğlenceleri yeğlemektedir. Onunla böylebir yerde 3 saat birlikte olmanin maliyeti de 8 dolardır.&lt;br /&gt;b)Mehmet'in bütçesi gönül işlerine ancak ayda 48 dolar ayırmasına olanak vermektedir. Ayrıca, derslerinin ve çalışma koşullarının ağır oluşundan dolayi, kız arkadaşlarına en fazla ayda 18 saatlik süre ve 40.000 kalorilik enerji ayırabılmektedir.&lt;br /&gt;c)Mary ile her buluşmasında 5.000 kalori enerji harcayan Mehmet, Nancy için bunun iki katını harcamaktadır. Eğer Mehmet'in Mary ile buluşmaktan beklediği mutluluğu 6 birim ve Nancy ile buluşmaktan bekledigi mutluluğun da 5 birim olduğunu biliyorsak, mutluluğunu maksimize etmek isteyen Mehmet'in sosyal yaşamını nasıl planlaması gerekecektir?&lt;br /&gt;-Neyse geçelim sorunun cevabına;&lt;br /&gt;a)Bi kere bu Mehmet ibnesinde iki hatuna ayrı ayrı zaman harcayacak g.t de para da yok, sıkarrrr. Ayrıca dünya piyasalarında saati 100 dolardan açılıp minimum 50 dolara kadar düşen seks tarifesi göz önüne alındığında, 3 saati 12 dolarlık yada 3 saati 8 dolarlık karılardan hayır gelmez. Muhtemelen Mary 68, Nancy 79 yaşındadır ve ikisinin de bu güne kadar yediği malın toplamı buradan amerikaya boru hattı olur. Bu durumda Mehmet'in hem vakit darlığı, hem malın genişliği, hem de para yokluğu sebepleriyle bu iki o.....yla grup yapması gerekir. Mary olgun ve klasikleri sevdiğine göre önce Mary'ye saksafonu döşer, Mary saksafonda klasikleri icra ederken, yerinde duramayıp hop hop zıplayan ve popüler eğlenceleri seven Nancy öbür ikisinin g.tünü parmaklayarak eğlenir ve rahatlar.&lt;br /&gt;b)Mehmet'in bütçesi (bu gönül işi tabirini ben anlamadım) s..... için ayda 48 dolara yetiyorsa zaten bu orospu çocuğunun 31 çekmesi daha uygun olur. Böylelikle iki ay para biriktirip bu çuvalların yerine doğru dürüst bir karıya zıplar ve s.k.ş için ayırdığı 40.000 kaloriyi iliğine kadar emdirip rahatlar. Ama siz bu cevabı kabul etmeyeceğiniz için şöyle cevap verelim; Mehmetin bütçesi 48 dolara yetiyor ancak grup yapılacağından pazarlıkla miktar iskontosu alınır ve bütçe rahatlatılır. Böylelikle ayda ayırdığı 18 saati 3 saate bölersek 6 kez mala vurmuş olur ve her s ..... 40.000/6 = 6700 (yaklaşık) kalori harcar. Bu hayvan bir seferde kesintisiz 3 saat düdükleyebiliyorsa zaten amerikada kalması ve buralara dönmemesi hepimiz için hayırlı olur.&lt;br /&gt;c)Mehmet Mary ile her buluşmasında 5.000 kalori harcıyorsa yukarıdaki hesaba göre Nancy'ye sadece 6.700 - 5.000 = 1.700 kalori kalır ki bu da Nancy gibi falafoş bir o.....yu sadece gıdıklar. Bu durumda birinden 6 diğerinden 5 birim zevk alan Mehmet'in mutluluğunu maksimize etmesi için kendisine g ........ vuracak birisini bulması gerekir. Sonuç olarak arkadan almaya alışan Mehmet'in bundan sonraki sosyal yaşantısını kaşarlı bir ibne olarak planlaması gerekir. Bu sayede ayda 48 dolar tasarruf sağladığı gibi üste para da kazanarak bütçeyi de g.tü de genişletir. Saygılarımı arz eder grafik açıklamayı sözlü mülakatta bizzat üzerinizde uygulayarak yapacağımı belirtirim.&lt;br /&gt;      &lt;br /&gt;                                                                                                                                fulya'yuhhhhh'guler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114821826141994909?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114821826141994909/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114821826141994909&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114821826141994909'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114821826141994909'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/05/yaratc-proflarmz.html' title='yaratıcı prof.larımız'/><author><name>fulyy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01604989794479865553</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114814764894980795</id><published>2006-05-20T20:30:00.000+03:00</published><updated>2006-05-20T20:54:09.176+03:00</updated><title type='text'>.....</title><content type='html'>...bazen kelimeler yetmez ne hissettiğimizi anlatmaya...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;  Yavuz  "raven" EĞİLLİ&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114814764894980795?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114814764894980795/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114814764894980795&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114814764894980795'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114814764894980795'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/05/blog-post.html' title='.....'/><author><name>HoRuS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08793741572454118257</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114805962176160940</id><published>2006-05-19T20:25:00.000+03:00</published><updated>2006-05-19T20:27:02.070+03:00</updated><title type='text'>en güzel(kötü) günüm gecem</title><content type='html'>Çarşamba akşamı izmirden adanaya geldim,ailemin yanına.Bir kaç gündür fena halde bunalımdaydım,tam bir çöküntü içersindeydim.Herşeyi unuttum burda.Fena halde özlemişim ve onların yanında bulduğum huzuru unutmuşum.Kapıdan adımımı atmamla o duyguyu yaşamam bir oldu.Birden korunduğumu ve beni düşünen,bekliyen insanların olduğunu gördüm,bu gerçekten harika bir şey.Bazen birşeyleri benim yerime düşünen insanların olması çok güzel.Mesela çarşamba günü sağlık karneme ilaç yazdırmam gerekiyordu.Bende sağlık ocağına gitsem yazarlar sanırım dedim.Ama o gün yapacak çok işim vardı,çünkü adanaya gelecektim akşam.Herşeyi sıraya koydum önce sağlıkocağına gidicektim yakın olduğu için,daha sonra da bankaya gidip para çekecektim.Sağlık ocağına gittim(daha önce hiç gitmemiştim)kayıt bölümüne gidip karnemi verdim kayıt yaptırıyordum 1 ytl dedi.Bende en son param olan 3ytl ye kent kart doldurtmuştum.Sağlık ocağında sanki para istemicekler ya benimkide akıl işte.Çantama bakıyorum hiç para yok rezil oldum ne diceğimi bilemedim bende kentkart geçer mi burda?die bir espiri yaptım ama pek hoş karşılanmadı tabi,nerden bilsin son paramı da kent kartına verdiğimi.Sonra durumu izah ettim ve ordaki yaşlı bir amca öğrencisin dimi yavrum ben senin yerine verim dedi ve paraya ihtiyacım olup olmadığını sordu bende utandım ve durumu ona izah ettim.Amca dedim akbank burda yok ya,uzak diye önce buraya gelim dedim yoksa çok teşekkür ederim param var dedim.Oda sadece 1 ytl yi oradakilere verdi ve herkes gülmeye başladı gerçekten çok utandım ve bugünlerde nekadar düşüncesizce davrandığımı anladım.Ama eğer annem yanımda olsaydı 1000 defa tembihlerdi beni,parasız yola çıkma diye.Hep annemin tembihlerinden sıkılırım ama meğer kadın hep doğruyu söylüyormuş.Her neyse işte karneme ilaçları yazdırdım eczaneye girdim almak için.Burda işlemleri bekledim yarımsaat ama sonra karnemin vizesinin dolduğunu,ilaçları alamicağımı öğrendim.Artık siz düşünün halimi birde sağlık ocağını bulmak için o sıcakta dolaştım tüm sokakları.Akşam yolculuk var bide ben ölmüş bir haldeyim.Valizimi taşicam çankayaya kadar servise bincem,otobüsle yarım saatlik bir yol.Eve döndüm buseferde ev arkadaşlarım ev bulmuşlar ben gitmeden bakalım diyorlar mecbur bakcam.Aldım valizimi durağın karşısındaki pastaneye bıraktım evi görmeye gitti.Ev çok güzeldi allahtanda biraz mutu oldum.Tam okulun karşısı,altta 24 saat açık market harika dedim.Sonra ben tam durağa giderken bir sınıf arkadaşımı gördüm ellinde valizler.Nereye dedim meğer aynı uçaktaymışız işler iyiye gitmeye başladı dedim bende tek başıma nasıl gitcem dioyordum.Beraber otobüse bindik hiltonun orda indik.Tam çarşının ortası cikis bir yer bizim ellerde ağır ağır valizler taşımaya çalışıyoruz.Tam hiltonun önünden geçerken italyadan gelen iş adamlarıymış bize seslendiler.İşte valizlerinize yardım edelim falan diye.Üstlerinde takımları böyle ağır tipli insanlar.Bende Seza'ya(arkadaşım)bırak taşısınlar ya dedim:)Türkçe anlamıyorlar tabi:)Verdik valizleri,valizlerde felaket ağır falan diyorlar.Hemen sohbete başladılar nereye böyle tatile mi falan diye.Bizde adanaya tatile dedik tabi adanayı da biliyorlarmış iş için falan gitmişler, gülmeye başladılar tatil için adanaya mı gidioyorsunuz diye.Bende ailem orda orada yaşıyordum zaten dedim.Sonra bizi servise bırakıp bir an önce bizden kaçtılar:)Ama bizi büyük bir yükten kurtardılar çok saolsunlar.Kötü başlayan günüm iyi devam ediyordu.Sonra hava alanında beklerken bizimle yaşıt iki kişinin bizi sürekli gözetlediğini farkkettim.Seza'ya gösterdim evet farketmiştim dedi ve bakışları fena halde rahatsız etmeye başlamıştı bizde yerimizi değiştirdik hemen.Sonra arkamıza gelip oturdular ve arkasına dönüp bana;pardon beni bir yerden hatırladınız mı dedi ki hiç tanımıyordum bende hayır dedim ama ebru değil mi dedi hayır dedim çukurova üniversitesi değil mi dedi hayır dedim peki nerde okuyorsunuz dedi birden kalakaldım seza ya baktım sonra da okumuyorum dedim tabi pek inandırıcı değildi ama etrafımızdakiler de rahatsız olduğumuzu anlamıştı.Sonra tekrar yerimizi değiştirdik.Genellikle bir çok kız böyle olaylarla karşılaşır ve normaldir tanıyorda olabilirdim gerçekte söylüyor olabilirdi ama benim en rahatsız olduğun tarafı tam bir sapık gibi iki gözün üzerimde olması.Bir insan neden bukadar yüzsüz ve yılışık olabilir ki birde üniverste öğrencileriydi gerçi şimdi üniverste okuyanların hepside doğru düzgün kişiler olmuyor.Malesef birde aynı uçaktaymışız ve koltuklarımız yanyanaydı.Adana'ya gidene kadar rahatsız ve tedirgin oldum.Ama neyseki annemler beni almaya geldilerde kurtuldum.Ve böyle atraksiyonlu sonu çok güzel bir gün geçirdim.