Pazartesi, Şubat 27, 2006

Raflardaki Tozlu Hayatlar



Bugün ufak kitaplığıma bakarken buldum kendimi. Şöyle bir göz geçirdim de bunlar benim için makaleler, maceralar, aşklar, hüzünler, biyogrofiler taşıyan kağıt yığınlarından daha fazla anlam taşıdıyor. Önce gözüme lisede okuduğum kitaplar takıldı. Sıra arkadaşım dodo'nun sayesinde okumaya başladığım fantastik kitaplar... Elime üç serilik kitabın birini aldım, birinin eksik olduğunu farketiim. Daha sonra kime verdiğimi düşündüm... O seriyi okurken yaşadığım iyi kötü anılar canlandı birden. O dönemki psikolojim... Hemen yanında yılbaşı hediyesi olarak elime geçen, yeni sahibinin o kitabı nasıl olsa okumayacağı bilinciyle alınmış, bir kitap duruyor. Kitabın ilk sahibi kimbilir nerde ne yapıyordur şu an?... Dönem ödevi için alınmış bir kitap onun saolunda, bazı sayfaları yırtılmış... Gözüm kitapların hemen üstünde duran Lombak ve Penguen koleksiyonunda şimdi de... Çoğu dostlarla beraber okunmuş, saatlerce gülüşmelere neden olmuş. Ama dergiler de zamana yenik düşüp yıpranmış, dostluklar gibi... Gezi dergileri var sırada. Kimbilir hangi umutlarla alınmış, belki hiçbir zaman göremeyceğin diyarları ayağına getirmiş. Daha sonra okumadığım kitaplar duruyor dergilerin yanında, özensizce dizilmişler. Düşünüyorum daha zamanı var o kitapların, biraz daha hamlaşsınlar, biraz daha hamlaşayım... Bazı kitapları özenle dizmişim farkında olmadan. Bakıyorum hepsi benim için çok önemli kitaplar. Ya hayatıma farklı bir yön vermemi sağlayan ya da hayatımı büsbütün değiştirmiş, kendimi kötü hissettiğim dönemlerde 1-2 gün dostum olmuş, tamamen içini dökmüş kitaplar... Bazı kitapların yeri boş duruyor. Onları da benim için değerli olan insanlara vermişim. Bu değerli insanlara anlatmak istediğim bir fikri, bir düşünceyi, hislerimi yine benim için değerli olan bir kitap vererek anlatmak istemişim... Düşünüyorum da değmiş mi buna acaba?...

Yatağıma dönüyorum, güzel bir gün, sıcak bir kahve, günün ilk sigarası... Kitaplığıma bakıyorum, hayatımı görüyorum...

Bahadır "Bagon" Emirler

1 yorum:

dodothebird dedi ki...

ve böylece bagon benim yazmış olmayı dilediğim bir yazıyı hayata geçirerek beni sinir ediyor ehehe!elma yanaklarından öpüyorum,harika olmuş!-dodo the bird-