Şimdide bana kızıyorlar yine mi bilgisayar başındasın diye:) Meltem Cumbul sarı etek ve müslüm gürses sebahat abla çok güsel yaaa ben hiç mi hiç dinlemeyen biri abimin tavsiyeleriyle bağımlıları oldum.&lt;br /&gt;fulya'süppeeerr'guler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114805962176160940?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114805962176160940/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114805962176160940&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114805962176160940'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114805962176160940'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/05/en-gzelkt-gnm-gecem.html' title='en güzel(kötü) günüm gecem'/><author><name>fulyy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01604989794479865553</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114797920123212733</id><published>2006-05-18T22:00:00.000+03:00</published><updated>2006-05-18T22:54:56.533+03:00</updated><title type='text'>ciğerine dert olsun</title><content type='html'>&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 153, 153);font-family:georgia;font-size:100%;" class="arial111"  &gt;&lt;span style=""&gt;"Yüreğimin pırpırına sapanla gelme!&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="color: rgb(153, 153, 153);font-family:georgia;font-size:100%;"  &gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;&lt;br /&gt;Bırak ayrılığında yolu yordamı olsun.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Bakma bahar bahar gözlerimin körüne ya da bak;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;misli hazanlar döktü onlar,&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 153, 153);font-family:georgia;font-size:100%;" class="arial111"  &gt;&lt;span style=""&gt;ciğerine dert olsun!"&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;    &lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Bir ayrılıktan arta kalanlardı geride bana bıraktıkları. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;    &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Sıradan bir bahçenin dünyanın en özel yeri hale gelmesini sağlayan o çaybahçesi , bahçede oturduğumuz dip köşedeki masa , o masada ; az önce dudaklarındaki son buseyi bıraktığı , açık içtiği çayın son demlerinin kaldığı garip bardak , bardağın yanında hemen yanında buz gibi olmuş ellerim? Az önce varlığı ile ısınan , saçlarına dokunduğumda dünyayı unuttuğum , ellerimde ellerinin kaybolduğu nice anda kocaman olan güven veren , ama o yokken çaresiz , titrek , yalnız , buz gibi ellerim. Ellerimin sonunda ben. Işığını kaybetmiş , ne yapacağını bilmeyen sadece bir ben. Kimsesiz bir ben. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;      &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Ve aklımda beynimde düşüncelerim. Yaşadıklarımız. Uykusuz kaldığımız nice gece. Saçma sapan şeylere güldüğümüz nice anı. Birlikte seyrettiğimiz son film. Gittiğimiz son cafe. Bana son gülüşün , son ağlayışın. Seni sayısız kızdırışlarım. Her kavganın sonunda boynuma sarılışların , şimdi hepsi ve ben o masada kaldık.&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;   Hepimiz sen kalkıp giderken ve sadece olmadı derken hepimiz bakakaldık. Beynim neden diye sormaya başlarken , kalbim sevmiştim ama diyorken , gözlerim nolur gitme kal , ellerim yalvarırım bırakma derken o garip çaybahçesinde o masada öylece kalakaldık. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;    &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Oysa bir ayrılığında yolu yordamı olmalıydı. Nasıl ki zor şeylere alıştırılıyorsa insan , bir kalpte bir ayrılığa alıştırılmalıydı. Dün gece sevmiyorum demezken gözlerin bu sabah bu kadar uzak , bu sabah bu kadar yabancı , bu sabah bu kadar bensiz olmamalıydı.&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;  &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;  Oysa kaç sabah sana uyandım ben , kaç gece içine sen kattığım dualarım oldu , oysa tüm hayallerim senli oldu benim , içine sen kattığım düşlerim oldu. Şimdi bu sensizlik nasıl anlatılacak bu kalbe. Nasıl bıraktı seni diyeceğim , gitti.&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Ben seni severken , ben gözlerinde kaybolurken günlerce kalbi senle değilmiş diye nasıl diyeceğim. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;        &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;Şimdi yaşadığımız günleri geri geri yürüyerek unutabilir miyim dersin? Her sabah sevmemiş seni diye güne başlasam , her gece unut onu diyerek dualar etsem , çıkar mısın kalbimden , unutabilir miyim seni?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;/span&gt;Giitin sen , sadece gittin. Geride bıraktığın bu kalbi , o masayı , o bardağı düşünmeden gittin. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;    &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Sevmediğine inanmıyorum ben inanamamki aşkın canı sıkıldı seni aldı sadece. Kokun kazağımda , sözlerin dilimde , gözlerin her gece aklımda olduktan sonra gitsen ne fayda. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;    &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;Ben kızmıyorum sana kızmıyorum da tek söylemek istediğim sana&lt;span style=""&gt;  &lt;/span&gt;bunu yapmak için puslu bir bahar sabahını seçmeseydin keşke !&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: justify;"&gt;    &lt;/div&gt;&lt;p style="text-align: justify;" class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;  Bu yazı gözyaşları birilerinin ciğerlerine dert olanlara...&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;  Derya "Bla" Öztürk&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114797920123212733?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114797920123212733/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114797920123212733&amp;isPopup=true' title='3 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114797920123212733'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114797920123212733'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/05/cierine-dert-olsun.html' title='ciğerine dert olsun'/><author><name>dodothebird</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>3</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114796586399556886</id><published>2006-05-18T17:31:00.000+03:00</published><updated>2006-05-18T22:52:33.570+03:00</updated><title type='text'>vurucu bir başlık atmak lazım lan!</title><content type='html'>bayağıdır yazmıyorum.şöyle bir baktım da site bu aralar oldukça durgunlaştı.dobakelerimiz hayat mücadelesi içinde.ne bileyim işte biri macaristan' a gidiyor,bir diğeri sevdiceğinden ayrılıyor,bir diğeri büyük ihtimalle parasızlıktan kıvranıyor vb.ben de birşeyler yazayım bari dedim.artık olduğu kadar,ben de sizinle birlikte göreceğim bu spontane yazılan blog un sonunu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 153, 153);font-size:85%;" &gt;[Müslüm Gürses-İstanbul'a Elveda]&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hayatım çok karışıktı şu son bir kaç haftadır."nasıl ki?" derseniz anlatayım.çok çok sevdiğim bir arkadaşım fena halde tırstırıcı bir ameliyat oldu.ameliyatından önceki akşam hayatımda geçirdiğim en berbat gecelerden biriydi.ne kadar uyudum ne yaptım hatırlamıyorum açıkçası.aklımı binbir kötü olasılık kuşatmıştı.enkaz bir haldeydim diyeyim kısaca.&lt;br /&gt;sonra daha da beter birşey oldu.ananemi kaybettim.üzerine ne söylenir bilmiyorum.zaten durumu çok kötüydü.evet artık yaşamının son günlerini geçiriyordu.dedikleri gibi "misafirdi".ama ölümü her ölüm gibi çok ani oldu.bir anda.ablam telefonda konuşuyordu.telefonu kapadı.yüzünde çok iyi bildiğim o anlatılması zor ifade vardı."noldu abla?" dedim."ananem ölmüş" dedi.&lt;br /&gt;bu iki olay,duygusal anlamda çökmüş olduğum bir döneme denk geldi.zaten iç dünyam karmakarışıktı,kafamda birşeyleri çözmeye uğraşıyordum.&lt;br /&gt;daha önce farkettiniz mi bilmiyorum ama ben bu dönemde şunu farkettim:hepimizin duygusal ve fikirsel bariyerleri var.bunlar hayatımızın normal akışı içerisinde oldukça sağlam duvarlar.ancak üstüste gelen darbeler bu bariyerleri darmadağın edebiliyor.bende de tam bu durum vukubulmuştu.&lt;br /&gt;ancak hayat ne olursa olsun durmuyor,zaman ilerliyor ve insan alışıyor.&lt;br /&gt;bende de böyle oldu.güneş tepemde tüm ukalalığıyla ışıldıyor.dışardan mahalledeki veletlerin seslerini duyuyorum.iyi dostlarım var biryerlerde beni hatırlayan bunu biliyorum ve ayaklarımı uzatmış,önümde dolu bir bardak kolam,bir yandan müzik dinliyorum.&lt;br /&gt;hayat...&lt;br /&gt;hayat enteresan.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 153, 153);font-size:85%;" &gt;[Müslüm Gürses-Ayrılık Rüzgarı]&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://paulskemp.livejournal.com/"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer; width: 176px; height: 291px;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1179/2290/320/shadowbredcatalog5ym.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;.:bu ne diyeceksiniz biliyorum.siz sormadan ben söyliyeyim.&lt;a style="color: rgb(204, 0, 0);" href="http://www.wizards.com/default.asp?x=dnd/fr/welcome"&gt;forgotten realms&lt;/a&gt;&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt; &lt;/span&gt;derler bir atraksiyon vardır.masaüstü frp bilenler el kaldırsın.işte bu&lt;span style="color: rgb(204, 0, 0);"&gt; &lt;/span&gt;&lt;a style="color: rgb(204, 0, 0);" href="http://www.wizards.com/dnd"&gt;dnd&lt;/a&gt; kuralları kullanılarak hazırlanmış bir frp dünyası.oyunlarında mekan olarak kullanmanız için hazırlanmış koca bir dünya.kendi tanrıları,abidik gubidik yaratıkları,türlü ırklarıyla bambaşka bir olay.benim de en çok sevdiğim role playing alemi.çok dinamik bir dünya.kıtanın hikayesi her daim bir ilerleyiş içinde.sanırım en çok sevdiğim yanı bu.mantıklı veya mantıksız pek çok olay oluyor bu dünyada.peki biz bu olayları nasıl öğreniyoruz derseniz şöyle ki romanlar aracılığıyla veyahut da kural kitaplarıyla oluyor o dediğiniz.yandaki de henüz çıkmamış bir roman.deli gibi bekliyorum kendisini.[deli gibi beklemek].bu heyecanımı siz blogsever bünyelerle paylaşmak istedim.[arada olur öyle]&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;frp güzel bir olay ya...bu yaz coşacağız mystranın izniyle.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 153, 153);font-size:85%;" &gt;[Rainbow-I Surrender]&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;biraz da kamu hizmeti yapayım dedim karınca kararınca.çok sevdiğim bir şarkı var onu yükledim &lt;a style="color: rgb(204, 0, 0);" href="http://www.hemenpaylas.com"&gt;hemen paylaş&lt;/a&gt;'a ahana da indirin &lt;a style="color: rgb(204, 0, 0);" href="http://www.hemenpaylas.com/download/743732/Kumdan_Kaleler_-_Bu_ask_burada_biter.mp3.html"&gt;burdan[Kumdan Kaleler-Bu Aşk Burada Biter]&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;hmmm..bakıyorum da daha anlatacak birşey var mı acaba deyu,aklıma gelmiyor dahası.şimdilik bu kadar o vakit.ha bir de şunu diyeyim:o parantez içindeki zamanzingolar o anda arkada çalan parçalar.öyle yani...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;neyse kaçızladım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; color: rgb(153, 153, 153);font-size:85%;" &gt;[Rainbow-Temple of the King]&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Doğan "dodothebird" Öztürk&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114796586399556886?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114796586399556886/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114796586399556886&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114796586399556886'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114796586399556886'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/05/vurucu-bir-balk-atmak-lazm-lan.html' title='vurucu bir başlık atmak lazım lan!'/><author><name>dodothebird</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114776411107394417</id><published>2006-05-16T09:37:00.000+03:00</published><updated>2006-05-16T12:57:20.933+03:00</updated><title type='text'>bitti..</title><content type='html'>way be 2 aydan fazla gerçekten çıkıyorduk toplam 5 ay gibi bir süre ise çıkıyor gibiydik..&lt;br /&gt;ne oldu bitti?niye bitti sebep yok?&lt;br /&gt;neyse ya aslinda ilk o şoku yaşayınca biraz kötü oldum gece falan 2 saatte 1 uyandım falan ama şimdi rahatım sanki ya..&lt;br /&gt;Belki bitmesi daha iyiydi onun söylediği gibi..Ama yinede çok güsel zaman geçirdim seninle.Gerçekten çok güzel zaman geçirdim.Hayatımdan hiç çıkmayacak bir yer edindin at my part of heart'da (heuehu kalbimin bi tarafinda diyemeyen insan).&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herşey için sagol mon bébé&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;DipNot:Placebo - where is my mind çalıyor.&lt;br /&gt;Dipnot2:bu yazıyı mon bébé okumayacak ve bilmeyecek büyük ihtimalle :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ümit ''The az bunalım gibi ama geçti'' BAK&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114776411107394417?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114776411107394417/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114776411107394417&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114776411107394417'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114776411107394417'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/05/bitti.html' title='bitti..'/><author><name>somebody</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15559235118530725128</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114753084302485915</id><published>2006-05-13T17:02:00.000+03:00</published><updated>2006-05-13T17:34:03.146+03:00</updated><title type='text'>neden?...</title><content type='html'>&lt;span style="font-size:130%;"&gt;...bazı zamanlar vardır ya konuşmak istersiniz ama susarsınız,söylemek istediğiniz pek çok şey vardır ama söyleyemezsiniz içinizde kalır;sizi yaralar(yaralamasa bile aklınızı meşgul eder,kafanızı karıştırır),işte o anlardan birindeyken sonunu görmeden yapılan her hareket tehlikelidir.Ya kendinizi incitirsiniz ya da bir yakınınızı...ama sizin incineceğinizi düşünmez kimse; aynı durumla karşı karşıya kalmışsınızdır defalarca alttan alıp hoşgörü göstermişsinizdir,ama kontrolünüzü kaybettiğinizde aynı hoşgörüyü göremezsiniz...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;...şimdi düşünüyorsunuz ki böyle şeyler yazdığıma göre arkadaşlarıma fln bozulmuşumdur(trip atıyorumdur);hiç alakası yok... üzgün veya sinirli olduğumda yazıyorum böyle şeyler hiç başıma gelmemiş ve gelmeyecek olsa bile...belki de böyle rahatlıyorum: kötü durumları betimleyerek kafamda onlarla mücadele edip çözüm bulduktan sonra "sıradaki gelsin" mantığıyla... &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;...yazmayı seviyorum,insanoğluna elleri yararlı şeyler üretsin diye verilmiştir:duygularını veya paylaşmak istediklerini yazıya dökmek gibi mesela...canım sıkkın olunca yazıyorum genelde: mesela bugün "virtual dj" adlı programla yaptığım 3 adet mix imin olduğu klasörü yanlışlıkla sildim;o mix leri yapmak  tam 6 günümü almıştı...evet çok basit bir program bu ve milyonlarca kişi kullanıyor ama ben mix lerime özen gösteriyorum(profesyonel olmasam bile iyi bir remix in belirli bir oluşum sürecinden geçmesi gerektiğini biliyorum) ve herbirini "en az" 2 günde oluşturuyorum,bu yüzden kendime kızdım ve şansıma üzüldüm... garip değil mi?...&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;...ilk kez satır atladığım bu yazımı bitirirken söylüyorum ki: dobakeler meşguliyetten ötürü yazamıyorlar,olsun canınız sağolsun;ben burdayım canımın sıkkın olduğu her anda bir yazı oluştururum böyle:) iyi ki yazdıklarımı paylaşabileceğim bir ortam var,ben kayıtlı oldukça bu site yazısız kalmayacak emin olun:) &lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-size:130%;"&gt;Yavuz  "Dj Raven"  EĞİLLİ&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114753084302485915?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114753084302485915/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114753084302485915&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114753084302485915'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114753084302485915'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/05/neden.html' title='neden?...'/><author><name>HoRuS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08793741572454118257</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114727070891706784</id><published>2006-05-10T17:12:00.000+03:00</published><updated>2006-05-10T17:18:37.006+03:00</updated><title type='text'>İbrahim Tatlıses'le İngilizce Öğreniyorum...</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/5054/2536/1600/ipo.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/5054/2536/320/ipo.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;   Arkadaşlar Blogumuzun eşsiz bir hizmetini daha sizlerle paylaşmaktan gurur duyuyorum. "İbrahim Tatlıses ile İngilizce Öğreniyorum" eğitim seti blog dobakelerine ücretsiz, okurlara ise çok uygun bir fiyatla dağıtılacaktır. İlgilenenler yorumlara isimlerini yazdırsın, üye olmayanlar üyeleri haberdar etsin.&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-family:georgia;"&gt;   Is kağunt is dı bord, yeahh, Şappi..&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                        &lt;span style="font-family:georgia;font-size:78%;"&gt;&lt;strong&gt;Doğa [Tatlısex] Genç&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114727070891706784?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114727070891706784/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114727070891706784&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114727070891706784'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114727070891706784'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/05/ibrahim-tatlsesle-ingilizce-reniyorum.html' title='İbrahim Tatlıses&apos;le İngilizce Öğreniyorum...'/><author><name>Polente</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14554357442839159501</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/_dLwcTVrGrKo/Sbleihf62PI/AAAAAAAAABA/EX_WbzrGY8M/S220/2152338163_a5d674eb11_b.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114726761037584262</id><published>2006-05-10T16:02:00.000+03:00</published><updated>2006-05-10T17:20:07.063+03:00</updated><title type='text'>Alaka-ül Words 5</title><content type='html'>Evet, beş. Nedir yani? Sana hiç olmadı mı böyle şeyler? Metin Akpınar mesela.. Di mi? Badi vardı bi de E.T.den çakma, güzeldi lan o da. Karate Kamil'in Beşiktaş'lı İbrahim Üzülmez olduğunu anlayınca, gece gözüme uyku girmemişti lan benim. Harbi diyorum meğerse ne kadar da felsefi bir çizgi diziymiş lan o karate kamil. En son Ferrarisi'ni Satan Bilge'deki şifreyi çözmüştüm. Hani "Satan" falan, anladın sen... Ben de bir çizgi dizi çekiyorum şu sıralar. Aslında çizgi film değil de susam sokağı tarzında, kuklalı muklalı. İsmi de "Telet Abi". Böyle dört tane yaratık falan var, neyse ya gelirsen görürsün, anlatmakla bitmez.&lt;br /&gt;Lan bayadır oynamıyorum, canım acayip "el kızartmaca" oynamak istedi. Ciddiyim lan, ne zevkli oyundu lan o. Bir de "uzun eşşek"(2ş) oynayalım lan bir gün toplaşıp, harbi diyom süper olur.&lt;br /&gt;Sanat filmleri çekmek istiyorum, Şahin k. abim gibi. Harbi diyorum onun kadar işine önem veren birini tanımıyorum. Bir kere sanat yapmak için para harcanmaz. Yalnız onun kadar doğal oyuncu bulmak zor. Replikleri süper oluyor. Hele bir de filmi var ki off, sana şunu diyorum: Denizden Şahin K. çıksa yerim.&lt;br /&gt;Satriani abimiz yeni albüm çıkarmış dinleme fırsatımız pek olmadı ama güvenim sonsuzdur kendisine, eline sağlık satriani abi. Bir de; "İzmir'e bir bilet Satriyanı olsun" gibi.&lt;br /&gt;Saygılarımınan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                                             &lt;span style="font-size:78%;"&gt;&lt;strong&gt;    Doğa [Pera Polente] Genç&lt;/strong&gt;&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114726761037584262?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114726761037584262/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114726761037584262&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114726761037584262'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114726761037584262'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/05/alaka-l-words-5.html' title='Alaka-ül Words 5'/><author><name>Polente</name><uri>http://www.blogger.com/profile/14554357442839159501</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='31' height='25' src='http://4.bp.blogspot.com/_dLwcTVrGrKo/Sbleihf62PI/AAAAAAAAABA/EX_WbzrGY8M/S220/2152338163_a5d674eb11_b.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114691539164828627</id><published>2006-05-06T14:20:00.000+03:00</published><updated>2006-05-06T14:36:31.860+03:00</updated><title type='text'>durma-kardeşiniseç</title><content type='html'>Arkadaşlar eminim ki daha önce &lt;a href="http://www.kardesinisec.com/"&gt;http://www.kardesinisec.com&lt;/a&gt; sitesini duymuşsunuzdur ancak duymayanlar varsa bir girip orada neler olduğuna bakabilir ve belkide bir çocuğu mutlu edebilir.Bizlerde öğrenciyiz ve onlarda birgün bizim olduğumuz yerlerde olmak istiyorlar ve bizim yardımlarımızı bekliyorlar.Sizden talepleri para değil,onlara yollicağınız defter ve kalemler onların geleceği olabilir.Onlara minik hediyeler hazırlayıp yollayabiliriz tabiki birlik olarak.Sadece öncelikle siteye girip bir bakmala bile iyi bir arkadaşlığa adım atmış olabilirsiniz.&lt;br /&gt;fulya'ayşecik'guler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114691539164828627?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114691539164828627/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114691539164828627&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114691539164828627'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114691539164828627'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/05/durma-kardeinise.html' title='durma-kardeşiniseç'/><author><name>fulyy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01604989794479865553</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114683165622274555</id><published>2006-05-05T14:51:00.000+03:00</published><updated>2006-05-05T15:25:18.003+03:00</updated><title type='text'>şeytan ayrıntıda gizlidir</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://www.worldcard.com.tr/worldhaber/_images/k22_4.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 0pt 10px 10px; float: right; cursor: pointer; width: 221px; height: 233px;" src="http://www.worldcard.com.tr/worldhaber/_images/k22_4.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;Ayrıntıları çok severim. Filmlerde,  resimlerde falan ayrıntıları fark etmekten, göndermeleri anlamaktan büyük zevk duyarım. Az önce YapıKredi'nin yeni reklamını gördüm. Beynimde çakan bir kaç şimşeğin ardından "Oha!" dedim. Reklamı bilirsiniz deniz altında ilerleyen Vadaa hayvanlarının benzini biter, deniz kabuğundan bir Shell (petrolün kapital devi) istasyonuna rastlarlar.  Filmin başlangıcında büyük mor bir balık, küçük yeşil bir balığı yutar. "Büyük balık, küçük balığı yutar." Monica Levinski. Açıklama gereği duyarsak büyük olan mor ve YapıKredi renklerinde, küçük olan yeşil ve Garanti bankası renklerinde. YapıKredi gelir ve Garantiyi yutar denilmiş filmde ama Garanti, General Electronics'le (elektiriği bulan adamın kurduğu şirket) birleşti. Şu anda onu elektrikli yılan balığı olarak tasvir etmek lazım. YapıKredi yersen...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style=";font-family:verdana;font-size:85%;"  &gt;&lt;span style="font-style: italic; font-weight: bold;"&gt;olcay "ziraat düşmanı" bayram&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114683165622274555?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114683165622274555/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114683165622274555&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114683165622274555'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114683165622274555'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/05/eytan-ayrntda-gizlidir.html' title='şeytan ayrıntıda gizlidir'/><author><name>Olcay Bayram</name><uri>http://www.blogger.com/profile/12314886734351727517</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114676143907719369</id><published>2006-05-04T19:35:00.000+03:00</published><updated>2006-05-04T19:50:39.200+03:00</updated><title type='text'>HAYALLER...</title><content type='html'>Hepimizin bir hayali vardır,genelde çocuklukta oluşmaya başlar;gençlikte şekillenir ve yetişkinlik çağında son halini alır ama iş,aile kurmak,günlük hayatın zorlukları gibi etkenler yüzünden çoğu zaman gerçekleştirilmemek üzere beynin ücra bir köşesine kapatılır.Bu yazımın ışığında hepinizden  çocukluğunuzda oluşturduğunuz en büyük hayallerinizi YORUM olarak bekliyorum benimki belki çok klasik gelecek ama: bir futbol müsabakasında son dakikada oyuna girip takımını başarıya taşıyan o altın gibi golü atmaktı küçükken:) YORUM OLARAK YAZILARINIZI BEKLİYORUM...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yavuz  "RAVEN" EĞİLLİ&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114676143907719369?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114676143907719369/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114676143907719369&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114676143907719369'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114676143907719369'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/05/hayaller.html' title='HAYALLER...'/><author><name>HoRuS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08793741572454118257</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114640417890671332</id><published>2006-04-30T16:20:00.000+03:00</published><updated>2006-04-30T16:37:22.170+03:00</updated><title type='text'>duyarlı türk kardeşler</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6633/2690/1600/vatan_25.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6633/2690/320/vatan_25.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kardeşler oynanan pislikler aralıksız devam ediyor. Süregelen artık bölücüler için adet kabul edilen pisliklerin sadece şekli degişmiştir.Farklı kılıf giydirilmiş aynı amaçı güden,şeytani oyunlar aralıksız devam etmekte, Dünya'nın Yıkmaya gücünün bile yıkmaya yetmediği türk devletimizi yıkmak için dört elle işe sarılan pisliklerin siçillerini tek tek çıkarmalı,geregini yapmalıyız. Çıkarmalı dedim;çünkü bunların hepsi aramızda. Arkadaşlar 2 hafta önce şehit olan askerimiz için ölü tabiri kullanan radikal gazetesi bu .....lerden birtanesi. Arkadaşlar bir grup duyarlı kardeşimiz gazeteyi arıyıp genel yayın yönetmeni ile görüşmek isterler. Ama sekreter kılığınındaki şeytan ruhlu şahsiyet genel müdürle görüştüreceğini söyleyerek bir saat bekletir. Duyarlı arkadaşlar bir saat bekledikten sonra sekreter kadın telefonun kapatılmaycagını anlayrak genel müdüre çagresiz bağlamak durumunda kalır. Herkes üst makamda oturan şahsiyetin basım hatası vb şekilde bir sebeb göstererek pişmanlığını dile getirecegini söylecegini beklerken herkesi şaşırtan cevap gelir:''Biz onları öle olarak görüşyoruz''. Arkadaşlar bir düşünelim. Bu şehit askerler kim için şehit oldu. Bu şerefsizler rahat rahat bölücüklerini yapsınlar diye mi şehit oldu. Peki İbrahim tatlises'in vatan hayini olarak mahkemeye çıktıgını biliyormusunuz.Adamın karizması zedelenmesinde bizim sevecen hoşgörüşü,antişerefsiz medya bizlere bir yanlış anlamadan dolayı mahkemeden çıktıgını söyledi. Bu adam orduya yapmış olduğu yardımın 5 katını pkk'ya yaptıgını biliyor muydunuz? Peki Gülben Ergen ve Hülya Avşar'ın Şarkılarında kürtçe sözler kullanmak için Dil dersi aldığını biliyor muydunuz? Arkadaşlar bunlara pirim yaptırmamak bize düşer.Biz istersek onları sefaletin en acı yüzünü tatdırırız. Duyarlı olalım .Vatanımız böyle kara yüzlü ........ barındırmayacak kadar aktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ergün(salvadore)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114640417890671332?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114640417890671332/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114640417890671332&amp;isPopup=true' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114640417890671332'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114640417890671332'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/04/duyarl-trk-kardeler.html' title='duyarlı türk kardeşler'/><author><name>salvadore</name><uri>http://www.blogger.com/profile/02453266849928509490</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114634356176261980</id><published>2006-04-29T23:22:00.000+03:00</published><updated>2006-04-29T23:46:01.903+03:00</updated><title type='text'>dostlar...</title><content type='html'>bir çocuğun en yakın dostu nedir?   a-) oyuncakları: onlardan sıkılana kadar belki,   b-) kitaplar : tamam herkes okumalı diyoruz ama bir çocuğun dostu değiller            ben cevap vereyim: ilk evcil hayvanı...       annemin çok sevgili alerjisi yüzünden çok sevdiğim hayvanlar olan kediler bizim eve evcil hayvan statüsünde giremedi ne yazık ki,köpekleri çok sevmezdim zaten,balıklar da hemen ölüyordu ama benim öyle ilginç bir dostum vardı ki: muhabbet kuşum:)      ben 2 inci sınıftayken almıştık,ufacıktı;o kadar tatlıydı ki... benimle birlikte büyümüştü cidden hiç unutmam birine bozulduğumda veya canım sıkkın olduğunda kafesiin salondan odama götürür onunla konuşurdum ya çok ilginç değil mi bir muhabbet kuşu sizi ne kadar dinleyebilir ve sizinle ne kadar dertleşebilirdi ki? şöyle açıklayayım:normalde kafesini açtığımda evin içinde uçarken kesinlikle gelip üstüme konmazken dertli olduğumda sanki anlarmış gibi omzuma konardı hemen,benimle birlikte evin içinde gezinirdi,tv izlerdi... belki de bunu okuyacak olan tüm insanların kafasından "sorunlu bir çocukluk geçirmiş yavrucak" tarzı düşünceler geçecektir ama ben söylüyorum utanmadan sıkılmadan: o benim çocukluk dönemimdeki DOSTUMDU...ve bir gün (ki hiç unutmam yazlıktan eve dönüyorduk yolda kötüleşmişti ama ölmek içen eve adım atmamızı bekledi resmen) benden ayrıldı...o gün ilerlemiş yaşıma rağmen nasıl da ağlamıştım... gçeen gün bir arkadaşımla buluşacaktım ve onu beklerken küçücük bir serçe geldi ayağımın dibine,korkmuyordu sanki benden... geldi ve birinin benden önce oraya döktüğü ekmek kırıntılarını afiyetle yedi... aklıma birden DOSTUM  geldi... onu kaybedeli çok olmuştu cidden ve hüzünlendim...burdan söylüyorum ki: JİMMY sen bir insandan çok daha asil bir dost oldun bana, özledim seni,hem de çok...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;       Yavuz  "......." EĞİLLİ&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114634356176261980?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114634356176261980/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114634356176261980&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114634356176261980'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114634356176261980'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/04/dostlar.html' title='dostlar...'/><author><name>HoRuS</name><uri>http://www.blogger.com/profile/08793741572454118257</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114634006472204637</id><published>2006-04-29T22:40:00.000+03:00</published><updated>2006-04-30T11:41:08.156+03:00</updated><title type='text'></title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://photos1.blogger.com/blogger/1179/2290/1600/ortakoy%201.jpg"&gt;&lt;img style="margin: 0pt 10px 10px 0pt; float: left; cursor: pointer;" src="http://photos1.blogger.com/blogger/1179/2290/320/ortakoy%201.jpg" alt="" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;span style=""&gt;Bildiğin bir resme bakmak; bakmak ve orda olamamak nasıldır , bilirim ; hemde çok iyi bilirim ...&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;Özlemle başlar aklındaki kareler önce ; İstanbul'a fena bir yaz gelmiştir ve sen bilirsin ki güneşli havalarda çok&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;güzeldir İstanbul. Şehrin bütün kalabalığı caddeler inmiş , tıpkı o resimdeki gibi tezgahlar , tezgahları didikleyen kadınlar,&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;sahil kenarları , akşamüstü çayları , teras muhabbetleri  :)) bilirsin , bilirim ? Güneş İstanbul'un tüm telaşını örtmeyi başarır. Yokluk , trafik , kapkaç , gürültü , geçim derdi ; tuhaftır ama hepsi unutulur güneşli havalarda İstanbul'da. Zeytinburnu sahilden çıkarsın yola ,&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;bindiğin bir dost arabasıdır (benimki olabilir mesela) fonda Gündoğarken "Sen üzülme sıcaklardandırrrrr..." çalarken önce&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;hararetle bir haftadır görüşmeyen kızlar olanı biteni anlatırlar birbirlerine : )) son dedikodular , kim nerde kimi gördü , kim işte ne yaşadı , bu hafta kim aşık oldu önce bi güzel kaynatılır. Akmayan trafikte sohbetlerden ara ara fırsat buldukça bakılan sahil yollarında &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;öğleden sonra saatlerine yakın mangal muhabbetine başlayan ailelerle başlar kareler ve biz hep aynı şeyi söyleriz birbirimize&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;"bi yapamadık şu mangalı ..." sonra gülüşmeler... Derken hafiften Samatya ,Yenikapı ve Galata'ya doğru yaklaşılmaya başlanır. Karşında Dünyanın hiçbir yerinde göremeyeceğin o eşsiz manzara? Hayat sıradan bir köprüye , bu kadar bir güzelliği nasıl sığdırır hala sanırım hiçbiriz anlamış değiliz. Yıllardır üzülürüm Galata'nın talihsizliğine sencede boyu kısa diye mi (Boğaziçine kıyasla) böyle arkaplanda kalışı : )&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;Çift taraflı balıkçılar , mis gibi balık kokusu , altta kahve içenlerrrr , biralarını yudumlayanlar , ışıklı enfes bir manzara. Altından geçen sonsuz İstanbul denizi. Üstünde ihtiyar balıkçı tekneleri ... Gelen ilk sert rüzgarda alabora olacak gibi ama yıllardır hiç olmamış halde : ) Yanında tranway ... Bu manzardan orda da var mı ? Sonra şarkılarda tıpkı edilen sohbetler gibi&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;derinleşmeye başlar. Candan Erçetin "Ben ne çok hata yapmışım meğer .." derken seninde iç sorgulamaların çoktan başlamıştır aslında.&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;Ara ara sohbete verilen "es" lerin sık sık arttığı anlardır bunlar. Herkes kendi camından kendi hayatını seyretmeye başlamıştır bile o anlarda.&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;Tophane'de nargile içip Çınaraltı muhabbeti yapan insanlara bakıp geçerken bir yandanda tanıdık birileri var mı diye bakarsın bir yandan.Eğer Boğaza gitmek için çıkılan bir yolsa harika bi görüntü olan yeşillik , gölge , elma çayına rağmen durmaz devam edersin yoluna ve içyolculuğuna..&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;        &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;Beşiktaş'a gelmişsindir bile. Bi tarafta iskele bi tarafta halk pazarı , kızlar bakarlar birbirine. Muhabbete duyulan istek fazlaysa ve dedikodu çoksa yola gene devam edilecektir.. Ama kısa zamanda yapılmış bir Boğaz keyfi varsa , uygun bir yere bırakılan arabadan sonra (ki o uygun yer olmaz hiçbir zaman)Beşiktaş alışverişine kanar tüm kızlar. Ama tüm bunlara rağmen yola devam ediliyorsa zaten arabadaki herkesin bir iç fırtınası var demektir ki yolculuğun en zor en ağır kısmıda bundan sonradır zaten. Çırağan'ın altından geçtikten sonra artık yenik düşmüşsündür yanında ara ara seyreden deniz manzarasına.&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;Kabataş Lisesi'nin önünden geçerken onu görmek için arabada biraz eğilmen bundan değil mi ki zaten : ))) Yıldız parkı , bol yeşillik , ağaçlarla kaplı yolda devam ederken ; artık şarkılar itiraf et türünde çalmaya devam eder. Ve mutlaka biri " Ah ulan beee olmadı ki...." diye başlayan bol şikayet ünlemli bir cümleye  mutlaka başlayacaktır.&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;Sen tüm bu iç yolculuğunla savaşırken yanından insanlar geçmeye başlamıştır bile. Hemen hemen trafikte olmana rağmen bir gittiğiniz Ortaköy trafiğidir artık ve sen manzaraya teslim olmak üzeresindir malesef. Şarkı "Dursun zaman dursun dünya oyun değilki yaşamak ..." olmuştur bile çoktan. &lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;                &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;Ortaköy insan manzaralarından sonra Boğaz tam karşındadır işte. Bu yolu taşımak devam etmek hiçde kolay değildir artık. Sağında uzanan deniz ,karşında tüm masumluğu ile İstanbul. Sessiz , sakin , huzur.. İlk kim atarsa kendini arabadan ilk durakta durulur , girilen ilk çay bahçesinde bol demlii çaylar semaverle söylenir.. Terapi başlamıştır artık. Ne rüzgara , ne denize , ne boğaza , ne çaya direnmek mümkün olmayacaktır. Çalan her müzik güzel , geçen her çift harika , bakan her yüz huzurludur artık. Orası boğazdır ve orda yaşadığın herşey boğazında hani tamda şuranda kalacaktır. Boğazda hiçbir sohbete , hiçbi çaya doyum olmaz ... Alşam olur güneş batışı izlenir , kağıt helvalar yenir , kahve falları bakılır , ışıklar yanar .. İç yolculuğun , hayatın anlamı ,dedikodular , şarkılar bittiyse dönme vakti gelmiş demektir artık. Boğazdan dönersin evindesindir bile hatta bi sonraki gün , hatta bi sonrakii ... Unutamazsın , ne gördüğün kareleri ,ne içtiğin çayları .. Bir Ortaköy tezgahından aldığın o boncuklu bileklik bir sonraki gezine kadar günlerce bileğinden çıkmayacaktır. Ne rüzgarı , ne denizi , ne kareleri unutmayacaksın ,ta kiiii o bir sonraki iç yolculuğuna kadar..&lt;/span&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt; &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;span style=""&gt;Sen unuttun mu bilmiyorum , sadece daha çok özle ve gel diye bu yazı. Güneş tamam , araba hazır , dedikodular birikti , şarkılar tamam , ya sen ? Ne zaman burdasın ?&lt;/span&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;/p&gt;&lt;div style="text-align: right;"&gt;&lt;span style="font-size:85%;"&gt;&lt;span style="font-weight: bold;"&gt;Derya "Bla" Öztürk&lt;/span&gt;&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/div&gt;&lt;i style=""&gt;&lt;span style=""&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/span&gt;&lt;/i&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114634006472204637?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114634006472204637/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114634006472204637&amp;isPopup=true' title='5 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114634006472204637'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114634006472204637'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/04/bildiin-bir-resme-bakmak-bakmak-ve.html' title=''/><author><name>dodothebird</name><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>5</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114629769885977890</id><published>2006-04-29T10:47:00.000+03:00</published><updated>2006-04-29T11:18:13.593+03:00</updated><title type='text'>Onu ozluyorum..</title><content type='html'>&lt;p&gt; &lt;i&gt;''Kapılar açılır ardına kadar&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Kuşlar uçar hatıralar içinden&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Çocuğum bol bol masal dinle&lt;br /&gt;&lt;i&gt;Henüz inanırken''&lt;br /&gt;&lt;/i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt; &lt;p&gt; &lt;/p&gt;    &lt;p&gt;&lt;i&gt;&lt;i&gt;&lt;i&gt;&lt;i&gt;İnanmak bir şeyleri çözümler mi? Masalların, masal kalacağını bilmek!.. Ama öyle masallar vardır ki yaşananlardan daha gerçektir. İnsanı beklenmedik bir anda vurur yüreğinden. Sevilen bir varlığın uçuşu, anıların kapısından...&lt;br /&gt;Boştur boş! Bir avuntudur şiirler, yazılar, övgüler, yergiler, anmalar.  &lt;i&gt;''Kim aldatmış bu kadar insanı''&lt;/i&gt;  diye sorar şair. Kim olacak? Kendimiz! Hep böyle yaşanacak, hep böyle sürüp gidecek sananlar, bizler, sizler...&lt;br /&gt;Hepimizindir genç yaşta yaşamdan kopanlar... Avunmak mı?  &lt;i&gt;''Hatıralar hatıralar, ne istersiniz benden,gelir gelmez sonbahar''&lt;/i&gt;  mı demiş şair? İşte sonbahar... İşte çekip gidenler... İşte ardlarında kalanlar, analar, babalar, dostlar...&lt;br /&gt;"Bir acıyı paylaşmak" gerçek dostluğun adıdır demiş şair..Sormak isterim; "siz hic cok sevdiginiz birini kaybettiniz mi.."&lt;/i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;&lt;i&gt;&lt;i&gt;&lt;i&gt;Yitilince anlasilan seydir sevgi..sevgi ayrilmanin on adimidir adeta..&lt;br /&gt;Her guzel şeyin sonu oldugu gibi sevginin de sonu var..ne acı..&lt;br /&gt;"Her şey bitti sanıyorsun degil mi? oysa ki her şey sen gittikten sonra başladı.." insan icin icin uzulur ebedi ayrılıklarda,o sırada yaz gelir,herkes gulumseyen bir maske takıp sokaklara atar kendini,işte sen o maskeyi satan dukkanı sokak sokak,cadde cadde ararsın şehr-i istanbul da..oyle arıyorum ki o maskeyi..&lt;/i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;i&gt;&lt;i&gt;&lt;i&gt;&lt;i&gt;Dostlarım satılan yeri bulursanız adresini yollayın..ve duşununce;cemal sureya dan başkası bu yazıya noktayı koyamazdı .."her ölüm erken ölümdür / biliyorum tanrim / ama ayrica verdigin şu hayat / fena degildir / ustu kalsin tanrim.."&lt;/i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/i&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt; &lt;/p&gt;&lt;p&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;font-family:times new roman;" &gt;Saygilarimla MrTince 29/04/2006 Saat:10.59&lt;/span&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114629769885977890?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114629769885977890/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114629769885977890&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114629769885977890'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114629769885977890'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/04/onu-ozluyorum.html' title='Onu ozluyorum..'/><author><name>MrTince</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10014839775775873245</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114611735322320076</id><published>2006-04-27T08:52:00.000+03:00</published><updated>2006-04-27T08:55:53.490+03:00</updated><title type='text'>Guldunya;Sen aglarken,hic guler mi bu dunya..</title><content type='html'>&lt;p class="MsoNormal"&gt;Siz hic guldunya ismini duydunuz mu..2 yil once duydum ben bu ismi..ve bir daha asla unutamadım..22 yasinda,kuzeninin esi tarafindan tecavuze ugrayip hamile kaldiktan sonra dogu blokunun feodal yapisi kapsaminda asiret kurallari geregince ?infaz? emir cikartilan 22 yasindaki Guldunya Toren i bildiniz mi..Kardesleri tarafindan kursun yagmuruna tutuldugunu,fakat Guldunya nin olmedigini hasteneye kaldirilarak,tedavi altina alindigini,fakat gozu donmus canilerin onu ordada buldugunu bildiniz mi..Guldunya 22 yasindaydi..O tecavuze ugramis magdur bir kadindi..Cocugu oldugunu duyunca ?İstanbul a kacarim nede olsa 15milyonluk sehir bulamazlar beni? diye dusundu..Kacmasinin sebebi ise kendi cani degildi..Anaydi o.Cocuguna kiyilmasin istiyordu..Guldunya Toren i hatirladiniz mi simdi..Ulkemizin bir yaninda ne vahsetler oldugunun ornegini gordunuz mu..Bakiniz elimde bir mektup var..24 yasindaki İzmir li bir genc kiz Guldunyaya yazmis..Biraz uzun fakat sikilmadan okuyunuz..&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p class="MsoNormal"&gt;-------------------------------------------------------&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Sevgili Güldünya, &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Sen daha önce hiç mektup aldın mı? O kısa hayatına kaç mektup sığdırdın? Senin hayatın mektuplara sığar mı, Güldünya? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Dünyada şiddete maruz kalan tüm kadınlar, aslında aynı ülkede yaşar. Bu ülkenin sokaklarında, yara izlerini örtmek için makyaj yapmış kadınlar dolaşır. Sokakta karşılaşan her kadın, kendinden bilir o boyanın altında ne olduğunu. Bu maskeye sadece bu ülkenin çorak topraklarında yetişen erkekler kanar. Bu erkekler yaralar açar, yaraları kapatmak için yapılan makyaja tapar. Erkeklerin arasında, bir kadının yaraları tekrar tekrar böyle kanar. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Bu ülkede sokağa çıkabilen kadınlar, her akşamüstü karanlık çökmeden eski bir oyunu oynar, Güldünya. Hava kararmadan eve dönme oyununu herkes çocukluğunda öğrenir, ama sadece kız çocukları hayat boyu oynamaya devam eder. Oyunun kuralları, hileleri, müzik kesildiğinde sandalyeye oturma oyununu hatırlatır. Müzik kapandığında, hava karardığında açıkta kalınmamalıdır. Müzik kesildiğinde oturmaya hazır olmak için nasıl bir sandalyeye yaklaşılır, etrafında oyalanılırsa, kadınlar da havanın kararacağını anladıklarında apar topar evlerinin olduğu mahalleye döner. Kadınlar aceleci adımları müziğe uymadığı için durdurulamaz. Mahalleden ayrılmayıp oyunbozanlık yapanlar suçlanamaz. Kadınlar bu oyunu karanlıktan korktukları için oynamaz, Güldünya. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Işık kapatıldı; sokaklar karanlık şimdi. Eve dönemeyen kadının yarın daha çok makyaj yapması gerekecek. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Bu evlerde her akşam toplanılır. Konuşulmaz, sadece nefes alınır. Bu gürültülü solumalardan, sessiz iç çekişlerden evlerin camları buğulanır. Buğulanan camlara kadınlar sevdiklerinin isimlerini yazmasınlar diye "yarın yapılması gerekenler" yazılır. Ertesi gün pencereden sokağa bakmak isteyen kadına yapılması gerekenler engel olur. Hep yapılması gerekenler bitmeden akşam olur, yine toplanılır, yine nefesler alınır. Artık sevdiklerinin ismini camın buğusuna yazmak kadınların aklından geçmez. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Camlarında kuralları yazılı bu evlerin camları silinmez, pencereleri açılmaz; içerisi havalandırılmaz. Kadınlar her gün yakınlarının nefesleriyle boğulur. O kadar çok penceresiyle bu ev, sokağı görmeyen dört duvar olur. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Evlerin duvarları incedir, bu duvarları geçebilen yine de sadece sestir. Komşu kadının çığlığı televizyon sesiyle bastırıldıktan sonra uyunabilir. Bu evlerde uyuyabilmek için, önce vicdanı uykuya yatırmak gerekir. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Güldünya, burada da, her gece kadınlar uykuya dalar. Rüyalarında yaralarını yamar. Ama aslında üstünde incecik örtüyle, olası katilinin yanında savunmasız yatar. Bu ülkede de, birisini öldürmeden kimse katil diye anılmaz. Belki bu yüzden kadınlar öldürülene kadar katillerine koca, baba, ağabey, dayı, amca demek zorundadır. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;    &lt;p&gt;Bu evlerde geceler, gündüzler, yıllar geçer. Zaman içinde, havalandırılmayan evin kokusu, evde en çok zaman geçirmek zorunda kalanların; kadınların üstüne siner. Kadınlar üstlerine sinen bu koku yüzünden evin dışındayken bile evi unutamaz. Yakınlarının nefeslerinin kokusu burnundayken, nefesleri de ensesinde gibidir. Bu yüzden kadınlar evin içinde; onların gözü önünde nasıl davranıyorsa, evin dışında da öyle davranmak zorundadır. Kadınlar üstlerinde evin kokusuyla fazla uzağa gidemez. Kokuyu tanıyanlar onu ele verir. Bu koku yüzünden Bitlis-İstanbul arası 1505 km. olmaktan çıkar. Bu ülkede hiçbir yer o kadar uzak olamaz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;br /&gt;&lt;/p&gt;&lt;p&gt;Ve Sevgili Güldünya, bu ülkedeki kadınlar hiç mektup almaz. Çünkü onlar kimsenin "sevgili"si olmaz. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Sen, Güldünya? Sen daha önce hiç mektup aldın mı? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Güldünya, ağabeylerin yol ortasında seni neden kalçandan vurdu? Kuzeninin kocasının sana tecavüz etmesinden, kalça hareketlerini sorumlu tuttukları için mi? Tecavüzden geriye kalanı, evlenmeden bu kalçaların arasından doğurduğun için rni? Ağabeylerin seni neden vurdu, Güldünya? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Sağ kalçanı kim kanattı, Güldünya? Bedenini yağmalarken onu sıkıca kavrayan akraban mı, yol ortasında oraya kurşun sıkan ağabeyin mi, yoksa hastanede orayı sarıp sarmalayıp korumayanlar mı? Güldünya, kim canını daha çok acıttı? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Annen mezarının başında sadece senin için mi ağladı, Güldünya? Bir anne kızının katiline her gün yemek hazırlamak zorunda kalır mı? Silahı verenle koyun koyuna yatar mı? Bir anne için kurbanla katili aynı karında taşımış olmak, yeterince ağır bir yük değil mi? Annen mezarının başında kimin için ağladı, Güldünya? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Sadece senin canın mı yandı, Güldünya? Başka kimler, aynı evde yaşadıkları için katillerine yakalandılar? Kimler tanıdık bir yüz olduğu için katillerini tanıyamadılar? &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Alicia Aristregui, İspanya. 2004. Ayrıldığı kocası tarafından bıçaklanarak öldürüldü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Birgül Işık, Elazığ. 2005. Katıldığı televizyon programında şiddet gördüğünü söylemesinin ardından, sokakta oğlu tarafından öldürüldü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Cheagh Rooteh, Irak. 1993. Yabancı bir adamla konuştuğunu gören babası tarafından öldürüldü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Çiğdem İnce, İzmir. 2003 Evlilik dışı hamile kaldığı için ağabeyi tarafından öldürüldü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Dilber Kına, İstanbul. 2001. Erkeklerle gezdiği için babası tarafından baltayla öldürüldü. Evrim Sarıçiçekler, İstanbul. 2005. Ailesinin karşı çıktığı birisiyle evlendiği için ailenin görevlendirdiği birisi tarafından öldürüldü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Fadime Şahindal, İsveç. 2002. İsveçli bir genci sevdiği için babası tarafından öldürüldü, Güldünya Tören, İstanbul, 2004. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Hatun Sürücü, Almanya, 2005. Zorla evlendirildiği akrabasından boşandıktan sonra bir ?Alman gibi" yaşadığı için sokakta ağabeyi tarafından öldürüldü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Ivy Blore, Kanada. 2004. Aile içi şiddet kurbanı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Kadriye Demirel, Diyarbakır. 2003. Tecavüze uğrayıp hamile kaldıktan sonra ağabeyi tarafından öldürüldü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Leticia Aguliar, Amerika. 2002. Aile içi şiddet kurbanı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Maria Terasa Carlson, Filipinler. 2001. Evliliği boyunca şiddete maruz kaldı. Sonunda 23. kattan atlayarak intihar etti. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Nadia Anjuman, Afganistan. 2005. Afganistanlı şair, kocası tarafından dövülerek öldürüldü. Olivia Hodson, Amerika, 1999. Aile içi şiddet kurbanı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Pınar Kaçmaz, Diyarbakır. 2002. Evden kaçıp mankenlik ajansına başvurduğu için babası ve ağabeyi tarafından öldürüldü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Rukhsana Naz, İngiltere. 1998. Evlilik dışı hamile kaldığı için annesi ve ağabeyi tarafından boğularak öldürüldü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Sevda Gök, Şanlıurfa. 1996. Pastaneye gittiği gerekçesiyle bir yakını tarafından öldürüldü. Şemse Allak, Mardin. 2002. Evlilik dışı ilişkiye girdiği gerekçesiyle taşlanarak öldürüldü. Tasleem Begum, İngiltere. 1995. Erkek arkadaşı olduğu için kuzeni tarafından arabayla defalarca ezilerek öldürüldü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Ursula Allen, Amerika. 2002. Aile içi şiddet kurbanı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Victoria Anna, Amerika. 2002. Aile içi şiddet kurbanı. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Yeşim Sağlam, Adana, 1998. Kocasını terk edip sevgilisiyle beraber olduğu için babası ve kocası tarafından öldürüldü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Zehra Karagöz, Şanlıurfa, 2003. Başka erkeklerle beraber olduğu söylentileri üzerine kocası tarafından kalbinden bıçaklanarak öldürüldü. &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Alfabenin tüm harflerine kan bulaşmışsa, pekâlâ aynı harfler bu kez acıya ortak olmak için bir araya gelebilir. Bu mektupta da senin için bir araya geldiler, Güldünya. Tüm bu harfler, üstlerine bir daha kan bulaşmasın; bu mektuba sığmayan liste daha da uzamasın dileğiyle toplandı. Simdi artık hepsi dağıldı, geriye sadece son olarak sana sunu söylemek isteyen harfler kaldı: &lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Güldünya, sen ağlarken, güler mi hiç bu dünya?&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;o:p&gt;------------------------------------------------------- &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;Mektup insanin icini burkuyor degil mi..Benimde soylemek istedigim bir kac sey yok mu..elbette var..?Uzulmekten baska caremiz yok Guldunya..Seni ne baban,ne kardeslerin oldurdu Guldunya..Senin kalemini o yorenin zihniyeti kırdı..ve seni biz oldurduk Guldunya,butun bunlar olurken hic ses cikartmadigimiz icin..?&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;o:p&gt; &lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;  &lt;p&gt;&lt;span style="font-family: times new roman; font-weight: bold; font-style: italic;"&gt;Saygilarimla MrTince 27/04/2006  Saat:08.48&lt;/span&gt;&lt;o:p&gt;&lt;/o:p&gt;&lt;/p&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114611735322320076?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114611735322320076/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114611735322320076&amp;isPopup=true' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114611735322320076'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114611735322320076'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/04/guldunyasen-aglarkenhic-guler-mi-bu.html' title='Guldunya;Sen aglarken,hic guler mi bu dunya..'/><author><name>MrTince</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10014839775775873245</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114607629631256182</id><published>2006-04-26T20:57:00.000+03:00</published><updated>2006-04-26T21:40:12.576+03:00</updated><title type='text'>hayatkadini degil hayatin kadini olmak..</title><content type='html'>Cok degil..2 yazi oncesine gidiyorum..etini satarak hayatini surduren kadini anlatan $iire.."tenime yabancila$tim,etime / gogsume kollarima,kalcalarima / bacaklarima yabancilastim.." demis ustad..ne acidir bir kadinin kendine yabancila$masi..ne acidir kendini,kadinligini hissedememesi..istanbul da ya$ayanlar mutlaka rastlami$lardir karakoy-eminonu hattin da sokakta ustu ba$i pacoz bir halde yaniniza gelip size "bir gecelik kocasi" olmanizi teklif ederler..hic du$undunuz mu bu kadinlarin hayatlarini,hic du$undunuz mu siz evinizde yataginizda uyurken bu kadinlarin hayatta hic tanimadiklari insanlarla ayni yatakta yattiklarini..ben du$undum..hatta bir keresinde iclerinden birisiyle konu$mak istedim bu konuda fakat tedirginligi yuzunden anla$ilan kadin benden uzakla$tı..kadinin benim yanimdan korkup kacmasini saglayan $eyin ne oldugunu du$undum..birileri o kadini oraya du$urmu$,onun "etini"(bu kelimeyi kullanırken gercekten icim parcalaniyor..) kullanarak para kazanıyordu..ne aci veren bir duygudur insanin hele ki insanin etini satarak para kazanması..bir an icin gozlerinizi kapayip kendinizi onlarin yerine koyun..du$unun siz bir erkege gidip "yanima gel..memnun kalirsin.." diyorsunuz..hic sevme sansiniz yok..cunku sizin duygulariniz yok..kimse size sormuyor,soylenileni yapiyorsunuz sadece..sadece bir ırkın,erkek ırkının 5dk si icin sizin hayatiniz mahvoluyor..ve yine ne acidir ki bu kadinlara "orospu" kelimesi yakistiriliyor..kimilerinin cocuklari var,kimisi gunde onlarca erkekle beraber oluyor..bu insanlarin bozulan psikolojisinin bedelini kim oduyecek..hic bir kadin ki bu kadin acliktan oluyor dahi olsa 20-30 milyon icin etini satmaz..yada en azindan ben boyle du$unmuyorum..ama erkek boyle du$unmez..erkegin du$uncesi "para tatlı geliyor.." olur..paranin kimlere tatli geldigini birazdan irdeliyecegim..yurtdisindan ulkemize getirilen yada ce$itli oyunlarla bu yola sokulan,kimlikleri ellerinden alinan,borc senetleri imzalatilarak zorla bu yola itilen kadinlarin onunde saygiyla egiliyorum..cocuklari olanlar icin kahroluyorum,hayatta mutlu olmayi benden,sizden cok daha fazla hak eden insanlardir hayatin kadinlari..butun bunlarin yaninda bu i$i gercekten para icin yapanlarda mevcuttur..ki gencler bunlari televizyonlarda izleyerek hak ettigi yerlere koymu$tur diyemiyorum ne yazıkki..ne yazikki genclik bu insanlara prim vermektedir..televizyonlardan hatirlayacagimiz gibi bir takim insanlarin (artik anladınız) ya$ami soyledir;&lt;br /&gt;1 kere seksi bir klip / arkasindan bir kac unluye laf atma / akabinde gelen cevaplarla yaratilan sahte polemik / reina da gece sansasyonu / playboy la takilma(5bin$) / futbolcularla takilma(10bin$) /estetik ameliyat /i$ adamlariyla takilmak (20bin$) /bodrumda tatil /amerikaya gidip bir sure ortalardan kaybolmak,sonra damlamak tekrar / ust duzey ki$ilerle beraber olmak (50bin$)..$imdi bana cıkıp diyebilirsiniz "biri alt tabakaya biri ust tabakaya hizmet veriyor bir fark yok" diye..bende derim ki o zaman "biraz daha du$unun,omuzlarinizin uzerindeki yuvarlak nesne bir i$e yarasin.."..son olarak..soylem olarak "orospu" kelimesinin genelevde calı$an bir kadina ait olmadigini anlatmaya cali$tim..umarim bir$eyler anlatabilmi$imdir..ayrica elimizden hic bir$ey gelmeyecegini biliyorum,olcayin dedigi gibi "yazmak istedik" o kadar..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;span style="font-weight: bold; font-style: italic;font-family:times new roman;" &gt;Saygilarimla MrTince.. 26/04/2006 Saat:21.29&lt;/span&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114607629631256182?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114607629631256182/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114607629631256182&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114607629631256182'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114607629631256182'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/04/hayatkadini-degil-hayatin-kadini-olmak.html' title='hayatkadini degil hayatin kadini olmak..'/><author><name>MrTince</name><uri>http://www.blogger.com/profile/10014839775775873245</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114607068318716066</id><published>2006-04-26T19:48:00.000+03:00</published><updated>2006-04-26T19:58:03.376+03:00</updated><title type='text'>what the hell is this?</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/2941/2288/1600/adsz6hj.jpg"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/2941/2288/320/adsz6hj.jpg" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Olcay sen bizim gibi gençlerin senaryo yazmalarına karşı çıkamazsın çıkarsan karşında ben,yaşar,nuri ve öztürk olacagiz.Ayrıca legolas gimli ve dark elf recep abi de olacak o yüsden bende bi tane blog açtım senaryolarınızı yollayın yorum olarak.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dipnot:özellikle ben ve dodoya yarıcak bi geyik ortamı olcak die umuyorum.Hadi arkadaşlar olcay'a BAŞ kaldıralım ehuehue :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;the deepiest note:In flames - Metaphor çaliyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114607068318716066?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114607068318716066/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114607068318716066&amp;isPopup=true' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114607068318716066'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114607068318716066'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/04/what-hell-is-this.html' title='what the hell is this?'/><author><name>somebody</name><uri>http://www.blogger.com/profile/15559235118530725128</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-22397296.post-114606595585090688</id><published>2006-04-26T18:36:00.000+03:00</published><updated>2006-04-26T18:39:16.040+03:00</updated><title type='text'>kelebek etkisi</title><content type='html'>&lt;a href="http://photos1.blogger.com/blogger/6491/2787/1600/gif1864qk.png"&gt;&lt;img style="FLOAT: left; MARGIN: 0px 10px 10px 0px; CURSOR: hand" alt="" src="http://photos1.blogger.com/blogger/6491/2787/320/gif1864qk.png" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Bugün anayasa hukuku sınavından sonra(vize döneminin son sınavı:)) ew arkadaşlarımla ev aramaya çıktık.Çünkü ev sahibimiz yıllık kira artışını %25'ten yapıyor.İlk önce emlakları dolaştık ve bize uygun evi tarif edip telefon numaramızı bıraktık.Aslında bizim amacımız aradığımız evi emlaktan bulmak değil çünkü birde emlağa komisyon ödemek istemiyoruz.Zaten öğrenci olduğumuzu duyan ev sahipleri fiyatı 100 ytl kadar daha arttırıyor.Sahibinden kiralık evi de bulmak çok zor tabiki.Birsürü yeri dolaştık ama hiçbir şey bulamadık,sonra eve dönerken,tam okulun karşısında sahibinden kiralık 3+1 aylık 450 ytl bir daire gördük,tabi görünce hemen sevindik aaaa işte okulun karşısı tam bize göre diye.Hemen pencerede asılı olan numarayı aradık ve evi görmek istediğimizi söyledik.Fakat evsahibi ancak 1saat içinde gelebileceğini söyledi.Bizde 1saat kadar okulda onu bekledik.Yanımda;ev arkadaşlarım,bizim evimizin bir üyesi olarak kabul ettiğimiz çok samimi bir arkadaşımız olan cem ve bir ev arkadaşımın annesi vardı.1Saat sonra eve tekrar gittik ve evsahibi(üstü başı paspal garip bir tip) bizi bekliyordu.Aramızda geçen diyaloğu noktası virgülüne yazıyorum.&lt;br /&gt;EVSAHİBİ:&lt;br /&gt;(Önce hepimizi baştan aşağı süzdü sonra büyük bir şaşkınlıkla)&lt;br /&gt;-kim kalacak evde?diye sordu?&lt;br /&gt;BİZDEN BİRİ:&lt;br /&gt;-tabiki biz.kız öğrenci yani.&lt;br /&gt;EVSAHİBİ:&lt;br /&gt;-bu kadın kim?(ev arkadaşımın annesine hitap ediyor)&lt;br /&gt;EV ARKADAŞIMIN ANNESİ:&lt;br /&gt;-ben hepsinin annesiyim(biraz gülümsüyor ve ortamı yumşatmak için espiriye başvuruyor)&lt;br /&gt;(hepimiz gülüyoruz ve tüm şirinliğimizi takınıyoruz)&lt;br /&gt;EVSAHİBİ:&lt;br /&gt;-sizin erkek arkadaşalrınız var mı?&lt;br /&gt;(herkes birden afallıyor ve kimseden ses çıkmıyor)&lt;br /&gt;EVSAHİBİ:&lt;br /&gt;-sizin erkek arkadaşlarınız var mı?eve giremezler...&lt;br /&gt;BEN:&lt;br /&gt;-evet var:)(bu sırada cem'i gösteriyorum)&lt;br /&gt;EVSAHİBİ:&lt;br /&gt;-hayır erkek arkadaşınız var mı?(cem önce anlamadı:))&lt;br /&gt;BEN:&lt;br /&gt;-evet var tabiki!(çok sinirlendim)&lt;br /&gt;EVSAHİBİ:&lt;br /&gt;-olmaz ozaman.&lt;br /&gt;BEN:&lt;br /&gt;-İYİ TEŞEKKÜRLER(daha çok sinirlendim)&lt;br /&gt;Ve adam gitti.Tabi cem'de jeton yeni düştü,biz o sırada kopuyorduk'seni kelebek'die.Burdan yanlış bir sonuç çıkarmayın cem'in ne görünüşünde nede gerçekte böyle bir kelebek etkisi yok:)Biz de adama olan tüm sinirimizi arkasından birsürü konuşarak çıkarmaya çalıştık ama nafile böyle bir adama hiç bir söz yetmiyor.Adam resmen bize nasıl bir muamele yaptı ki yanımızda annemiz vardı.(mama:p)Annemize yaptığı saygısızlıkta büyük terbiyesizlikti.Bu devirde hala böyle insanlar var oldukça bizim gibi masum öğrenciler ev bulamicak:(.Demek ki erkekten kızlara arkadaş olmuyormuş,tüm erkekler kötü niyet içindelermiş,kızlarla arkadaşlık yapan erkeklerde de kelebek etkisi görülüyormuş,burdan tüm erkek arkadaşları uyarıyorum:)AMAN KIZLARA DİKKAT!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;fulya!DANTE'guler&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/22397296-114606595585090688?l=yapma.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://yapma.blogspot.com/feeds/114606595585090688/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=22397296&amp;postID=114606595585090688&amp;isPopup=true' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114606595585090688'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/22397296/posts/default/114606595585090688'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://yapma.blogspot.com/2006/04/kelebek-etkisi.html' title='kelebek etkisi'/><author><name>fulyy</name><uri>http://www.blogger.com/profile/01604989794479865553</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
